Nakit sıkışıklığında en hızlı çözüm olarak görülen kredili mevduat hesapları, son dönemde yoğun bir kullanım artışıyla dikkat çekiyor. Yüksek enflasyon ortamında hanehalkının borçlanma eğilimleri değişirken, ek hesaplar günlük finansal ihtiyaçların karşılanmasında önemli bir rol üstleniyor.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun 16 Ocak haftasına ait verileri, kredili mevduat hesaplarının toplam hacminin 742 milyar 516 milyon TL'ye ulaştığını gösteriyor. Bu rakam, 648,4 milyar TL olan konut kredisi hacmini geride bırakarak tarihî bir ilk gerçekleşti. Geçen yıl aynı dönemde 441,2 milyar TL seviyesinde olan ek hesap borçları, bir yıl içinde yaklaşık ikiye katlanmış durumda. Bu hızlı artış, finansal sistemde tehlike sinyalleri olarak değerlendiriliyor.
Kredili mevduat hesapları, kolay erişilebilir olmalarına rağmen en maliyetli borçlanma araçlarından biri konumunda bulunuyor. Aylık yüzde 4,25 faiz oranına ek olarak, faiz üzerinden alınan yüzde 15 KKDF ve yüzde 15 BSMV vergileriyle toplam yük yüzde 30'a ulaşıyor. Gecikme durumlarında devreye giren ek faizler ise borç sarmalını daha da derinleştiriyor. Hesaba yatan tutarların banka tarafından doğrudan yüksek faizli eksi bakiyeyi kapatmak için kullanılması, bu ürünün yapısal özelliklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Yaz döneminde uygulanan yapılandırma paketleri ve faiz düzenlemeleri, borç artışını durdurmada yeterli olmadı. Bu durum üzerine Finansal İstikrar Komitesi acil bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda kredili mevduat hesapları ile kredi kartlarının mevcut durumu titizlikle incelendi. Yapılan açıklamada, hanehalkı borçlarının kontrol altına alınması için yeni adımlar atılacağı sinyali verildi.
Mevcut uygulamada bankalar, müşterilerin aylık gelirinin 3 katına kadar limit tanımlayabiliyor; kredi notuna göre bu sınır bazen daha yukarı çekiliyor. Ancak hazırlıkları süren yeni kural setiyle, limit belirleme süreçlerine standart getirilmesi planlanıyor. Bu düzenleme, bankaların inisiyatifindeki esnekliği sınırlayarak kontrolsüz ek hesap açılışlarının önüne geçmeyi hedefliyor.
Uzman görüşlerine göre, kredili mevduat hesabı limitlerinin kullanımına yönelik bağlayıcı kurallar getirilecek. Belirlenen üst sınırın aşılmasına izin verilmeyecek şekilde bir yapı oluşturulması bekleniyor. Bu değişiklik, bireysel borçluluğun dengelenmesi ve finansal istikrarın korunması amacıyla atılan önemli bir adım olarak görülüyor.
Ek hesapların hacmindeki bu hızlı büyüme, ekonomi yönetimini radikal önlemler almaya yöneltti. Yaz aylarında getirilen yapılandırma imkanları borç yükünü hafifletmekte yetersiz kalınca, limit indirimi gündeme geldi. Yeni düzenleme ile ek hesapların daha kontrollü bir şekilde yönetilmesi sağlanacak.
Kredili mevduat hesabı faiz oranlarının yüksekliği, uzun vadeli kullanımda ciddi maliyetler doğuruyor. Vergi yüküyle birlikte etkili faiz oranı yüzde 30'u aşarken, gecikme faizleri borçları içinden çıkılamaz hale getirebiliyor. Bu nedenle, ek hesap kullanımı öncesi alternatif borçlanma seçeneklerinin değerlendirilmesi öneriliyor.
Finansal İstikrar Komitesi'nin toplantı sonrası açıklamaları, kredili mevduat hesaplarının yakın takibinde olduğunu ortaya koyuyor. Hanehalkı borçlarının sürdürülebilir seviyede tutulması için atılacak adımlar, bankacılık sektöründe yeni bir dönem başlatabilir.
Sonuç olarak, ek hesap limitlerindeki olası kısıtlamalar, nakit ihtiyacı olanların finansal planlamalarını gözden geçirmesini gerektiriyor. Kredili mevduat hesabı borç hacmindeki rekor artış, ekonomi yönetiminin dikkatini çekerken, yeni kural seti ile daha dengeli bir yapı hedefleniyor. Bu gelişmeler, borçlanma alışkanlıklarının yeniden şekillenmesine katkı sağlayabilir.



