Ekonomi gündeminin en sıcak başlığı olan altın fiyatları, peş peşe kırdığı rekorlarla yatırımcıların ve vatandaşların yakın takibinde olmaya devam ediyor. Özellikle küresel piyasalarda yaşanan gelişmeler, merkez bankalarının aldığı pozisyonlar ve jeopolitik gerilimler, sarı metalin seyrini belirleyen ana unsurlar olarak öne çıkıyor. Davos Zirvesi'nden gelen mesajların ardından piyasalardaki oynaklık artarken, herkes altının, gümüşün ve döviz kurlarının gelecekte nasıl bir rota izleyeceğini merak ediyor. Tam da bu noktada, alanında uzman isimlerden gelen çarpıcı analizler, piyasaların geleceğine ışık tutuyor.
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, katıldığı bir televizyon programında yaptığı değerlendirmelerle dikkatleri üzerine çekti. Şener, 2024 yılında başlayan yükseliş trendinin 2025 yılında da hız kesmeden devam ettiğini ve bu ivmenin 2026 yılında da süreceğini belirtti. Özellikle küresel gerginliklerin ve uluslararası normların dışına çıkan siyasi hamlelerin, dünya ekonomilerinde ciddi bir tedirginlik yarattığını vurgulayan uzman isim, bu durumun ülkeleri güvenli liman arayışına ittiğini ifade etti.
Piyasalardaki bu belirsizlik ortamı, sadece bireysel yatırımcıları değil, devletleri de yeni stratejiler belirlemeye zorluyor. Şener'in analizlerine göre, başta Çin olmak üzere birçok ülke merkez bankası rezervlerini altınla güçlendirme yoluna gidiyor. Ayrıca, küresel ticaretin bel kemiği olan SWIFT sistemine alternatif arayışların hız kazanması, mevcut ekonomik dengeleri sarsıyor. Tedirginliğin hakim olduğu bu atmosferde, altın, gümüş ve bakır gibi emtialar, yatırımcılar için en güçlü sığınak olma özelliğini koruyor.
Önümüzdeki dönem için kritik bir tarih veren Şener, altının ons fiyatında daha önce hayal bile edilemeyen seviyelerin görülebileceğine işaret etti. Aralık ayında 4.800–5.000 dolar seviyelerinin konuşulduğunu ancak ocak ayı itibarıyla 4.850 doların aşıldığını hatırlatan Şener, mart ayına dikkat çekti. Küresel gerginliklerin sürmesi ve FED politikalarında beklenen değişikliklerin gerçekleşmesi durumunda, kısa vadede 4.900 doların, mart ayına kadar ise 5.000 dolar seviyesinin test edilmesinin mümkün olduğunu belirtti.
Uzman isim, gram altın tarafında ise yatırımcıları temkinli olmaları konusunda uyardı. Döviz kurlarındaki stabilizasyona rağmen ons altındaki yükselişin gram fiyatlarına doğrudan yansıdığını belirten Şener, sert yükselişlerin yaşandığı dönemlerin risk barındırdığını hatırlattı. Yükseliş ne kadar hızlı ve dik olursa, olası geri çekilmelerin de o denli sert olabileceği uyarısında bulunarak, yatırımcıların piyasa hareketlerini soğukkanlılıkla takip etmeleri gerektiğini vurguladı. ABD'de faizlerin düşürülmesi yönündeki beklentilerin de kıymetli metalleri desteklemeye devam edeceği öngörülüyor.


