Başkent siyasetinde sular bir türlü durulmak bilmiyor. Bir belediye başkanının partisinden ayrılmasıyla başlayan süreç, karşılıklı ağır ithamlar ve yalanlamalarla bambaşka bir boyuta taşındı. Özellikle taraflar arasındaki geçmişe dayalı güven ilişkisinin nasıl sarsıldığına dair her gün yeni bir detay gün yüzüne çıkarken, kamuoyu asıl gerçeğin ne olduğunu merakla bekliyor. Siyasetin sadece rakamlardan ve koltuklardan ibaret olmadığını, aynı zamanda bir vefa ve etik sınavı olduğunu gösteren bu süreçte tansiyon her geçen dakika daha da yükseliyor.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın istifası ve sonrasında ortaya attığı iddialar hakkında sessizliğini bozdu. Özarslan’ın, Özgür Özel’in kendisine ve ailesine küfrettiği yönündeki iddiaları Ankara koridorlarında şok etkisi yaratmıştı. Ancak Özel tarafından yapılan açıklamalar, olayın rengini tamamen değiştirdi. Genel Başkan, aralarında geçen diyalogda kesinlikle bir küfür olmadığını, aksine çok sert bir siyasi ve ahlaki eleştiri olduğunu vurgulayarak tüm detayları paylaştı.

Mesut Özarslan’ın kendisine yönelik "Sana hırsız dediler, ben sana sahip çıktım" hatırlatmasına karşılık Özgür Özel, olayın geçmişteki boyutuna dikkat çekti. Özel, vaktinde Özarslan hakkında hırsızlık ve yolsuzluk iddiaları ortaya atıldığında onu bizzat yanına çağırıp sorduğunu ifade etti. O dönemde Özarslan’ın "Bunlar iftira, böyle bir şey yok" demesi üzerine ona inandığını ve güvendiğini belirten Genel Başkan, bugün gelinen noktanın büyük bir hayal kırıklığı olduğunu dile getirdi.

Konyaspor Teknik Direktör Değişikliği Yaşandı
Konyaspor Teknik Direktör Değişikliği Yaşandı
İçeriği Görüntüle

Özgür Özel, Özarslan'a yönelik sitemini dile getirirken, geçmişte kendisine ağır ithamlarda bulunanlarla bugün aynı safta yer almasını sert bir dille eleştirdi. "Vaktiyle sana hırsız diyenlerin şimdi yanına gidiyorsun" diyen Özel, bu durumun siyasi bir savrulmadan öte, kişisel bir duruş problemi olduğunu savundu. Kendisine güvenen binlerce insanı ve yol arkadaşlarını yarı yolda bırakmanın bedelinin ağır olacağını belirten Genel Başkan, yaşananların bir "operasyon" olarak nitelendirilmesini de reddetmedi.

Aileye küfür edildiği yönündeki iddiaların odağındaki o cümleyi de açıklığa kavuşturan Özgür Özel, aslında manevi bir sorumluluktan bahsettiğini söyledi. Özarslan’a hitaben, "Bu yaptığın hareket seni doğuran anneyi de, senin evlatlarını da, ileride torunlarını da utandıracak bir harekettir" dediğini aktaran Özel, bunun bir hakaret değil, bir vicdan hatırlatması olduğunu belirtti. Bu sözlerin bir küfür olarak lanse edilmesinin ise konuyu saptırmak amacı taşıdığını ifade etti.

Siyaset dünyasında nadir görülen bir sertlikle konuşmasına devam eden Özgür Özel, Mesut Özarslan ile olan tüm köprüleri attığını da ilan etmiş oldu. "Bir gün elime bir fırsat geçerse ya da bir gün bir yerde karşılaşırsak, bu yaptığını asla unutmayacağım ve seni asla affetmeyeceğim" şeklindeki ifadeler, ikili arasındaki ilişkinin bir daha düzelmemek üzere koptuğunu kanıtlıyor. Özel’in bu net tavrı, parti içi disiplin ve sadakat konusundaki duruşunu da bir kez daha ortaya koymuş oldu.

Ankara’da yaşanan bu değişim rüzgarları, sadece isimlerin yer değiştirmesi değil, aynı zamanda siyasi ahlakın nerede durması gerektiğine dair bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Özgür Özel’in açıklamalarıyla birlikte, Mesut Özarslan’ın istifa gerekçeleri ve sonrasındaki hamleleri yeni bir süzgeçten geçirilmeye başlandı. Seçmenlerin bu karşılıklı ağır ithamlar karşısında nasıl bir tutum sergileyeceği ve bu durumun yaklaşan seçim atmosferine nasıl yansıyacağı merakla bekleniyor.

Sonuç olarak, başkentteki bu büyük kırılma, siyasetin ne kadar sert ve acımasız olabileceğini bir kez daha gösterdi. Özgür Özel’in "affetmeyeceğim" çıkışı ve Özarslan’ın karşı iddiaları, bu konunun daha uzun süre gündemde kalacağına işaret ediyor. Gerçeklerin aşamalı olarak ortaya çıktığı bu süreçte, siyasi etik ve vefa kavramları bir kez daha en çok aranan ve tartışılan değerler haline geldi. Ankara'nın geleceğini şekillendirecek olan bu kavga, sadece bir ilçe belediyesini değil, tüm siyasi dengeleri etkileyecek güçte.