Ekonomik koşulların zorlaşmasıyla birlikte yaşam standartlarını korumaya çalışan geniş kitleler, hak arama mücadelelerini hukuki zeminlerde sürdürmeye devam ediyor. Özellikle geçtiğimiz yıl kamu çalışanlarına yönelik yapılan maaş düzenlemeleri sonrasında ortaya çıkan gelir adaletsizliği tartışmaları, yargı koridorlarına taşınmıştı. Milyonlarca kişinin umutla beklediği ve emsal teşkil etmesi muhtemel olan bu kritik süreçte, gözler idare mahkemesinden çıkacak karara çevrilmişti. Adalet arayışının merkezinde ise çalışanlar ile emekliler arasında açılan makasın hukuka uygun olup olmadığı sorusu yatıyordu.
Söz konusu hukuki süreç, yargı camiasından emekli olmuş üst düzey bir ismin, Yargıtay Üyesi Seyfettin Çilesiz’in bireysel girişimiyle başlamıştı. 2023 yılında aktif görevdeki memurlara yansıtılan ancak emekli maaşlarına dahil edilmeyen ek ödemenin, anayasal eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle dava açılmıştı. Sosyal Güvenlik Kurumu'na yapılan başvurunun yanıtsız kalması üzerine idari yargıya taşınan bu talep, sadece davayı açan kişiyi değil, benzer durumdaki milyonlarca vatandaşı doğrudan ilgilendiriyordu. Beklenti, yapılan düzenlemenin kapsamının genişletilmesi ve hak kaybının telafi edilmesi yönündeydi.
Ancak Ankara 9. İdare Mahkemesi’nden gelen son dakika haberi, bu beklentileri boşa çıkardı ve milyonları üzen bir sonuca imza attı. Mahkeme, emeklilerin maaşlarına yansıtılmayan seyyanen zammın iptali ve ödenmesi istemiyle açılan davayı reddettiğini duyurdu. Yapılan incelemeler sonucunda, idarenin işleminin mevzuata uygun olduğu kanaatine varılırken, davacı tarafın öne sürdüğü anayasaya aykırılık iddiaları da mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi. Bu karar, hukuk yolunda bir engelin daha aşılamadığı anlamına gelirken, davayı takip eden hukukçular karara sert tepki gösterdi.
Mahkemenin ret gerekçesinde, ilgili yasal düzenlemelerin lafzına dikkat çekildi. Kararda, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen maddeler uyarınca, söz konusu ilave ödemenin yalnızca "görevde olan" kamu personeline yapılacağının hüküm altına alındığı belirtildi. Yasa metninde, bu tutarın emeklilik aylıklarına yansıtılacağına dair herhangi bir ifade bulunmadığına vurgu yapan mahkeme, idarenin uygulamasında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetti. Yani yasa koyucunun iradesinin sadece çalışanları kapsadığı, emeklileri dışarıda bıraktığı tezi, yargı kararıyla da onanmış oldu.
Davacı emekli üyenin avukatı Ali Erdem Gündoğan ise kararın ardından yaptığı açıklamada, sürecin burada bitmediğini ve hukuk mücadelesinin daha üst mercilere taşınacağını belirtti. Avukat Gündoğan, memura verilip emekliye verilmeyen bu ödemenin Anayasa'nın hukuk devleti, eşitlik ve sosyal güvenlik hakkı gibi temel ilkelerine açıkça aykırı olduğunu savundu. Hukuka olan güvenin sarsılmaması gerektiğini ifade eden Gündoğan, yerel mahkemenin anayasaya aykırılık iddiasını Anayasa Mahkemesi'ne taşıyarak somut norm denetimi yolunu açması gerekirken davayı reddetmesini eleştirdi.
Maddi kaybın boyutları ise yapılan hesaplamalarla gözler önüne serildi. Avukat Gündoğan, 2023 yılında 8 bin 77 lira olan seyyanen zammın, güncellemelerle birlikte bugün yaklaşık 22 bin liraya ulaştığına dikkat çekti. Temmuz 2023’ten bu yana eksik ödeme alındığını vurgulayan hukukçu, faiz hariç toplam kaybın kişi başı yaklaşık 450 bin lirayı bulduğunu ifade etti. Bu devasa rakam, emeklilerin alım gücünde yaşanan erimenin en somut göstergesi olarak kayıtlara geçti.
Hukuk mücadelesinde yeni rota ise üst mahkemeler olarak belirlendi. Kararın istinafa taşınacağı, buradan da sonuç alınamazsa Danıştay, Anayasa Mahkemesi ve nihayetinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar gidileceği açıklandı. Avukat Gündoğan, Anayasa Mahkemesi'nin daha önce hakimlere yönelik benzer bir ayrımcılığı iptal ettiğini hatırlatarak, bu davanın da birebir aynı nitelikte olduğunu ve haklılıklarının eninde sonunda tescilleneceğine inandıklarını dile getirdi. Milyonların gözü şimdi yüksek yargıdan gelecek emsal niteliğindeki haberlerde.



