Son dönemde turizm sektöründe yaşanan gelişmeler, birçok kesimin dikkatini çekmeye devam ediyor. Özellikle Asya pazarındaki potansiyel, uzun süredir yakından izlenirken, yeni uygulamalar bu potansiyeli harekete geçirecek nitelikte görünüyor. Bu durum, hem havayolu şirketlerini hem de tur operatörlerini yoğun bir hazırlık dönemine soktu.
Çin pasaportu sahiplerine yönelik vizesiz giriş uygulaması, 2 Ocak 2026 tarihinden itibaren yürürlüğe girdi. Bu karar, 31 Aralık 2025'te Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile resmiyet kazandı. Düzenleme kapsamında, turizm ve transit amaçlı seyahatlerde vizesiz kalış süresi, herhangi bir 180 günlük dönem içinde 90 günü aşamayacak şekilde belirlendi.
Daha önce e-vize sistemi üzerinden yürütülen süreç, artık tamamen ortadan kalktı. Bu değişiklik, ziyaretçilere yaklaşık 500 yuan tutarındaki vize ücretinden ve evrak hazırlama yükünden tasarruf sağlıyor. Kolaylaşan prosedürler, bireysel ve grup seyahatlerini teşvik eden önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Kararın duyurulmasının hemen ardından Çin'deki çevrimiçi seyahat platformlarında belirgin bir artış yaşandı. Qunar.com verilerine göre, 1 Ocak saat 10.00 itibarıyla İstanbul'a yönelik uçuş aramaları haftalık bazda 3,2 kat yükseldi. Antalya gibi popüler destinasyonlara aramalar 1,3 kat artarken, İzmir için bu oran 2 kattan fazla oldu.
Kalkış şehirleri açısından incelendiğinde, Şanghay, Guangzhou, Pekin, Hong Kong, Chengdu, Shenzhen, Hangzhou, Xi’an, Chongqing ve Xiamen gibi merkezler öne çıktı. Bu şehirlerden yapılan aramalarda bir önceki haftaya göre yüzde 200'ün üzerinde artış kaydedildi. Bu veri, geniş bir coğrafyadan ilgi çekildiğini gösteriyor.
Turizm piyasası da hızlı bir tepki verdi. Spring Airlines Travel Genel Müdür Yardımcısı Zhou Weihong, kararın açıklandığı 1 Ocak sabahı itibarıyla platformlarındaki Türkiye turlarına yönelik aramaların bir önceki güne göre yüzde 100'ün üzerinde arttığını belirtti. Türkiye'yi kapsayan kapsamlı turlar, Türkiye-Yunanistan kombine paketleri ve Türkiye-Mısır kombine seçenekleri en çok ilgi gören ürünler arasında yer aldı.
Zhou Weihong, yaklaşan Bahar Festivali tatili için özel planlamalar yapıldığını açıkladı. Avrasya rotalarını içeren kombine turlar ve detaylı keşif programları gibi özelleştirilmiş ürünler geliştirilecek. Vizesiz uygulamanın getirdiği kolaylık, maliyet etkinliğini artırarak tatil dönemindeki talebi daha da yükseltecek.
Son yıllarda Çinli ziyaretçiler arasında popüler destinasyonlar arasında istikrarlı bir yer edinen rotalar, bu karar ile daha erişilebilir hale geldi. Tongcheng Araştırma Enstitüsü verileri, istikrarlı yükselişi doğrularken, Çin Yeni Yılı tatiline denk gelen zamanlama ekstra bir avantaj sağlıyor.
Qunar Seyahat Büyük Veri Araştırma Enstitüsü araştırmacısı Yang Han, zengin tarihi miras, kültürel derinlik ve doğal güzelliklerin Çinli gezginler için cazibesini koruduğunu vurguladı. 2025'te orta ve uzun mesafeli seyahatlerde üst sıralarda yer alan destinasyonlar, vizesiz politikayla birlikte engellerin azalması sayesinde daha fazla tercih edilecek.
Bahar Festivali'nin 9 günlük uzun tatil dönemi, talep patlaması için ideal bir zaman dilimi olarak görülüyor. Uçuş ve tur rezervasyonlarındaki artış, bu beklentiyi destekleyen somut veriler sunuyor. Özellikle bireysel seyahat edenler ve aile grupları, yeni düzenlemeden en çok faydalanacak kesimler arasında sayılıyor.
Vizesiz girişin ekonomik yansımaları da geniş kapsamlı olacak. Turizm gelirlerinde belirgin bir yükseliş öngörülürken, havayolu kapasitelerinin artırılması gündeme geliyor. Çinli turistlerin harcama alışkanlıkları, alışveriş ve konaklama sektörlerini doğrudan canlandıracak potansiyel taşıyor.
Platformlardaki ani sıçrama, kararın Çin kamuoyunda hızlı yayıldığını gösteriyor. Sosyal medya ve seyahat uygulamalarındaki trendler, ilgiyi daha da körüklüyor. Önümüzdeki haftalarda rezervasyonların somutlaşmasıyla birlikte, rekor ziyaretçi sayıları konuşulmaya başlanacak gibi duruyor.
Uzmanlar, bu politikanın uzun vadeli etkilerinin de olumlu olacağını belirtiyor. Karşılıklı turizm akışının dengelenmesi, kültürel etkileşimi artırırken, ekonomik iş birliklerine yeni kapılar açabilir. Bahar Festivali sonrası dönemde de sürdürülebilir bir talep artışı bekleniyor.
Çinli turist patlaması beklentisi, sektör paydaşlarını yeni yatırımlara yöneltiyor. Oteller, rehberler ve ulaşım firmaları, artan talebe hazırlık yapıyor. Bu hareketlilik, genel turizm ekosistemini canlandıran bir domino etkisi yaratabilir.
Gelişmelerin hızı, önümüzdeki Bahar Festivali'ni tarihi bir dönem haline getirebilir. Uçuş aramalarındaki katlanmalı artış, tur rezervasyonlarındaki yüzde 100'lük sıçrama ve uzman yorumları, patlamanın kaçınılmaz olduğunu işaret ediyor.
Sonuç olarak, vizesiz seyahat kararı Çinli turist akınını tetikleyen güçlü bir katalizör oldu. İstanbul, Antalya ve İzmir gibi şehirlerin öne çıkması, geniş bir coğrafi dağılım vaat ediyor. Bu heyecan verici süreç, turizmde yeni bir sayfa açmaya aday görünüyor. Gelişmeler yakından izlenmeye devam edecek.





