Geçtiğimiz günlerde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan gelen ve hemen ardından hızla silinen bir açıklama, uluslararası ilişkilerde büyük bir gizemi ortaya çıkardı. Başlangıçta yapılan duyuruda, savcılığın Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) İstihbaratı adına çalışan dört şüpheliye yönelik bir operasyon düzenlediği belirtilmişti.
Bu kritik duyurunun detaylarına göre, BAE istihbaratına dahil bir kişinin Türkiye'de telefon hattı aldığı, SIM kart kullanarak sosyal medya hesabı açtığı ve özellikle savunma sanayi şirketleriyle irtibata geçerek bilgi almaya çalıştığı iddia ediliyordu. İlk açıklamada üç şüphelinin yakalandığı, yurt dışındaki bir kişi için ise yakalama kararı çıkarıldığı ilan edilmişti.
Ancak bu çarpıcı haber, öğle saatlerinde yayınlandıktan sadece bir saat sonra, savcılık tarafından geri çekildi. İlk önce Birleşik Arap Emirlikleri ismi çıkartılarak sadece "istikbari bilgiler ele geçirme çabasında olan üç kişi tutuklandı" şeklinde bir düzenleme yapıldı. Fakat bu da yetmedi ve savcılık yeniden bir açıklama yaparak, güvenlik kaynaklarından gelen haberlere göre olayın Birleşik Arap Emirlikleri ile hiçbir irtibatı olmadığını duyurmak zorunda kaldı.
Diplomatik Baskı ve BAE'nin Küresel Rolü
Uzmanlar, savcılığın bu hızlı hamlesinin, yukarıdan gelen bir uyarıya işaret ettiğini düşünüyor. Başsavcılığın önce BAE’nin adını vermesi, ardından apar topar bu ülkenin ismini silmesi, diplomatik kriz yarattığı endişesinden kaynaklanmış olabilir. Görünüşe göre iktidar, bu ülkeyi kızdırmak istemediği için savcılık geri adım atmak zorunda kaldı.
Peki, Birleşik Arap Emirlikleri neden bu kadar hassas? BAE'nin, dünya sisteminin tetikçiliğini yapan bir ülke olduğu belirtiliyor. İzleyicilere hatırlatıldığı üzere, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve özellikle eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, BAE'yi daha önce 15 Temmuz darbe girişiminin finansörü olmakla suçlamışlardı. Ayrıca, siyasi gerilimlerin ardından Sedat Peker'in de BAE'ye gitmiş olması, ülkenin hassas konumunu güçlendirmişti.
Ancak 2023 seçimlerinden 7-8 ay önce BAE'nin Türkiye'yi ziyaret etmesi, uzmanlarca, seçimlerin Erdoğan'a verilmesi anlamına geldiği şeklinde yorumlanmıştı. BAE, İsrail ve ABD ile yakın ilişkilere sahip olup, Ortadoğu'da Batı'nın bir nevi "tetikçisi" gibi davranıyor. Dolayısıyla, BAE ile arayı iyi tutmak, dünya sistemiyle de arayı iyi tutmak anlamına geliyor. Bu uluslararası pozisyon, savcılığın ani geri çekilme kararını ve diplomatik baskıyı açıklayan en önemli faktör olarak değerlendiriliyor. Bu olay, ülkenin büyük bir krizi hızla örtbas etme çabasını ortaya koymuştur.




