Popüler teknoloji ve içerik üretimi uzmanı Ozan Sihay, yayınladığı son videoda Adobe ekosistemindeki kullanıcıların çoğunun farkında olmadığı veya tam kapasiteyle kullanmadığı beş kritik yapay zeka özelliğini detaylandırdı. İçerik üreticilerinin iş akışlarını hızlandırmayı hedefleyen bu rehber, Adobe'nin iki farklı yapay zeka altyapısı olan Sensei ve Firefly arasındaki temel farkları açıklayarak başlıyor. Sihay, Sensei'nin bilgisayarın donanım gücünü kullanarak internete ihtiyaç duymadan lokal olarak çalıştığını, Firefly'ın ise bulut tabanlı olup internet bağlantısı gerektirdiğini vurguluyor. Bazı durumlarda hibrit çalışan bu sistemlerin, kullanıcının ihtiyacına göre nasıl optimize edileceği ise videonun en can alıcı noktalarından birini oluşturuyor.
Photoshop kullanıcılarının sıklıkla başvurduğu arka plan kaldırma ve obje seçme araçlarında genellikle gözden kaçan önemli bir detay bulunuyor. Seçim aracının hemen yanında yer alan küçük ok işaretine tıklandığında kullanıcılara "Device" (Cihaz) ve "Cloud" (Bulut) olmak üzere iki seçenek sunuluyor. İnternetsiz ortamlarda veya hız gerektiren durumlarda cihaz seçeneği Adobe Sensei altyapısıyla çalışarak sistemin gücüne göre anlık sonuçlar veriyor. Ancak saç telleri gibi karmaşık detayların olduğu görsellerde bulut seçeneğinin tercih edilmesi, verilerin Adobe sunucularında işlenmesini sağlayarak çok daha kusursuz sonuçlar ortaya çıkarıyor. Sihay, bu ayarın her seferinde manuel olarak yapılmaması için Edit menüsündeki tercihler kısmından işlem ayarlarının "More Stable" (Daha Kararlı) olarak değiştirilmesini öneriyor.
Yapay zeka denildiğinde akla gelen ilk özelliklerden biri olan Generative Fill (Üretken Dolgu), artık çok daha gelişmiş modellerle kullanıcı karşısına çıkıyor. Videoda bahsedilen "Nano Banana" ve "Gemina 2.5" gibi yeni modeller, görseller üzerinde yapılan değişikliklerin gerçekçiliğini artırıyor. Ozan Sihay, bu özelliği kullanırken tüm görselin değiştirilmesi yerine bölgesel seçimler (in-paint) yapılmasının önemine dikkat çekiyor. Tüm görsel yapay zeka ile yeniden oluşturulduğunda çözünürlük kaybı yaşanabilirken, sadece kıyafet veya obje gibi belirli alanların seçilerek değiştirilmesi, fotoğrafın orijinal piksel kalitesinin korunmasını sağlıyor. Kırmızı bir palto giydirme örneği üzerinden gösterilen bu teknik, profesyonel sonuçlar almak isteyenler için kritik bir ipucu niteliğinde.
Ürün fotoğrafçılığı ve manipülasyonla uğraşanlar için "Harmonize" (Uyumla) özelliği adeta bir hayat kurtarıcı olarak öne çıkıyor. Farklı bir arka plana yerleştirilen ürünlerin ışık ve gölge uyumsuzluklarını manuel olarak düzeltmek eskiden saatler alan bir işlemdi. Ancak hem lokal hem de bulut tabanlı çalışan hibrit Harmonize özelliği, bir kahve fincanı veya kitap gibi objeleri yeni zeminlerine kusursuzca oturtuyor. Sihay'ın örneğinde, ürün üzerindeki yazıların bozulmadan gölgelerin yumuşatılması ve ortam ışığının objeye yansıtılması, bu özelliğin ne kadar hassas çalıştığını kanıtlıyor. Bu sayede yapay zeka ile oluşturulan arka planlara gerçek ürünleri yerleştirmek saniyeler süren bir işleme dönüşüyor.
Photoshop'un içine entegre edilen bir diğer yenilik ise dünyaca ünlü çözünürlük yükseltme aracı Topaz'ın sisteme dahil edilmesi. "Generative Upscale" başlığı altında sunulan bu özellik, görsellerin çözünürlüğünü dört kata kadar artırabiliyor. Ancak Ozan Sihay, yaptığı dürüst incelemede bu entegrasyonun henüz harici Topaz uygulaması kadar mükemmel sonuçlar vermeyebileceğini belirtiyor. Düşük çözünürlüklü bir portre üzerinde yapılan testte, yüz detaylarının kısmen kurtarıldığı ancak kıyafet dokusunun bozulduğu görülüyor. Yine de bu özelliğin Photoshop içinden çıkmadan hızlı sonuç almak isteyen kullanıcılar için önemli bir alternatif olduğu inkar edilemez bir gerçek.
Video düzenleme tarafında ise Premiere Pro'ya eklenen "AI Object Mask Tool" (Yapay Zeka Nesne Maskeleme Aracı), kurgu sürecinde zamanla yarışanlar için büyük bir kolaylık sağlıyor. Hareket halindeki bir boksörün veya nesnenin arkasına yazı eklemek için kullanılan Roto Brush aracıyla dakikalar süren işlemler, bu yeni araç sayesinde saniyeler içinde tamamlanabiliyor. Sistem gücünü kullanan bu özellik, videodaki objeyi otomatik olarak takip ederek maskeliyor ve katmanlar arasına metin veya grafik eklenmesine olanak tanıyor. Saç detaylarında çok hassas olmasa da, hızlı ve dinamik kurgular için sunduğu pratiklik videoda müthiş bir pratiklik sağlıyor sözleriyle ifade ediliyor.
Yatay çekilen videoların sosyal medya için dikey formata dönüştürülmesi sürecinde "Auto Reframe" özelliği devreye giriyor. Eskiden manuel olarak yapılan kadraj takibi, artık yapay zeka tarafından otomatik olarak gerçekleştiriliyor. Videodaki ana özne, ister bir araba ister koşan bir insan olsun, 9:16 formatında sürekli kadrajın merkezinde tutuluyor. Bu işlemlerin arkasındaki donanım gücüne de değinen Ozan Sihay, kullandığı Asus Pro Art P16 dizüstü bilgisayarın içinde bulunan AMD Ryzen AI 9 işlemci ve Nvidia GeForce RTX 5070 ekran kartının önemini vurguluyor. Özellikle RTX 5070 gibi yeni nesil donanımların, yapay zeka işlemlerini ve 4K video kurgularını bekleme süresi olmadan akıcı bir şekilde gerçekleştirebilmesi, içerik üretiminin geleceği adına heyecan verici bir tablo çiziyor.




