Yılbaşı heyecanı yaklaşırken, şans oyunları dünyasında beklenmedik bir sessizlik hâkim. Vatandaşların tercihleri değişiyor, bayiler endişeli günler geçiriyor. Bu yılki özel çekiliş, büyük umutlarla başladı ama sahadan gelen sinyaller farklı bir tablo çiziyor. Peki, bu durgunluğun arkasında neler yatıyor? Detaylara inelim ki, şansın ve ekonominin kesişim noktasındaki bu gelişmeleri tam olarak anlayalım.

Yılbaşı özel çekilişi bilet satışları, her zamanki gibi büyük ikramiye vaadiyle raflara dizildi. Toplamda 4 milyar 644 milyon 700 bin lira ikramiye dağıtılacak, bununda en büyüğü tam 800 milyon lira. Çeyrek bilet 200 lira, yarım bilet 400 lira, tam bilet ise 800 liradan satışa sunuldu. Ancak İzmir'in kalabalık Konak Meydanı'ndaki bayilerden gelen haberler, bu parlak rakamların ötesinde bir gerçekliği işaret ediyor. Satışlar, bayilerin ifadesiyle, tarihin en düşük seviyesine geriledi. Vatandaşlar, fiziksel biletlerden uzaklaşıp dijital alternatiflere kayıyor; ekonomik baskılar altında bile bir umut peşinde koşmak bile zorlaşıyor.

Bayi sahipleri, bu düşüşü sadece bir geçici dalgalanma olarak görmüyor; aksine, sektörün geleceğini tehdit eden bir trend olarak nitelendiriyor. İzmir Milli Piyango ve Şans Oyunları Esnaf Odası Başkanı Paşa Çakmak, durumun vahametini şu sözlerle özetliyor: "Hiç hareketlilik yok. Satışlarımız çok düşük, toplum olarak piyangodan uzaklaştık." Ona göre, bu uzaklaşma doğrudan sanal oyunlara yönelme ile bağlantılı. İnsanlar, anlık erişim sağlayan dijital platformlara akın ederken, geleneksel bayiler unutulmaya yüz tutuyor. Çakmak, eskiden 30 olan bayi sayısının şimdi 8-10'a indiğini belirtiyor; kalanlar ise "yaşayan son nesil" olarak anılıyor. Bir iki yıl içinde bu tezgâhların tamamen ortadan kalkabileceği uyarısı yapıyor.

Asgari Ücret Artışı 2026: Uzmanlar Ne Diyor?
Asgari Ücret Artışı 2026: Uzmanlar Ne Diyor?
İçeriği Görüntüle

Ekonomik zorluklar, bu tabloyu daha da karanlık kılıyor. Emekliler ve asgari ücretliler, taban müşteri kitlesi olmasına rağmen, artık tek bir çeyrek bilet almakta bile tereddüt ediyor. Eskiden seri bilet alan sadık müşteriler, şimdi internetin cazibesine kapılmış durumda. Çakmak, "Vatandaşımız perişan, emekli insanlarımız çoluk çocuğunun kumar borçlarını ödüyor" diyerek, aile bütçelerinin nasıl eridiğini anlatıyor. Hatta, vatandaşların 2-3 kişi bir araya gelip ortak bilet almaya başladığını söylüyor; tıpkı bayram kurbanı paylaşır gibi, bu sefer şans hayalini bölüşüyorlar. Bu durum, sadece bayileri değil, tüm şans oyunları ekosistemini sarsıyor. Geçen yıla kıyasla satışlar daha da düşük başladı ve gün geçtikçe azalma devam ediyor.

Sanal oyunların yükselişi, bayilerin en büyük şikâyetlerinden biri. Çakmak, bu geçişin nasıl bir zincirleme etki yarattığını detaylıca açıklıyor: "Uzaklaşan toplum sanala kaydı; sanalda da kumara, oradan yasa dışına kaydı." Tekel bayilerine, kahvelere ve marketlere dağıtılan makineler, insanları adım adım internete alıştırdı. Orada bonuslarla çekilen oyuncular, doyumsuz bir döngüye giriyor ve paralar yurt dışına akıyor. Bu şirketlerin, yatırım yapmadan genç nesli bağımlılığa sürüklediğini vurguluyor. "Öyle bir hastalık ki, oynadığın zaman elindeki son kuruşa kadar veriyorsun; ufak çocuğunun süt parasını bile veriyor" diye ekliyor. Bayi sayısı azaldıkça, münhasır bayilikler eriyip gidiyor; belediyelerin esneklik göstermesine rağmen, esnaf tezgâh açmakta bile zorlanıyor.

Özelleştirme sonrası yönetim, bu sorunların kökünde yatıyor. Çakmak, şirketin bayilerle iletişim kurmadığını, güven erozyonuna yol açtığını söylüyor. "Kazı kazan" gibi ürünlerin dağıtımı, büfelerde ve tekel bayilerinde kontrolsüz şekilde yapılıyor; kalite ve şeffaflık sorgulanıyor. "Kendine saygısı olmayan bir şirket" olarak nitelendiriyor ve yabancı ülkelerde bile bu firmaya basit bir iş bile emanet edilmeyeceğini belirtiyor. Çözüm olarak, devletin idaresine dönülmesini savunuyor: "Bu firmanın bir an önce el çekmesi lazım. Devlet idaresine dönüştürülmeli." Bu lobi gücünün, milyar dolarlara hükmettiğini ve siyasi iradeleri satın alabildiğini iddia ediyor; sadece en üst düzeyde bir müdahalenin etkili olabileceğini düşünüyor. Hatta, Cumhurbaşkanına bir dosya hazırladıklarını ve konuyu gündeme getireceklerini açıklıyor.

Bayi çalışanlarından Gülnaz Ok, sahadan gelen somut gözlemleri paylaşıyor: "Satışlar normal değil, iyi gitmiyor. Her yerde bilet satıldığı için burada işlerimiz düştü." Marketlerdeki oyun alanları ve internet erişimi, geleneksel satışları baltalıyor. Bütün gün boş beklemek, günlük rutini değiştirmiş. Geçen seneye göre daha kötü bir başlangıç yaptıklarını, müşterilerin "maaşı alayım öyle alırım" veya "ortak alırım" dediğini anlatıyor. Yasemin Zeytinli ise 30 yıllık tecrübesiyle durumu teyit ediyor: "Bu sene biraz daha düşük başladık. Oyunlar çoğaldı, internetten telefonlardan her yerden oynanıyor. Bilet satışları da azalıyor." Çeyrek bilet fiyatının 150 liradan 200 liraya çıkması, erişilebilirliği daha da zorlaştırmış.

Bu durgunluk, sadece bayileri etkilemekle kalmıyor; geniş bir sosyal ve ekonomik dalga yaratıyor. Genç neslin internet bağımlılığına sürüklenmesi, aile yapılarını sarsıyor. Kumarın resmileşmesi, Kıbrıs'a gitme ihtiyacını ortadan kaldırmış ama karşılığında evlerdeki huzuru yok etmiş. Çakmak'ın dediği gibi, bu bağımlılık 30-35 yılda ancak çözülebilir; erken müdahale şart. Bayiler, umutsuz bir bekleyiş içinde: "Biletler büyük ihtimalle elimizde kalacak." Hareketlilik sıfır, taban yaş grubu olan 45 yaş üstü bile sınırlı alım yapıyor. Ekonomik kriz, asgari ücretlinin ve emeklinin durumunu ortada bırakıyor; geçim sıkıntısı, şansı bile lüks haline getiriyor.

Şans oyunları sektöründe bu değişim, Türkiye'nin tüketim alışkanlıklarını da yansıtıyor. Sanal platformların bonus taktikleri, insanları adım adım tuzağa düşürüyor. Bayiler, bu döngüden çıkmak için seslerini yükseltiyor; dosya hazırlıkları ve üst düzey müdahale çağrıları, umut ışığı olabilir. Yılbaşı gecesi yaklaşıyor, ama bu yılki çekiliş, sadece ikramiye rakamlarıyla değil, sektörün hayatta kalma mücadelesiyle hatırlanacak gibi. Vatandaşlar, ortak bilet alırken bile umudu paylaşmaya çalışıyor; peki, bu trend ne kadar sürecek? Gelecek aylarda izlenecek gelişmeler, hem esnafı hem de oyuncuları yakından ilgilendiriyor. Şans, sadece biletlerde değil, doğru politikalarla da aranmalı.