AKP'nin eski vekilleri arasında patlak veren tartışmalar, son dönemde partinin iç dinamiklerini en çıplak haliyle gözler önüne seriyor. Sosyal medya platformları, bu tür hesaplaşmaların arenası haline gelirken, her paylaşım yeni bir gerilim dalgası yaratıyor. Terörle mücadele ve barış süreçleri gibi hassas konular, eski yol arkadaşlarını karşı karşıya getiriyor; zira her ifade, hem kişisel itibarları hem de siyasi ittifakları doğrudan etkiliyor. Vatandaşlar, bu kavgaların perde arkasını merak ederken, söylenen sözlerin ne kadar ileri gittiğini sorguluyor. Bu tür olaylar, AKP'nin eski kadrolarındaki kırılganlıkları ortaya koyarken, kamuoyunda geniş yankı buluyor ve ittifak ilişkilerini test ediyor.

Şamil Tayyar'ın son açıklamaları, bu tartışmanın fitilini ateşledi. Tayyar, TV programında İmralı'daki görüşmeye dair çarpıcı iddialarda bulunarak, "Son görüşmede süreç başarılı olmazsa, hani DEM Partili Gülistan Koçyiğit anlatıyor ya, 'darbe mekaniği işler' diye... Orada biraz daha açıyor konuyu. Devlet Bey'e önemli cümleler kullanıyor. Onun girişimini çok önemsiyor. Eğer süreç başarılı olmazsa MHP içinde Devlet Bey'e darbe yapılacağını söylüyor. Bahçeli kısmı şuna kadar hiç konuşulmadı. İlk defa ifade ediyorum" sözlerini sarf etmişti. Bu ifade, salonda ve sosyal medyada büyük yankı uyandırdı; zira Tayyar, Öcalan'ın Bahçeli'ye yönelik spesifik bir tehdit ima ettiğini öne sürerek, süreci MHP iç dinamiklerine bağladı. Tayyar'ın bu çıkışı, terörsüz Türkiye komisyonunun çalışmalarını da gündeme taşırken, ittifak cephesinde soru işaretleri yarattı.

Tayyar, açıklamalarına devam ederek sürecin önündeki engelleri de işaret etti. "Sayın Cumhurbaşkanımızdan Devlet Bey’e bu sürecin akamete uğramaması için elinden geldiğince zerafetle davranıyor. Bazen toplumun belli bir kesimini de rahatsız edecek bir şekilde bile iddialı cümleler kullanıyorlar. Ama bütün bunlara rağmen aynı hassasiyeti karşı tarafta yani DEM’de göremiyoruz. Bu sürecin önündeki en önemli engellerden birisi DEM. En son İmralı ziyaretiyle ilgili Cumhur İttifakı, görüşmenin gizliliğine olağanca dikkat gösterirken DEM Parti gitti PKK’nin yayın organlarına her şeyi anlattı" diyerek, DEM Parti'yi suçladı. Bu sözler, Tayyar'ın ittifakın hassasiyetlerini koruma çabasını yansıtırken, karşı taraftan gelen tepkileri de tetikledi. Tayyar'ın DEM Parti'ye yönelik eleştirileri, sosyal medyada destek ve eleştiri yağmuruyla karşılandı; bazı kullanıcılar bunu "gerçekçi bir uyarı" olarak görürken, diğerleri "siyasi manipülasyon" olarak nitelendirdi.

Cizre'de Tarihi Buluşma: Barış Adımları ve Sokaklardaki Coşku
Cizre'de Tarihi Buluşma: Barış Adımları ve Sokaklardaki Coşku
İçeriği Görüntüle

Mehmet Metiner, Tayyar'ın bu iddialarına kayıtsız kalmadı ve sosyal medya hesabından sert bir yanıt verdi. Metiner, MHP'ye Tayyar'ın darbe iddiasını sorduğunu belirterek, "MHP’DEN ŞAMİL TAYYAR’A SERT YANIT. Şamil Tayyar’ın İmralı’da kendisiyle görüşen Meclis heyetine Öcalan’ın “Süreç başarılı olmazsa MHP’de Bahçeli’ye karşı darbe olur!” iddiasını MHP’nin medya ve tanıtımdan sorumlu değerli genel başkan yardımcısı İsmail Özdemir’e sordum. Bana verdiği cevap aynen şu oldu: SAÇMALAMIŞ!" paylaşımını yaptı. Bu kısa ama vurucu yanıt, MHP'nin resmi duruşunu yansıtırken, Tayyar'a doğrudan "saçmalamış" ithamını taşıyordu. Metiner'in paylaşımı, binlerce etkileşim aldı ve MHP cephesinden gelen bu net tavır, ittifak içindeki koordinasyonu pekiştirdi. Sosyal medya kullanıcıları, Metiner'in MHP'ye danışma hamlesini "stratejik bir adım" olarak yorumladı.

Tayyar, Metiner'in bu paylaşımına anında tepki göstererek, sosyal medyadan ateş püskürdü. "Mehmet Metiner isimli kifayetsiz muhteris, son dönem PKK sözcüsü gibi ona buna saldırıyor, küçük aklıyla ayar vermeye çalışıyor. Bana da defalarca saldırdı, bir dönem AK Parti’de vekillik yapması nedeniyle saldırılarına kör ve sağır kalmayı tercih ettim. Bugünkü şark kurnazlığı karşısında artık yeter. Bak müptezel! AK Parti ilişkisini nasıl ranta dönüştürdüğünü, sahte kabadayılığının gerisinde ne tür çıkar ilişkisi olduğunu herkes biliyor. Devletin âli menfaatleri senin anlayacağın, idrak edeceğin mevzular değil. Bir gün o kirli hesaplarının hesabını vereceksin, bugünkü yılışıklıkların da seni kurtaramayacak" diyerek, Metiner'e ağır ithamlarda bulundu. Tayyar'ın "kifayetsiz muhteris", "müptezil", "PKK sözcüsü" ve "kirli hesaplar" gibi ifadeleri, kavgayı kişisel bir seviyeye taşıdı. Bu sözler, sosyal medyada hızla yayıldı ve eski vekiller arasındaki gerilimi zirveye çıkardı; kullanıcılar, bu tür ağır ithamların AKP'nin eski kadrolarını nasıl böldüğünü tartıştı.

Metiner, Tayyar'ın bu sert yanıtına karşı çok kısa bir paylaşım yaparak, "Söylenene değil, söyleyene bakarım adam mı diye?" dedi. Bu ironik ve vurucu cümle, Tayyar'ın karakterini sorgularken, tartışmayı daha da alevlendirdi. Metiner'in bu paylaşımı, sosyal medyada binlerce yorum aldı; bazıları Metiner'i desteklerken, diğerleri Tayyar'ın iddialarını savunarak kavgaya dahil oldu. Bu kısa ifade, Metiner'in Tayyar'ı "adam yerine koymama" tavrını net bir şekilde ortaya koydu ve eski AKP vekilleri arasındaki kırgınlıkları su yüzüne çıkardı. Tartışma, 30 Kasım 2025'te zirve yaptı ve saat 18:41'de güncellenen haberlerle kamuoyuna yansıdı.

Bu kavga, AKP'nin içindeki eski vekillerin süreç polemiğinde nasıl kutuplaştığını gösteriyor. Tayyar'ın DEM Parti ve İmralı ziyaretine dair eleştirileri, Metiner'in MHP'ye danışılarak verdiği yanıt ve ardından gelen kişisel saldırılar, ittifakın hassas dengelerini sarsıyor. Tayyar'ın "şark kurnazlığı" ve "yılışıklık" ithamları, Metiner'in "saçmalamış" ve "söylenene değil söyleyene bakarım" karşılıklarıyla birleşince, kavgada bile söylenmeyecek sözler havada uçuştu. Sosyal medya analistleri, bu tartışmanın AKP'nin eski kadrolarını nasıl zayıflattığını değerlendirirken, vatandaşlar ittifakın geleceğini merak ediyor. Bu olay, terörle mücadele tartışmalarını kişisel hesaplaşmalara dönüştürerek, kamu vicdanını meşgul etti.

AKP'deki bu kriz, daha geniş bir bağlamda partinin iç dinamiklerini yansıtıyor. Eski vekillerin sosyal medya üzerinden bu kadar sertleşmesi, teşkilat içinde bastırılmış gerilimlerin dışa vurumu olarak görülüyor. Tayyar'ın Bahçeli'ye darbe iddiası, Metiner'in MHP'den aldığı "saçmalamış" yanıtıyla çürütülürken, Tayyar'ın Metiner'e yönelik "ranta dönüştürme" suçlaması, eski ilişkilerin ne kadar yıprandığını ortaya koydu. Metiner'in son paylaşımı, tartışmayı bir soru işaretiyle bitirirken, Tayyar'ın uzun ve öfkeli yanıtı, kavgayı uzatma potansiyeli taşıyor. Bu hesaplaşma, AKP'nin 2025 sonundaki siyasi manzarasını renklendirirken, ittifak ortaklarının sessiz kalması dikkat çekici.

Sonuç olarak, Şamil Tayyar ve Mehmet Metiner arasındaki bu sosyal medya savaşı, AKP eski vekillerinin süreç polemiğinde ne kadar derin yarıklar açtığını kanıtlıyor. Darbe mekaniği iddialarından "kifayetsiz muhteris" ithamlarına, "saçmalamış" yanıtından "söylenene değil söyleyene bakarım" ironisine uzanan bu kavga, kavgada bile söylenmeyecek sözlerle dolu. 30 Kasım 2025'te patlak veren bu kriz, ittifakın iç uyumunu test ederken, vatandaşlar yeni gelişmeleri merakla bekliyor. Bu tartışma, sadece kişisel bir hesaplaşma değil, Türkiye'nin siyasi geleceğini etkileyen bir ayna; zira her söz, yarınların ittifaklarını şekillendirebilir.