Yerel yönetimlerde yaşanan bazı kararlar, siyasi yapıları derinden sarsabiliyor. Özellikle büyükşehir belediyeleriyle ilçe belediyeleri arasındaki ilişkiler, bu tür durumlarda daha da önem kazanıyor. Böyle olaylar, hem parti içi dinamikleri hem de seçmen iradesini etkileyen unsurlar barındırıyor.
Bir isim, İYİ Parti’nin Ankara il kurucu başkanlığı gibi önemli bir görevi üstlenmişti. Sonrasında CHP ile İYİ Parti’nin yakınlaştığı dönemde belediye şirketlerinde kritik roller aldı. Bu şirketler arasında PORTAŞ ve Belko genel müdürlükleri öne çıkıyordu. Bu süreçte Mansur Yavaş’ın önerisiyle belediye başkanlığı adaylığı gündeme geldi. Öncelikle Etimesgut ilçesi için düşünüldü, ardından Mamak’a yönlendirilme çabaları oldu. Ancak parti genel merkezi, yıllardır seçim kazanılmayan Keçiören’den aday gösterilmesini tercih etti.
Mansur Yavaş, bu adaylığa başlangıçta pek sıcak bakmasa da parti içinde ekstra sorun çıkmaması adına kabul etti. Seçim kampanyasında Mansur Yavaş başta olmak üzere CHP milletvekilleri ve parti örgütü yoğun çaba gösterdi. Adayın o dönemki sıcak yaklaşımı da etkili oldu. Sonuçta Keçiören, ortak gayretle CHP’li hale getirildi. Belediye meclisinde de çoğunluk sağlandı.
Seçim sonrası dönemde yolsuzluk iddiaları gündeme getirildi. AKP Milletvekili Osman Gökçek ve Büyükşehir Belediyesi AKP grubu, adayın PORTAŞ genel müdürlüğü dönemini hedef aldı. Bu iddialar üzerine Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunuldu. İçişleri Bakanlığı da soruşturma izni verdi. Bu gelişmeler, siyasi tartışmaları alevlendirdi.
Adayın CHP’den ayrılıp AKP’ye katılmasıyla birlikte, daha önce iddiaları dile getiren kesimler sessiz kaldı. Aynı sıralarda oturacakları isim üzerinden CHP ve Mansur Yavaş’a yönelik eleştiriler, şimdi sorgulanır hale geldi. Meclis çoğunluğunun el değiştirmesi ihtimali de konuşulmaya başlandı. Keçiören Belediye Meclisi’nde başkanla birlikte CHP’nin 28 oyu bulunurken, Cumhur İttifakı’nın 18 üyesi vardı. Beş üyenin geçişiyle çoğunluk değişebilirdi.
İl başkanı, saat 12.30’da Keçiören’deki CHP’li meclis üyeleriyle toplantı yaptı. Bazıları ayrılacaklarını belirtti. İkna çabalarının sonucu hafta içinde netleşecekti. Daha önce ayrılık söylentileri üzerine genel merkezden açıklama istenmiş, ancak yanıt verilmemişti. Kesin ihraç talebiyle disipline sevk gündeme geldi. Adayın ne CHP’den ne de Mansur Yavaş’tan kişisel bir şikayeti olmadığı biliniyordu. Yine de Mansur Yavaş’ın Özel Kalem Müdürü ile ilişkilerin gergin olduğu, hatta küfürleşmelere varan iddialar yaygındı.
İl Başkanı, ayrılığın olağan bir geçiş olmadığını vurguladı. Teşvik ve tehditlere dayalı bir durum olarak yorumladı. Seçmen iradesine darbe olarak nitelendirdi. Aday, ihraç edileceğini öğrenince istifa etti. İlçe meclisinde çoğunluğu elinde tutuyordu. Büyükşehirde CHP üye sayısı fazlaydı. İlçe belediyesinin yapması gereken hizmetler büyükşehir tarafından karşılanıyordu. SGK borcu da arsası satılarak ödenmişti. İktidardan büyük beklenti yoktu. Geçişin soruşturmalardan kaynaklandığı öne sürülüyordu.
Başkan, Mansur Yavaş’a açıklama yapacağını söylemesine rağmen yapmadı. Telefonunu kapattı. Akşam saatlerinde istifa açıklaması geldi. Açıklamada Mansur Yavaş’tan şikayeti olmadığına yer verdi. Mansur Yavaş, aynı akşam CHP Ankara milletvekillerini, belediye başkanlarını ve Parti Meclisi üyelerini yemeğe davet etti. Toplantıda iktidarın büyükşehir üzerindeki uygulamaları, belediye başkanları ve meclis üyelerine yönelik geçiş çabaları konuşulacaktı. Ayrıca soruşturma baskıları da dile getirilecekti.
CHP kaynakları, adayın yolsuzluk iddiaları üzerine AKP ile gizli görüşmeler yaptığını belirtti. İki üç gündür telefonlara çıkmıyordu. Dosyaların kapatılacağı sözü üzerine anlaşma sağlandığı aktarıldı. Genel Başkan, Mansur Yavaş ile konuyu görüştü. Mansur Yavaş, aynı bilgilere sahip olduğunu söyledi. Genel Başkan, iddialar hakkında birkaç kez görüşmüştü. Aday, iddiaların yalan olduğunu savunmuştu.
Mansur Yavaş’ı yıpratmak ve büyükşehir belediyesini iş yapamaz göstermek için yoğun çabalar sürerken, bu istifadan sonra başka başkanların da ayrılacağı iddiaları yayıldı. Haymana, Nallıhan, Gölbaşı ve Beypazarı belediye başkanlarının isimleri geçti. Beypazarı Başkanı hemen açıklama yaptı. Mansur Yavaş’la yollarının bir olduğunu söyledi. Gölbaşı Başkanı da niyetinin olmadığını belirtti. Diğerleri sessiz kaldı.
Bu gelişmeler, yerel siyasetin kırılganlığını bir kez daha gösterdi. Mansur Yavaş’ın Keçiören’deki başarıya verdiği destek, şimdi farklı bir tabloyla karşı karşıya. Parti içi dengeler, meclis oyları ve soruşturma süreçleri, önümüzdeki günlerde daha fazla tartışılacak gibi görünüyor. Seçmen iradesinin gölgelendiği yorumları, siyasi etik tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Mansur Yavaş’ın planladığı toplantı, bu konulara ışık tutacak önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın kararı, Mansur Yavaş ile ilişkili birçok unsuru etkiledi. Ankara’daki siyasi atmosfer, bu olayla birlikte yeni bir döneme girmiş gibi duruyor. Detaylı analizler, benzer vakaların olası sonuçlarını da akıllara getiriyor.
