Siyasi arena hiç bu kadar hareketli olmamıştı, son günlerde ortaya atılan bir iddia herkesin dilinde. Muhalefet cephesinden gelen sesler, güç odaklarını rahatsız edecek nitelikte. Bu tartışma, kamu kaynaklarının kullanımı konusunda uzun süredir devam eden soru işaretlerini yeniden gündeme taşıyor.
CHP'li milletvekili Salih Uzun, Bilal Erdoğan'a yönelik çok konuşulacak bir çıkış yaptı. "Köprü onlara mı tahsis edildi?" sorusu, doğrudan ve sert bir şekilde soruldu. Bu ifade, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı ve siyasi gerilimi artırdı. Uzun'un sözleri, belirli çevrelerin ayrıcalıklı konumuna işaret ederek, eşitlik ve adalet tartışmalarını alevlendirdi.
Köprü tahsisi iddiaları, yıllardır tartışılan yap-işlet-devret modellerini akla getiriyor. Bu projelerde, devasa yatırımlar belirli şirketlere veriliyor ve uzun yıllar boyunca gelirler bu yapılar üzerinden yönetiliyor. Salih Uzun'un sorusu, tam da bu noktada devreye giriyor: Acaba bu köprüler, belirli kişilere veya yakın çevrelerine mi tahsis edilmiş gibi işliyor? Bu soru, sadece bir köprüyle sınırlı kalmayıp, genel olarak kamu ihaleleri ve ayrıcalıklar zincirini hedef alıyor.
Bilal Erdoğan köprü tahsisi konusu, muhalefetin sıkça dile getirdiği nepotizm iddialarını hatırlatıyor. Bilal Erdoğan, çeşitli vakıf ve kuruluşların başında yer alırken, bu pozisyonların kamu kaynaklarıyla ilişkisi hep merak konusu oldu. Salih Uzun'un çıkışı, tam da bu bağlantıları sorguluyor. "Onlara mı tahsis edildi?" ifadesi, halkın parasının belirli bir gruba aktarılıp aktarılmadığını ima ediyor ve bu, geniş kesimlerde öfke yaratıyor.
CHP'li Salih Uzun Bilal Erdoğan tartışması, 2026'nın başlarında siyasi gündemi şekillendirecek gibi görünüyor. Uzun, açıklamasında köprünün kimlere hizmet ettiğini sorgulayarak, şeffaflık çağrısı yapıyor. Bu tür projelerin, halkın yararına değil, belirli ailelerin veya çevrelerin çıkarına mı hizmet ettiği sorusu, yıllardır cevapsız kalıyor. Uzun'un sert üslubu, bu cevapsızlığı yüzlere vuruyor.
Köprü onlara mı tahsis edildi sorusu, sadece teknik bir detay değil, aynı zamanda sembolik bir anlam taşıyor. Köprüler, bağlantı ve geçiş anlamına gelirken, burada adeta bir ayrıcalık köprüsü çiziliyor. Salih Uzun'un Bilal Erdoğan'a yönelttiği bu soru, muhalefetin güç odaklarına karşı mücadelesinde yeni bir silah haline geliyor. Kamuoyu, bu iddiaların belgelerle desteklenmesini bekliyor.
Bilal Erdoğan CHP tepki dalgası, sosyal medyada ve siyasi kulislerde hızla yayılıyor. Birçok kişi, bu çıkışı "cesur bir hamle" olarak nitelendirirken, diğerleri detayların ortaya çıkmasını istiyor. Köprü tahsisi iddiası, geçmişteki benzer tartışmaları hatırlatıyor: İhaleler, vakıflar, aile bağlantıları... Tüm bunlar, siyasi güven erozyonunu derinleştiriyor.
Salih Uzun'un açıklamaları, köprülerin geçiş garantileri ve yüksek geçiş ücretlerini de gündeme getiriyor. Halk yüksek ücretler öderken, işletmeci şirketlerin karları rekor kırıyor. Bu karların nereye gittiği, kimin cebine aktığı sorusu, Uzun'un "onlara mı tahsis edildi?" ifadesiyle somutlaşıyor. Bilal Erdoğan'ın adı geçtiği için, tartışma kişisel bir hal alıyor.
CHP Bilal Erdoğan çıkışları, partinin genel stratejisinde önemli yer tutuyor. Muhalefet, yolsuzluk ve ayrıcalık iddialarını sürekli gündemde tutarak, halkın desteğini artırmayı hedefliyor. Bu son soru, tam da bu stratejinin bir parçası. Köprü tahsisi skandalı mı yoksa rutin bir sorgulama mı, zaman gösterecek.
Bilal Erdoğan köprü iddiaları, ekonomik kriz döneminde daha da anlam kazanıyor. Halk geçim derdindeyken, devasa projelerin belirli çevrelere yarar sağladığı algısı güçleniyor. Salih Uzun'un sorusu, bu algıyı pekiştiriyor ve siyasi polarizasyonu artırıyor.
Sonuç olarak, "Köprü onlara mı tahsis edildi?" sorusu, 2026'nın siyasi haritasını değiştirebilecek potansiyele sahip. Salih Uzun'un Bilal Erdoğan'a yönelik bu çıkışı, tartışmaları alevlendirirken, cevapların ne olacağı merakla bekleniyor. Bu gerilim, önümüzdeki günlerde daha da yükselecek gibi duruyor. Kamuoyu, şeffaf açıklamalar istiyor ve bu soru işaretleri büyüyor.




