Altın piyasaları son dönemde adeta bir fırtına gibi esiyor ve yatırımcıların gözlerini kamaştıran gelişmeler birbiri ardına geliyor. Değerli metal, uzun süredir beklenen seviyeleri aşarak herkesin dikkatini çekiyor. Bu hareketlilik, yalnızca kısa vadeli dalgalanmalardan ibaret değil; daha derin nedenlere dayanıyor ve önümüzdeki dönemde de etkisini göstermeye devam edecek gibi görünüyor.
Yükselişin temelinde, siyasi belirsizlikler ve jeopolitik riskler yatıyor. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın öngörülemez politikaları, yatırımcıları güvenli liman olarak görülen altına yönlendiriyor. Bu durum, talebin hızla artmasına yol açıyor ve fiyatları yukarı taşıyor. Ons altın, Pazar günü ilk kez 5 bin dolar sınırını aşarak tarihi bir eşik geçti. Bu sabah saatlerinde ise 5 bin 103 dolara kadar yükseldi.
Gram altın 7 bin 103 TL, çeyrek altın ise 11 bin 887 TL seviyesinden işlem gördü. Bu rakamlar, yerel piyasalarda da yükselişin güçlü bir şekilde hissedildiğini ortaya koyuyor. Ocak 2024'te ons altın yaklaşık 2 bin dolar civarındayken, son iki yılda yaşanan siyasi krizler ve Trump'ın politikaları fiyatları ciddi oranda artırdı.
2025 yılı boyunca hızlı bir yükseliş gösteren altın, 2026'nın ilk haftalarında da aynı ivmeyi koruyor. Ons bazında yatırım yapanlar, son bir yılda yüzde 85, son bir ayda ise yüzde 12 getiri elde etti. Geçen yıl, 1979'dan beri bir yılda kaydedilen en yüksek getiriyi sağlayan altın, 2025 içinde yaklaşık 2 bin dolar değer kazandı.
Analistler, Donald Trump etkisinin bu yükselişte belirleyici olduğunu vurguluyor. AJ Bell analisti Dan Coatsworth, yatırımcıların Trump'ın her sabah yeni bir tartışmalı fikirle uyanabileceği endişesi taşıdığını belirtiyor. Değerli metalden vazgeçememe durumu, talebi sürekli yüksek tutuyor.
Benzer şekilde, analist Stephen Innes, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bağımsızlığına yönelik endişelerin yatırımcıları tedirgin ettiğini ifade ediyor. Fed Başkanı Jerome Powell, yaklaşık iki hafta önce Adalet Bakanlığı'ndan gelen jüri celbinin siyasi baskı olduğunu açıklamıştı. Bu soruşturma, merkez binasının yenilenmesi maliyetleriyle ilgili olsa da, Powell faiz indirimi konusunda Trump'ın baskısına boyun eğmediği için başlatıldığını ima etmişti.
Uzmanlara göre yatırımcılar, enflasyon risklerine ve devlet borçlarına karşı kendilerini korumak için altına yöneliyor. Bu eğilim, altının güvenli liman özelliğini bir kez daha ön plana çıkarıyor ve fiyatlardaki yükselişi destekliyor.
Altın fiyatlarının bu seviyelerde seyretmesi, hem bireysel hem de kurumsal yatırımcılar için önemli fırsatlar sunuyor. Gram altın ve çeyrek altın gibi yerel enstrümanlar da ons altındaki hareketlerden doğrudan etkilenerek yeni zirvelere ulaşıyor.
Piyasalar, siyasi gelişmeleri ve merkez bankalarının adımlarını yakından izlemeye devam ediyor. Altının gösterdiği performans, belirsizlik dönemlerinde neden tercih edilen bir varlık olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Önümüzdeki günlerde de bu trendin sürmesi bekleniyor ve yatırımcılar pozisyonlarını buna göre şekillendiriyor.
Sonuç olarak, altın fiyatlarındaki bu tarihi yükseliş, yalnızca rakamlarla sınırlı kalmayıp küresel ekonomideki kırılganlıkların bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Gram altın, çeyrek altın ve ons altın yatırımcıları, gelişmeleri dikkatle takip ederek kararlarını gözden geçirmeye devam ediyor.



