Son günlerde uluslararası haber akışı, birçok kişiyi yakından ilgilendiren gelişmelerle dolu. Jeopolitik dengelerin yeniden şekillenmesine yol açan olaylar, özellikle enerji kaynakları ve güç mücadelesi açısından dikkat çekiyor. Bu tür durumlar, dünya barışını tehdit ederken, aynı zamanda bölgesel dinamikleri derinden etkiliyor.
Başkent Caracas'ta yoğun patlama sesleri duyulmaya başlandı. ABD'ye ait Chinook helikopterlerinin şehir üzerinde uçtuğu görüntüleri sosyal medyada hızla yayılıyor. Bu gelişmeler, Trump yönetiminin talimatıyla başlatılan hava saldırıları olarak yorumlanıyor. Saldırıların birden fazla stratejik noktayı hedef aldığı belirtilirken, resmi açıklamalar henüz gelmedi. Olayın uluslararası hukuk açısından ağır sonuçları olabileceği vurgulanıyor; zira sivil kayıplar yaşanması halinde savaş suçu niteliği taşıyabileceği ifade ediliyor. Birleşmiş Milletler Şartı'nın toprak bütünlüğünü koruyan maddeleri ihlal edildiği yönündeki görüşler ağırlık kazanıyor.
Venezuela'nın devasa petrol rezervleri, bu operasyonun arkasındaki olası motivasyonlardan biri olarak gösteriliyor. Daha önce narkotik gerekçesiyle yapılan saldırılar hatırlatılırken, Pentagon içindeki yetkisiz eylem iddiaları da gündeme geliyor. Çin'in bölgedeki büyük yatırımları ve enerji ithalatı, olayın ekonomik boyutunu öne çıkarıyor. Çin'in askeri değil ekonomik misilleme yapabileceği öngörülüyor. Saldırıların sınırlı mı yoksa daha geniş kapsamlı mı olacağı, önümüzdeki saatlerde netleşecek gibi görünüyor. Kolombiya Devlet Başkanı'nın Birleşmiş Milletler ve Amerikan Devletleri Örgütü'nü toplantıya çağırması, diplomatik hareketliliğin başladığını işaret ediyor.
Olaylar sadece Venezuela ile sınırlı kalmıyor. İran'da protestolar altıncı gününe girerken, ülke genelinde yayılıyor. Korkunç görüntüler eşliğinde silahlı çatışmalar rapor ediliyor. Sızan bir Merkez Bankası belgesi, rejim çöküşü senaryosunda finansal hayatta kalma mekanizmaları öngörüyor. Paralel ödeme sistemleri ve veri güvenliği gibi tedbirler, "finansal sıkıyönetim" hazırlığı olarak yorumlanıyor. Tarihsel örnekler arasında Sovyetler Birliği'nin 1991 çöküşü, Gaddafi'nin 2011 sonu ve Sri Lanka'nın 2022 krizi sıralanıyor.
İran'ın etnik ve dini yapısı, olası parçalanma riskini artırıyor. Persler ve Şiiler nüfusun yüzde 45-50'sini oluştururken, Sünni Kürtler 8-10 milyon civarında ve örgütlü yapıya sahip. Beluçlar 23 milyonla sınır bölgelerinde militarize olmuş durumda. Azeriler etnik olarak Türk kökenli ve 15-20 milyon, Araplar ise petrol zengini Huzistan'da 2-3 milyon. Türkmenler de önemli bir grup. Rejim kontrolü kaybederse, bu çeşitlilik fragmentation'a yol açabilir ve komşu ülkeleri etkileyebilir. İran'ın ABD üslerini füze kilidi altında tuttuğu ancak escalation'dan kaçınacağı tahmin ediliyor.
Yerli gündemde ise finansal skandallar ve siyasi çekişmeler ön plana çıkıyor. Serdar Bilgili ile ilgili kara para aklama iddiaları, offshore hesaplar ve rüşvet bağlantıları tartışılıyor. Ekrem İmamoğlu'na uzanan ilişkiler, Rıza Serdar Bilgin ve Rıza Akpolat isimleri üzerinden medya satın alımlarıyla bağlantılı. Habertürk, Show TV gibi kanalların Ciner üzerinden Can Holding'e geçişi, bankalar aracılığıyla düşük bedelli varlık devirleri dikkat çekiyor. Medya etiği eleştirileri yükselirken, Sabah Gazetesi'nin sahte fatura kullanımı ve ücretli advertorial yayınlaması örnek gösteriliyor. T24'ün etik yaklaşımı karşılaştırma unsuru oluyor.
CHP içindeki gelişmeler de yakından izleniyor. Abdülkadir Selvi'nin yazısında Özgür Özel'in cumhurbaşkanlığı adaylığı öne çıkarılırken, İmamoğlu'nun diploma iptali, yolsuzluk ve rüşvet dosyaları gerekçe gösteriliyor. Serkan Özcan'ın İmamoğlu ofisinden CHP yürütme kuruluna kaydırılması, güç dengesi değişimi olarak yorumlanıyor.
Toplumsal olaylar ise moral çöküşü işaret ediyor. Fatih'te bir bebeğin açlıktan ölümü, aile üyelerinin (anne, baba, dede, nine) tutuklanmasıyla sonuçlandı. Ölüm sonrası yemek yenmesi, vahşet boyutunu ortaya koyuyor. Bu tür olaylar, toplumda merhametin yok oluşu ve aile yapısının bozulması olarak değerlendiriliyor. Paylaşılan şizofreni gibi ruhsal hastalıkların aile izolasyonuna yol açtığı örnekler veriliyor.
Bir kebapçı olan Bedri Usta'nın kibirli tutumu, vergi usulsüzlükleri ve sosyal medya hashtag'leriyle gelen tepki, özürle sonuçlandı. Bu olay, halk gücünün örneği olarak sunulurken, benzer birlikteliklerin AKP'nin moral yozlaşması, ekonomik adaletsizlikler (yüzde 45-50 kesim fiyat artışlarından etkileniyor) ve çete şiddetine karşı çağrısı yapılıyor. İstanbul'daki Caspers çetesi dosyası, 839 sayfa ve 223 üye ile örnekleniyor.
Toplumda vahşetin normalleşmesi, aile DNA'sının bozulması eleştiriliyor. Sivil itaatsizlik önerileri öne çıkarken, protesto yerine birlik vurgusu yapılıyor. Diğer konular arasında İbrahim Tatlıses'in ses kaybı, Galip Öztürk'ün iddia edilen 100 çocuğu ve jandarma sorunları yer alıyor.
Paylaşılan kaynakta, Amerika Birleşik Devletleri'nin Venezuela'nın başkenti Karakas'ı bombaladığına dair henüz resmi olarak doğrulanmamış son dakika iddiaları ve bu saldırının uluslararası hukuk ile küresel dengeler üzerindeki olası etkileri ele alınmaktadır. Sunucu, bu askeri gelişmenin yanı sıra İran’daki protestoları, rejim içindeki finansal hazırlıkları ve ülkenin etnik fay hatlarını değerlendirerek bölgesel risklere dikkat çekmektedir. Türkiye gündemine dair ise CHP içerisindeki adaylık tartışmaları, bazı iş insanlarına yönelik medya operasyonları ve sosyal medyadaki boykot kültürünün toplumsal gücü üzerinde durulmaktadır. Metnin en çarpıcı kısmında, İstanbul'da bir bebeğin ailesi tarafından aç bırakılarak öldürülmesi üzerinden toplumdaki merhamet kaybı ve ahlaki çöküş sorgulanmaktadır. Son olarak, Türkiye'deki organize suç örgütlerinin yayılması ve denetimsizliğin toplumsal yapıyı bir atom bombası gibi içten parçaladığı ifade edilmektedir. Toplamda bu içerik, küresel siyasetten yerel trajedilere uzanan geniş bir yelpazede sistemik bir yozlaşma panoramasından oluşmaktadır.
Bu gelişmeler, küresel istikrarsızlığın yanı sıra içteki moral ve ekonomik çöküşü işaret ediyor. ABD'nin veto gücüyle uluslararası normları hiçe sayması, "kovboy" benzetmesiyle eleştiriliyor. İran'da rejim kaybı durumunda parçalanma riski, Venezuela'da petrol odaklı müdahale, yerli skandallar ve toplumsal vahşet, geri dönüşü zor bir tablo çiziyor. Önümüzdeki gelişmeler, hem küresel hem yerel dengeleri belirleyecek nitelikte. Konular yakından takip edilmeyi hak ediyor.



