Hükümetin ekonomi politikalarında yeni bir perde aralanırken, devletin elindeki son büyük gelir kapıları olan köprü ve otoyolların 25 yıllığına yabancı şirketlere devredilmesi gündeme taşındı. İngiliz ve Kanada menşeli şirketlerin yetkilendirildiği bu dev projeyle, hazineye kısa vadede 6 milyar dolarlık bir kaynak girişi hedefleniyor. Ancak bu hamle, sadece bir mülkiyet devri değil, aynı zamanda gelecekteki kamu gelirlerinin peşin olarak kırdırılması anlamına geliyor.
Yapılan analizlere göre, özelleştirme olarak sunulan bu süreç aslında köprü ve otoyol gelirlerinin iskontolu bir şekilde dış borç karşılığında devredilmesidir. Muhasebe hileleriyle gizlenen yüksek faiz oranları, dışarıdan bakıldığında ülkenin borç yükünü artırmıyor gibi görünse de, halkın cebinden çıkacak olan gişe hasılatları 25 yıl boyunca yabancı para babalarına akacak. Bu yöntemle, devletin doğrudan borçlanmak yerine gelirlerini kırdırarak faizi "köprü altına" sakladığı iddia ediliyor.
Tarihsel sürece bakıldığında, benzer bir satış girişiminin 2012 yılında yapıldığı ancak o dönemdeki siyasi iradenin bu durumu "vatana ihanet" olarak nitelendirdiği görülüyor. O gün 5.7 milyar dolar teklif edilen bu varlıklara, bugün çok daha düşük bir bedelle 4 milyar dolar civarında değer biçilmesi, ekonomik kaybın boyutlarını gözler önüne seriyor. Bu durum, seçim öncesi halka sunulacak rüşvet niteliğindeki harcamalar için acil nakit arayışı olarak yorumlanıyor.
Özelleştirme kapsamında 2 Boğaz köprüsü ile toplam 9 otoyolun hasılatı tamamen yabancıların kontrolüne geçecek. Bugün yıllık bazda hazineye 600 milyon dolar civarında katkı sağlayan bu yapılar, peşin para uğruna uzun vadeli büyük bir zarara uğratılıyor. Kalkınma hızıyla övünülürken, Güney Kore ve Vietnam gibi ülkelerin dış borca mahkum olmadan nasıl büyüdüğü sorusu, uygulanan politikaların dürüstlüğünü sorgulatıyor.
Sonuç olarak, gizli faizci yöntemlerle elde edilen dış kaynakların, ekonomik istikrardan ziyade siyasi ikbal için kullanılacağı endüstri çevrelerinde konuşuluyor. Köprü altlarına ve otoyol menfezlerine sığınan bu yeni borçlanma modeli, halkın gelecekteki vergilerini ve kullanım bedellerini bugünden ipotek altına alıyor. Bu makale ile ilgili bazı bilgiler tablo halinde makalenin aşağısında verilmiştir.


