Gerçek Gündem Haberleri

Başkentte Derin Çatlak: O İsimler Neden Yoktu? Büyük Kriz Kapıda!

Ankara’da kartlar yeniden dağıtılıyor. Kabinedeki o kritik eksiklikler neyin habercisi? Ekonomiden dış politikaya, yaklaşan fırtınanın ve kapalı kapılar ardındaki o planın tüm detayları…

Yeni yıla girerken herkes umut ve huzur beklentisi içindeydi ancak gelen son dakika haberleri gündemi derinden sarstı. Sınır ötesindeki hareketlilikten başkentteki sessiz gerilime kadar pek çok kritik başlık masada duruyor. Özellikle son gerçekleşen o büyük buluşmada gözlerin aradığı ancak bir türlü bulamadığı isimler, siyaset kulislerinde fırtınalar koparacak cinsten bir tablonun habercisi. Merak edilen tüm o perde arkası gelişmeler, yaklaşan zorlu sürecin şifreleri ve halktan gizlenen o büyük planın detayları, artık gün yüzüne çıkmaya başlıyor.

İstanbul'da düzenlenen ve geniş katılımın olduğu o büyük miting, aslında sadece bir destek yürüyüşü değil, iktidar içindeki dengelerin de net bir göstergesiydi. Kabineden 8 bakanın bizzat katıldığı bu organizasyonda, gözler özellikle iktidarın en kritik 3 ismini aradı. Dışişleri Bakanı, savunma sanayinin en tepesindeki o popüler isim ve eski hazine bakanının o karede yer almaması, parti içinde derin bir çatlağın ve güç mücadelesinin en somut işareti olarak yorumlanıyor. Bilal Erdoğan'ın ön planda olduğu ve "Savaşın kartalı olmaktan geri durmayacağız" çıkışını yaptığı bu etkinlikte, İsrail ile ticaretin kesildiği yönündeki ifadeler, sahadaki resmi verilerle ve gemi trafiğiyle çeliştiği gerekçesiyle büyük bir inandırıcılık sorunu yaratıyor. Bu durum, mitingin Gazze hassasiyetinden ziyade, iç siyasetteki bir güç konsolidasyonu ve ayrışma hamlesi olduğu iddialarını güçlendiriyor.

Dış politikada ise sular giderek ısınıyor ve tehlikeli bir boyuta ulaşıyor. ABD'nin eski başkanı Trump ile İsrail Başbakanı arasında geçtiği iddia edilen şok edici bir diyalog, bölgedeki gizli ajandayı ifşa eder nitelikte. Suriye'nin kuzeyindeki gelişmeler ve o kritik toprakların durumu hakkında yapılan "2000 yıllık hedef" vurgusu, meselenin sadece bugünü değil, teolojik ve tarihsel bir arka planı olduğunu gösteriyor. Bu durum, bölgedeki haritaların "Vadedilmiş Topraklar" hayali doğrultusunda yeniden çizilmek istendiği ve bu süreçte bazı liderlerin de bilerek veya bilmeyerek piyon olarak kullanıldığı iddialarını gündeme taşıyor.

Sadece siyaset değil, spor camiası da eşi benzeri görülmemiş bir operasyonun hedefinde. Üç büyük kulübün başkanlarına ve yöneticilerine yönelik peş peşe gelen hamleler, kulüplerin asırlık yapısını kökten değiştirme girişimi olarak okunuyor. Vakıf statüsünden çıkarılıp sahipli bir modele, belki de yabancı sermayeye (Körfez veya diğer fonlara) devredilmesine zemin hazırlandığı yüksek sesle konuşuluyor. Bu sürecin, toplumsal tepkilerin kitlesel olarak organize edilebildiği stadyumları kontrol altına alma, susturma ve "Türkiyelilik" adı altında yürütülen o büyük projenin bir parçası olduğu öne sürülüyor.

Sessiz sedasız atılan bir imza ise ülkenin demografik yapısını derinden etkileyecek bir kapıyı araladı. Uzak Doğu'dan o dev ülkenin vatandaşlarına 2026 itibarıyla vize muafiyeti getirilmesi, sadece turistik bir hamle olarak görülmüyor. Emlak piyasasından ticarete kadar birçok alanda dengeleri değiştirecek bu adım, Uygur Türklerine yönelik hassasiyetler ve yaşanan dram düşünüldüğünde büyük tepki çekiyor. Büyük şehirlerde, özellikle İstanbul'da yeni gettoların oluşabileceği, yerleşik yabancı nüfusun artacağı ve bunun da konut fiyatlarını daha da ulaşılmaz hale getireceği endişesi hakim.

2026 yılı ise ekonomik açıdan kemerlerin daha da sıkılacağı, hatta nefes almanın bile zorlaşacağı bir yıl olacak. Vergi artışları, zamlar ve hayat pahalılığı vatandaşın belini bükerken, küresel piyasalarda da riskler artıyor. İran'ın silah ticareti için kripto paraları kullanma teklifi ve buna bağlı olarak kripto borsasında beklenen büyük çalkantı, yatırımcıları tedirgin ediyor. Daha da vahimi, bölgede İran'a yönelik taktiksel bir nükleer saldırı ihtimalinin dahi dillendirilmesi, 2026'nın sadece ekonomik değil, askeri açıdan da bir felaket yılı olabileceğinin sinyallerini veriyor.