Adliye binaları, adaletin dağıtıldığı kutsal mekanlar olarak bilinir. Ancak zaman zaman burada yaşanan olaylar, güvenlik önlemlerinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serer. Özellikle meslektaşlar arasında meydana gelen beklenmedik durumlar, hem çalışanları hem de kamuoyunu derinden sarsar. Son dönemde yaşanan bir olay, bu tür risklerin ne kadar gerçek olabileceğini acı bir şekilde ortaya koydu.
Olay, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi’nde görev yapan kadın hakim Aslı Kahraman’ın duruşma sırasında silahla vurulmasıyla gerçekleşti. Saldırıyı gerçekleştiren kişi, Anadolu Adliyesi’nde görevli savcı Muhammet Çağatay Kılıçaslan’dı. İkili arasında eski eş ilişkisi bulunduğu öğrenilirken, saldırı tam duruşma esnasında mahkeme salonunda meydana geldi.
Saldırı anı, adliye çalışanları ve orada bulunanlar için tam bir kabus gibiydi. Savcı Kılıçaslan, silahını çekerek eski eşi olan hakim Aslı Kahraman’a ateş etti. Kurşun, hakimin kasık bölgesine isabet etti. Bu ani ve şiddetli saldırı, salonu bir anda panik alanına çevirdi. Çevrede bulunanlar büyük korku yaşarken, hemen tıbbi müdahale ekipleri olay yerine çağrıldı.
Yaralı hakim Aslı Kahraman, olay yerinden ilk müdahalenin ardından en yakın hastaneye kaldırıldı. Sağlık ekipleri tarafından yapılan müdahalelerle hayati tehlikesi ortadan kalkarken, yetkililerden gelen açıklamada sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. Bu haber, olayın yarattığı endişeyi bir nebze olsun hafifletti.
Olayın hemen ardından adliye çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Çok sayıda polis ekibi bölgeye sevk edilirken, adliye binası adeta abluka altına alındı. Saldırgan savcı Muhammet Çağatay Kılıçaslan, olay yerinde gözaltına alındı. Güvenlik güçleri tarafından etkisiz hale getirilen Kılıçaslan, ifadeye alınmak üzere emniyete götürüldü.
Adliye yönetimi ve ilgili makamlar tarafından olayla ilgili hemen soruşturma başlatıldı. Kartal’daki Bölge Adliye Mahkemesi’nin bulunduğu alanda, Anadolu Adalet Sarayı’nın hemen yanında gerçekleşen bu saldırı, adalet mekanizmasının içindeki bireylerin de ne tür risklerle karşı karşıya kalabileceğini gösterdi. Soruşturmanın detayları merakla beklenirken, olayın aydınlatılması için tüm imkanlar seferber edildi.
Bu tür olaylar, adliye çalışanlarının karşılaştığı zorlukları bir kez daha gündeme getiriyor. Özellikle kişisel anlaşmazlıkların iş yerine taşınması, ciddi güvenlik sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Yaşanan saldırı, hem hakimlerin hem de savcıların görevlerini yerine getirirken ne kadar dikkatli olunması gerektiğini hatırlatıyor.
Aslı Kahraman’ın görevi sırasında böyle bir saldırıya uğraması, meslektaşları arasında büyük üzüntü yarattı. Kadın hakimlerin adalet sistemindeki önemli rolü düşünüldüğünde, bu olay ekstra bir hassasiyet oluşturdu. Sağlık durumunun iyi olması, en azından olumlu bir gelişme olarak kaydedildi.
Saldırganın gözaltına alınması ve soruşturmanın başlaması, olayın hızlı bir şekilde ele alınmasını sağladı. Adliye çevresindeki yoğun güvenlik tedbirleri, benzer olayların önüne geçmek adına alınan önlemlerin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Olay yerindeki incelemeler devam ederken, tanıkların ifadeleri de soruşturmaya ışık tutacak.
Adliye binalarında silahlı saldırı gibi olayların yaşanması, güvenlik protokollerinin yeniden gözden geçirilmesine neden oluyor. Duruşma salonlarında alınan tedbirler, böyle trajedilerin tekrarlanmaması için kritik öneme sahip. Bu olay, tüm adalet camiasını derinden etkiledi.
Sonuç olarak, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nde yaşanan bu silahlı saldırı, hem bireysel hem de kurumsal düzeyde önemli dersler çıkarılması gereken bir olay olarak kayıtlara geçti. Yaralı hakimin iyileşme süreci takip edilirken, soruşturmanın adil bir şekilde sonuçlanması bekleniyor. Adaletin dağıtıldığı mekanlarda huzurun sağlanması, herkesin ortak temennisi.




