Son dönemde siyasi arenada yaşanan gelişmeler, geniş kesimlerde yoğun tartışmalara yol açmaya devam ediyor. Özellikle cezaevlerindeki durumlar ve yönetim eleştirileri, kamuoyunun dikkatini çekerek yeni soru işaretleri doğuruyor. Bu tür açıklamalar, demokrasi ve hukuk devleti kavramlarını yeniden gündeme taşıyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, yılın ilk günlerinde Silivri'de Marmara Cezaevi'ni ziyaret etti. Bu ziyarette İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Osman Kavala, Van Büyükşehir Belediyesi önceki Eş Başkanı Bekir Kaya, Can Atalay gibi isimlerle görüştü. Ziyaret edilen kişiler aracılığıyla halka yeni yıl dilekleri, sevgileri ve selamları iletildi.

Tanrıkulu, ziyaret sonrası mevcut rejimin niteliğine dair sert eleştirilerde bulundu. Rejimin bir demokrasi olmadığını, aksine bir otokrasi olduğunu vurguladı. Bu otokrasinin varlığını sürdürebilmek için kutuplaşmaya, düşmanlaştırmaya ve korku üretmeye ihtiyaç duyduğunu belirtti. Kendini yeniden üretmenin yolunu baskı düzeninde bulduğunu ifade etti.

Eleştiriler yargı süreçlerine de uzandı. Yaşananların yalnızca iktidarın siyasi projesi olmadığını, aynı zamanda yargının sistematik biçimde araçsallaştırılması olduğunu savundu. Savcıların yanı sıra hukuksuz kararlara imza atan hâkimlerin de bu sürecin parçası olduğunu dile getirdi. Tutuklama kararlarının verilmesi, tahliye taleplerinin sistematik reddi ve tutukluluğun hukuka aykırı devamına hükmedilmesi gibi uygulamalar eleştirildi. Bu kararların büyük bölümünün hukuka aykırı delillerle alındığı iddia edildi.

Tanrıkulu, bu durumu "sivil darbe" olarak nitelendirdi. 19 Mart'ta yaşananların bir sivil darbe olduğunu tekrarladı. Büyük duruşma salonlarının darbe dönemlerinde yapıldığını hatırlatarak, mevcut uygulamaların benzer bir baskı ortamı yarattığını vurguladı. Zulmün ve zalimliğin asla unutulmayacağını, özellikle yargı eliyle yürütülen hukuksuzlukların hafızalarda kalacağını belirtti.

Cezaevlerinde siyasetçiler, belediye başkanları, aktivistler, gazeteciler ve avukatların bulunduğunu ifade etti. Ekrem İmamoğlu'nun cezaevinde olmasının nedeninin demokrasi, adalet ve özgürlük talebi olduğunu söyledi. Cezaevine girmek ve gözaltına alınmanın, demokrasi mücadelesinde bir kamu hizmetine dönüştüğünü ekledi.

İddianameleri ve eklerini satır satır okuduklarını, ne yapıldığını, nasıl yapıldığını ve kimlerin süreçte yer aldığını bildiklerini vurguladı. Bu bilgiler ışığında mücadelelerin devam edeceği mesajı verdi. Cesaret, inanç ve kararlılıkta hiçbir eksilme olmadığını belirterek, rejimin mutlaka değiştirileceğini ifade etti. Demokrasi, adalet ve barışın yeniden sağlanacağı bir dönem için umut verdi.

Bu açıklamalar, otokrasi ve demokrasi tartışmalarını alevlendirdi. Rejimin baskı mekanizmaları üzerinden kendini sürdürdüğü iddiası, geniş kesimlerde yankı buldu. Yargının araçsallaştırılması suçlaması, hukuk devleti ilkelerini sorgulattı. Sivil darbe benzetmesi, siyasi gerilimi artıran unsurlardan biri oldu.

Ziyaret edilen isimlerin durumu, cezaevlerindeki siyasi mahkumiyetleri yeniden gündeme taşıdı. İmamoğlu, Karalar, Kavala, Kaya ve Atalay gibi figürlerin ziyaret edilmesi, dayanışma mesajı olarak yorumlandı. Bu görüşmeler, yeni yıl dilekleriyle birleşince duygusal bir boyut kazandı.

Tanrıkulu'nun sözleri, rejim değişikliği çağrısını güçlü şekilde yineledi. Mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgusu, muhalefet cephesinde motivasyon kaynağı oldu. Zulmün unutulmayacağı ve hesap sorulacağı mesajı, hafıza ve adalet taleplerini pekiştirdi.

Siyasi projelerin yargı üzerinden yürütülmesi eleştirisi, sistematik hukuksuzluk iddialarını güçlendirdi. Tahliye reddi ve tutukluluk devam kararlarının hukuka aykırılığı, delil tartışmalarını alevlendirdi. Bu süreçlerin siyasi olduğu görüşü ağırlık kazandı.

Otokrasinin kutuplaşma ve korku üretme ihtiyacı, rejimin sürdürülebilirliğini sorgulattı. Baskı düzeninin kendini yeniden üretme mekanizması, eleştirilerin merkezinde yer aldı. Bu tespitler, demokrasi mücadelesinin aciliyetini ortaya koydu.

Resmi Gazete'de Yayımlandı: 26 İlde Valilik Değişimi Gerçekleşti
Resmi Gazete'de Yayımlandı: 26 İlde Valilik Değişimi Gerçekleşti
İçeriği Görüntüle

Gelişmelerin yansımaları, önümüzdeki dönemde daha fazla tartışma yaratabilir. Rejim eleştirileri, otokrasi iddiaları ve sivil darbe benzetmeleri, siyasi gündemi şekillendirecek nitelikte. Mücadele ve değişim çağrıları, umut ve kararlılık mesajı veriyor.

Sonuç olarak, Tanrıkulu'nun cezaevi ziyareti sonrası açıklamaları, mevcut rejimin otokrasi olduğu iddiasını öne çıkardı. Demokrasi, adalet ve barış için mücadele vurgusu, zulmün unutulmayacağı mesajıyla birleşti. Bu sert eleştiriler, siyasi arenada yeni dalgalanmalara yol açacak gibi görünüyor. Konu, yakın takip edilmeye değer bir önem taşıyor.