Türkiye'nin siyasi arenasında her hafta sonu olduğu gibi, bu kez de gözler Ankara'ya çevrilmişti. Halkın beklentileri, muhalefetin atacağı adımlar ve iktidarın hamleleri arasında dengelenen bir atmosferde, cumartesi gecesi yayınlanan ana haber bülteni, izleyicileri ekran başına kilitlemişti. Sunucunun samimi selamlaşmasıyla başlayan program, ülke gündeminin nabzını tutan bir yolculuğa dönüşüyordu. İzleyiciler, gençlerden yaşlılara kadar geniş bir kitleyi kucaklayan bu yayınla, hem nostalji hem de umut dolu anlara tanıklık ediyordu.

Programın ilk dakikalarında, sunucu Ekrem Açıkel, izleyicilere hitaben içten bir konuşma yaparak başladı. "Arkadaşlar, ekranların karşısındaki genç dostlarım, sizler var ya, sizler olmasanız bu ülke nasıl ayakta kalır?" diye seslenerek, seyircilerin ülkeye olan bağlılığını övdü. Tarih 29 Kasım 2025 Cumartesi'ydi ve yayın, Halk TV'nin hafta sonu ana haber bülteni olarak, izleyicilere onur veren bir buluşmayla açılıyordu. Bu giriş, izleyicileri sadece haberlere değil, aynı zamanda interaktif bir katılıma davet ediyordu; sunucu, X platformunda #aşklahevexle etiketiyle mesajlaşmaya teşvik ederek, kongre coşkusunu paylaşmaya çağırıyordu. Bu etkileşim, programın ruhunu yansıtıyor, izleyicileri pasif alıcılardan aktif katılımcılara dönüştürüyordu.

Kongrenin detaylarına girmeden önce, oy sayım sürecinin hızı ve şeffaflığı vurgulandı. Cumhuriyet Halk Partisi'nin 39. Olağan Kurultayı'nda, Özgür Özel'in yeniden genel başkan seçilmesi, delegelerin ezici çoğunluğuyla gerçekleşmişti. Toplam 1385 delege arasından 52'si oy kullanmazken, 1333 geçerli oyda Özel, tümünü alarak dördüncü kez bu göreve getiriliyordu. 24 oy ise geçersiz sayılmıştı. Bu sonuç, partinin iç dinamiklerinin ne kadar uyumlu olduğunu gösteriyordu. Sunucu, bu verileri paylaşırken, izleyicilere "Parmaklarımız kurultayın nabzında" diyerek, anbean takip edilen süreci aktarıyordu. Bu seçim, sadece bir formalite değil, partinin geleceğe dair kararlılığını simgeliyordu.

Özgür Özel'in sabahki açılış konuşması, kongrenin en çarpıcı anlarından biriydi. Podyumda 74 dakika süren bu hitap, salonda büyük alkış tufanına yol açmıştı. Özel, "Tarihin önünde size söz veriyorum, bu kurultay muhalefetteki son kurultayımız olacak... 40. kurultayımız iktidardaki ilk kurultayımız olacak" diyerek, delegeleri ayağa kaldırmıştı. Bu vaat, partinin stratejik dönüşümünü işaret ediyordu; muhalefetten iktidara geçişin eşiğinde olduklarını vurguluyordu. Konuşmasında, Kemal Kılıçdaroğlu'na da dolaylı atıflar yaparak, "CHP arındırılacaksa, bu zihniyetten arındırılacak... Bizi %20'ye hapsetmek isteyenlerden, meydanlardan koparmak isteyenlerden" diye seslenmişti. Bu sözler, partinin yenilenme sürecini hızlandıran bir manifesto niteliğindeydi ve izleyicilerde derin bir yankı uyandırmıştı.

Kurultayın tarihi bağlamı da unutulmamıştı. Hatırlatma yapılıyordu ki, 4 Kasım 2023'teki 38. kurultayda Kemal Kılıçdaroğlu'ndan devralınan bayrak, İstanbul operasyonları ve partiye yönelik davalar nedeniyle iki yılda dördüncü kez el değiştiriyordu. Nisan 2023'teki olağanüstü kurultayda 1171 oy, Eylül 2023'te ise İstanbul delegelerinin oylamama kararı nedeniyle 835 oyla üçüncü kez seçilen Özel, bu kez tam bir birlikle 1333 oy almıştı. Bu istikrar, partinin krizlere karşı direncini kanıtlıyordu. Sunucu, bu verileri aktarırken, "Tarih bunu yazacak" diyerek, sürecin kalıcı etkisini vurguluyordu.

Program, Özel'in teşekkür konuşmasının beklendiği anlara da değiniyordu. Kongrenin ikinci günüydü ve oylar 15:30'da açılıp 17:30'da kapanmıştı; sayım sadece 10 dakika sürmüştü. Bu hız, organizasyonun disiplinini gösteriyordu. Gelecek gün için ise parti meclisi ve yüksek disiplin kurulu seçimleri heyecanı hakimdi. Sunucu, "Yarın en heyecanlı gün olacak" diyerek, izleyicileri meraklandırıyordu. Bu seçimler, partinin yönetim kadrosunu şekillendirecek, stratejik kararlara zemin hazırlayacaktı.

Ekrem İmamoğlu'nun kongreye katılımı, programın bir başka odak noktasıydı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, Ankara'da fiziken yer alamamasına rağmen, yapay zeka destekli bir video mesajla delegelere seslenmişti. Silivri Cezaevi'nden gönderilen bu mesaj, "39. kurultayımız büyük önem taşıyor... CHP'yi lider parti yaparak iktidara geleceğiz... Parlamenter sisteme döneceğiz, saraydan değil meclisten yöneteceğiz... Kürt sorununun demokratik çözümünden yanayız" diyordu. Bu sözler, salonda ayakta alkışlanmış, "Başkan İmamoğlu" sloganları atılmıştı. Özel ise buna yanıt vererek, "Hodri meydan... Ekrem İmamoğlu bizim A, B ve Z planımız... Milletvekili adayıysa sandığı getirin, halk karar versin" demişti. Bu diyalog, muhalefetin cumhurbaşkanlığı adaylığı stratejisini netleştiriyordu.

Kurultay alanındaki görsel unsurlar da unutulmamıştı. Bir kamyonun üzerine asılan "Adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum" pankartı, dikkat çekmişti. Ayrıca, İmamoğlu'nun özgürlüğü ve erken seçim talebiyle toplanan 25 milyon 110 bin imza, dev bir afişle sergilenmişti. Bu unsurlar, halk desteğinin somut bir ifadesiydi ve kongrenin enerjisini yükseltiyordu. Sunucu, bu detayları paylaşırken, "AI teknolojisi sağ olsun, İmamoğlu'nun mesajı Türkiye'ye ulaştı" diyerek, teknolojinin siyasi iletişimdeki rolünü övüyordu.

Program, kişisel dokunuşlarla da zenginleşiyordu. Özgür Özel'in eşi Didem Özel'in, Kemal Kılıçdaroğlu'nun eşi Selvi Hanım'ı hastanede ziyaret etmesi, siyasetin ötesinde insani bir bağa işaret ediyordu. Hiçbir açıklama yapılmasa da, Halk TV ekibi olarak en iyi dileklerini sunuyorlardı. Bu ziyaret, "Her şey siyaset değil" mesajını vererek, izleyicilerde empati uyandırıyordu. Sunucu, "Didem Hanım'ın ziyareti, olağanüstü değerli" diye ekliyordu.

Özel'in konuşmasındaki diğer vurgular, programın derinliğini artırıyordu. "Güçlü ordu, güçlü ekonomi, güçlü demokrasi... Tayyip Bey'in güvendiği tek şey AK Parti'nin yargı kolları... Acıyı göze alıyorum ama boyun eğmiyorum... Güç vaat ediyorum, onur vaat ediyorum" sözleri, Erdoğan'a meydan okumayı içeriyordu. "Zincirleri kıracağız" metaforu, partinin özgürlük mücadelesini simgeliyordu. CHP'nin Kürt sorununun demokratik çözümünden yana olduğu, barış, özgürlük ve eşitlik garantörü olduğu belirtiliyordu. Bu unsurlar, partinin kapsayıcı vizyonunu ortaya koyuyordu.

Yavuz Selim Demirağ'dan Erdoğan'a Çarpıcı Uyarı: 'Yarın Öbür Gün Kandırıldık Der'
Yavuz Selim Demirağ'dan Erdoğan'a Çarpıcı Uyarı: 'Yarın Öbür Gün Kandırıldık Der'
İçeriği Görüntüle

Kongrenin yarınki seçimleri, partinin yeni kadrolarını belirleyecekti. Bu, muhalefetin birleşme çabalarını güçlendirecek, iktidar yolunda kritik bir adımdı. Sunucu, izleyicilere "Güçlü Türkiye için" diyerek, programı coşkulu bir notayla bitiriyordu. Bu yayın, sadece haber değil, umudun ve birliğin hikayesiydi; izleyiciler, yarını merakla bekliyordu.