Siyasi kulislerde son günlerde fırtına gibi esen tartışmalar, herkesin dikkatini çekiyor. Özellikle muhalefet liderlerinin karşı karşıya kaldığı yasal süreçler, konuşmaları ve kararları doğrudan etkiliyor mu sorusu gündemin en sıcak başlığı. Bu tablo, önümüzdeki dönemin siyasi haritasını şekillendirecek gibi duruyor.

Gösterişli yaşam tarzları veya ani zenginliklerle öne çıkan kişiler, son dönemde sıkı takibe alınıyor. Yürütülen operasyonlarda gözaltına alınanların ifadelerinde yeni isimler ortaya çıkıyor ve bu isimler hemen izlemeye alınarak gözaltı kararları veriliyor. Örneğin, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran'ın Kırıkkale'nin Keskin ilçesinde okullar ve spor salonları yaptırdığı, babası Özbek Saran'ın farklı dönemlerde bürokraside önemli roller üstlendiği biliniyor. Saran'ın bu tesisleri devlete bağışladığı ve bir okul açılışındaki mutluluğuna şahit olunduğu belirtiliyor.

Barış Terkoğlu'ndan Bomba Erken Seçim Çıkışı!
Barış Terkoğlu'ndan Bomba Erken Seçim Çıkışı!
İçeriği Görüntüle

Uyuşturucu sorunu ise toplumun en büyük yaralarından biri olarak devam ediyor. İçişleri Bakanlığı'nın yoğun mücadelesine rağmen, sorun tek bir kurumun çözebileceği boyutta değil. Cezaevlerinde 146 bin kişinin uyuşturucu suçlarından yatması, boyutları gözler önüne seriyor. Halk, satıcılara göz açtırılmamasını isterken, asıl hedefin Suriye ve Afganistan üzerinden uyuşturucu sokan baronlar olması gerektiği vurgulanıyor. Bataklığın kurutulması çağrıları yükselirken, şu anki yaklaşımın "kürdanla sivrisinek avlamak" gibi görüldüğü yorumları yapılıyor.

Operasyonlarda masumların da zarar gördüğü eleştirileri eksik olmuyor. Vatandaşlar, mücadelenin yetersiz olduğunu düşünürken, "bir masumu haksız yere tutacağına 99 suçlu kaçsın" anlayışı hakim. 20-30 sanatçının gözaltına alındığı operasyonlarda, sadece üç-beşinde uyuşturucu kullanımı tespit edilirken, negatif çıkanların lekelenmeme haklarının ihlal edildiği belirtiliyor. Gözaltından itibaren suçlu gibi gösterilmeleri, iftiraların gerçek gibi yansıtılması büyük tepki çekiyor.

Saygın gazetecilerin linç edildiği, iftiraların zor silindiği bir ortamda, Allah'ın herkesi iftiralardan korumasını dilemekten başka çare kalmıyor. Gözaltına alınanların mallarına tedbir konulması, mahkeme kararı olmadan savcı önlemleriyle TMSF'ye devredilmesi, firmalara kayyım atanmasıyla batağa sürüklenmesi gibi uygulamalar tartışma yaratıyor. Toplumsal davalarda mallara el koyma veya aile şirketleriyle tehdit gibi yöntemler, özensiz ve orantısız yetki kullanımı eleştirilerine yol açıyor.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel başta olmak üzere parti yöneticileri hakkında TBMM'ye çok sayıda dokunulmazlığın kaldırılması fezlekesi gönderildiği biliniyor. Tazminat davalarının da eksik olmadığı bu süreç, siyasetçileri konuşmaktan alıkoyuyor mu yoksa endişe mi yaratıyor sorusu gündemde. Milletvekillerinin konuştukça fezlekelerle karşılaşması, bu tabloyu daha da karmaşık hale getiriyor.

Özgür Özel'in bu konudaki yanıtı net ve kararlı: "Bizim düzeyimizde olan, siyasette sorumluluk almış insanların bunları düşünüp de endişelenme gibi bir hakkımız yok. Biz görevimizin gereğini cesaretle yapmak durumundayız. Karşımızdakine ‘Niye hastalık yapmaya çalışıyorsun?’ diye soramayız." Bu sözler, muhalefetin tavrını yansıtırken, gazetecilerin iktidara rahatsızlık verdiğinde hedef alınması da eleştiriliyor.

Yeni yıl kutlamaları yapılırken, özgür şartlarda konuşulabilen bir ortam özlemi çekiliyor. Bu bağlamda, Dr. Hasan Akgün'ün mesajı dikkat çekici. 1994'ten 2024'e kadar 7 dönem Büyükçekmece Belediye Başkanı seçilen Akgün, şu anda Marmara Cezaevi'nde bulunuyor. Mesajında şu ifadeler yer alıyor: “Zor zamanlardan geçtiğimiz bu dönemde; düşünce ve ifade özgürlüğünün, basın özgürlüğünün ve demokratik değerlerin korunması hepimiz için hayati önem arz etmektedir. Gerçeğin özgürce ifade edilebildiği bir toplum, güçlü bir demokrasinin temelidir. Yeni yılın; hukukun üstünlüğünün, özgürlüklerin ve toplumsal huzurun daha da güç kazandığı bir yıl olmasını diliyor, sağlık, huzur ve esenlik getirmesini temenni ediyorum. Kaleminizin gücü, gerçeğin ışığı olsun.”

Özgür Özel dokunulmazlık fezlekeleri tartışması, siyasi gerilimi artırırken, CHP içindeki dayanışmayı da test ediyor. Fezlekelerin sayısı ve içeriği, konuşma özgürlüğünü sınırlıyor mu sorusu cevapsız kalmıyor. Özel'in cesaret vurgusu, parti tabanında destek bulurken, operasyonların genişlemesi endişeleri büyütüyor.

Uyuşturucu baronları hedef alınması çağrıları, mevcut mücadelenin yönünü değiştirebilir mi? Sanatçı operasyonlarında masumların lekelenmesi, toplumsal güveni sarsıyor. İftira mekanizmalarının zor silinmesi, herkes için bir uyarı niteliği taşıyor.

Mallara tedbir ve kayyım uygulamaları, iş dünyasını tedirgin ediyor. Aile şirketleriyle tehdit gibi yöntemler, orantısız güç kullanımı olarak görülüyor. Bu süreçler, siyasi fezlekelerle birleşince daha geniş bir tablo ortaya çıkıyor.

Hasan Akgün'ün cezaevinden gelen yeni yıl mesajı, demokrasi ve özgürlük vurgusuyla yankı buluyor. Düşünce özgürlüğünün korunması çağrısı, güncel tartışmalara ışık tutuyor. Hukukun üstünlüğü talebi, yeni yılda en çok dile getirilen temenniler arasında.

Sonuç olarak, Özgür Özel'in dokunulmazlık dosyaları karşısındaki cesur duruşu, siyasi arenayı hareketlendiriyor. Fezlekeler ve operasyonlar zinciri, ifade özgürlüğünü sorgulatırken, cesaret çağrıları yükseliyor. Bu gelişmeler, önümüzdeki ayların siyasi gündemini belirleyecek gibi duruyor. Özgür Özel fezleke yanıtı, herkesin merakla izlediği bir konu haline gelmiş durumda. Gelişmeler, büyük dikkatle takip ediliyor.