Yunanistan'ın son dönemdeki politikaları, Ege Denizi'ndeki dengeleri etkileyecek nitelikte görünüyor. Özellikle başbakanlık koltuğunda oturan liderin aldığı kararlar, komşu ilişkilerde yeni bir sayfa açma potansiyeli taşıyor. Ancak bu kararların arka planında, geçmişteki açıklamalar ve tutumlar önemli bir rol oynuyor. Örneğin, daha önce yapılan sert açıklamalar, ileriye dönük görüşmeleri etkileyebilecek unsurlar olarak öne çıkıyor. Bu bağlamda, adalarla ilgili gelişmeler, hem askeri hem de diplomatik boyutlarıyla dikkat çekiyor.

Geçmiş yıllarda yaşanan olaylar, Yunanistan'ın belirli bölgelerde askeri varlık göstermesini gündeme getirdi. Özellikle 2019'da iktidara gelen yönetim, kısa süre içinde bazı adalarda hareketlilik başlattı. Bu hareketlilik, Girit Adası'nın kuzeybatısındaki Küçük Çuha Adası gibi stratejik noktalarda yoğunlaştı. Aynı şekilde, Muğla sınırları içindeki Limoniye Adası ve Plati Kayalığı da bu süreçte etkilendi. Yunan askerlerinin bu bölgelerde engelsiz bir şekilde yerleşmesi, tartışmaları alevlendirdi.

Bu işgal olayları, medyada geniş yer buldu ve kamuoyunda farkındalık yarattı. Örneğin, 2020 Aralık ayında 19'uncu adanın, 2021 Şubat ayında ise 20'nci adanın işgali haberleri, konunun ciddiyetini ortaya koydu. Plati Kayalığı'nın 2020 Mart ayında yeniden ele geçirilmesi, Bülent Ecevit dönemindeki olayları hatırlattı. Miçotakis hükümetinin birinci yılında gerçekleşen bu adımlar, adaların stratejik değerini vurguluyor.

Küçük Çuha Adası, Ege'den Akdeniz'e geçişte kritik bir konumda bulunuyor. Askeri ve ticari gemilerin sık kullandığı Kitira Geçidi'ni kontrol etmesi, bu adanın önemini artırıyor. Çuha Adası ile Küçük Çuha Adası arasındaki bu geçit, Cebelitarık Boğazı'na benzer stratejik bir role sahip. Deniz ticaret filolarının sürekli geçiş yaptığı bu alan, uluslararası deniz trafiğinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş durumda.

İşgal öncesi dönemde, Kitira Geçidi'nin 17 deniz mili genişliğindeki alanı, eşit şekilde paylaşılıyordu. Türk karasuları 8,5 deniz mili olarak belirlenmişti. Ancak işgal sonrasında, geçidin tamamı Yunan karasularına dönüştü. Bu değişiklik, adanın yanı sıra karasuları ve geçit kontrol hakkının kaybına yol açtı. Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Kurmay Albay Ümit Yalım, bu durumu "hem adayı hem de kontrolü kaybetmek" olarak nitelendiriyor.

Yunanistan'ın tepkisiz kalınan işgalleri fırsat bilerek ilerlemesi, liderlerin doğrudan müdahalelerini de beraberinde getirdi. Miçotakis, 2022 Haziran ayında Muğla Keçi Adası'na, 2023 Haziran ayında ise Gavdos Adası'na ziyaretler gerçekleştirdi. Bu ziyaretlerde işgalci askerlerle birlikte egemenlik gösterisi yapılması, meydan okuma olarak algılandı. Bu tür eylemler, Ege adaları sorununun derinliğini gösteriyor.

Ayrıca, 2023 Ekim ayında İzmir Koyun Adası, Aydın Hurşit Adası, Aydın Eşek Adası, Küçük Çuha Adası ve Gavdos Adası'nda belediye başkanlığı seçimleri düzenlenmesi, Yunanistan'ın entegrasyon çabalarını yansıtıyor. Bu seçimler, işgal edilen bölgelerde idari yapıların kurulmasını sağladı. Adalarla ilgili kapsamlı araştırmalar yapan Ümit Yalım, Kutlu Parti Genel Başkan Yardımcısı olarak da bu konuları gündeme taşıyor.

Yunanistan, işgal ettiği adaların karasularını kendi alanına katarak Ege'deki karasularını fiilen 12 mile çıkardı. Bazı bölgelerde bu sınır 12 milin ötesine geçti. Örneğin, Batnoz Adası bölgesinde 24 mil, İleriye Adası bölgesinde ise 15 mile ulaştı. Bu genişleme, deniz yetki alanları uyuşmazlıklarını artırıyor. Yalım, bu durumu belgelere dayalı olarak açıklıyor.

Yunan Savunma Bakanı Yardımcısı Davakis'in 2025 Aralık ayında Aydın Eşek Adası'na ziyareti, NİKİFOROS Savaş Gemisi ile fotoğraf çektirmesi, karasularının 12 mile çıktığının somut kanıtı olarak görülüyor. Ertesi gün Aydın Bulamaç Adası'na yapılan ziyaret, egemenlik gösterilerini sürdürüyor. Bu eylemler, Ege'deki gerilimi somutlaştırıyor.

2025 Ağustos ayında Aydın Nergizçik Adası'na asker yerleştirilmesiyle, işgal edilen adalardaki Yunan askeri sayısı 7 bine yükseldi. Bu bölgelerde 9 Yunan Tabur Görev Kuvveti bulunuyor. Bu yapı, 3 alay ve 1 tümen gücüne eşit. İşgal edilen adalarda Yunan Piyade Tümeni'nin varlığı, askeri dengeyi etkiliyor.

Miçotakis'in yaklaşan ziyareti, bu işgalleri ve askeri artışları göz önünde bulundurarak sorgulanıyor. Yalım, "Adalarımızı işgal eden Miçotakis hangi yüzle gelecek?" diye soruyor. İşgal eden devletlerin düşman statüsünde olduğu vurgulanırken, Miçotakis hükümetinin birinci yılında iki ada ve bir kayalığı ele geçirmesi, düşmanlık olarak nitelendiriliyor.

Bu davet, işgalci politikaların gölgesinde gerçekleşiyor. Ayrıca, adaların işgalini gündeme getiren Ümit Yalım'ın orduevi ve sosyal tesislere girişinin yasaklanması, konunun hassasiyetini gösteriyor. Ege adaları sorunu, Yunanistan'ın Megali Idea gibi tarihi emelleriyle bağlantılı görülüyor.

Deniz yetki alanları, kara sularının genişletilmesi ve askersizleştirme ihlalleri, ilişkileri zorluyor. Lozan Antlaşması'na aykırı silahlandırmalar, Oniki Ada gibi bölgelerde devam ediyor. Bu gelişmeler, uluslararası hukuk açısından değerlendirilmeyi gerektiriyor.

Canlı Altın Fiyatları! Güncel Gram Çeyrek Cumhuriyet Ons Fiyatları
Canlı Altın Fiyatları! Güncel Gram Çeyrek Cumhuriyet Ons Fiyatları
İçeriği Görüntüle

Sonuç olarak, Yunanistan'ın adalar üzerindeki hamleleri, stratejik geçitlerin kontrolü ve askeri varlıklarla şekilleniyor. Bu durum, gelecekteki diplomatik etkileşimleri belirleyecek unsurlar içeriyor. Ege Denizi'ndeki dengeler, bu olayların ışığında yeniden şekillenebilir.