Kış aylarında hava koşulları, ulaşım sektörünü en çok etkileyen faktörlerin başında geliyor. Özellikle yoğun kar yağışı ve fırtına beklentisi, uçuş planlamalarını doğrudan değiştiriyor. Havayolu şirketleri, yolcu güvenliğini ön planda tutarak önlemler alırken, ani kararlar binlerce kişiyi etkileyebiliyor. Son günlerde yaşanan gelişmeler, bu durumun en somut örneklerini ortaya koyuyor.
İstanbul'da 12 Ocak Pazartesi günü beklenen olumsuz hava şartları nedeniyle Meteorolojik Acil Durum Komitesi (MADKOM) uçuş kısıtlaması kararı aldı. Bu karar doğrultusunda Türk Hava Yolları (THY), İstanbul Havalimanı kalkışlı ve varışlı toplam 54 seferini iptal ettiğini duyurdu. İptaller, hem iç hat hem dış hat uçuşlarını kapsıyor ve yolcuların planlarını yeniden gözden geçirmesini gerektiriyor.
Ajet Hava Yolları da benzer bir adım attı. Sabiha Gökçen Havalimanı kalkışlı ve varışlı 24 sefer iptal edildi. Toplamda 78 uçuşun etkilendiği bu durum, İstanbul'un iki ana havalimanında yoğunluk yaratırken, bağlantılı seferler de dolaylı olarak aksayabiliyor. Olumsuz hava koşulları, görüş mesafesinin düşmesi, pistlerde buzlanma ve rüzgar hızının artması gibi riskler nedeniyle bu tür kısıtlamalar zorunlu hale geliyor.
THY İletişim Başkanı Yahya Üstün, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, MADKOM kararının gereği olarak 12 Ocak tarihli İstanbul Havalimanı seferlerinde kısıtlama yapıldığını belirtti. Benzer şekilde Ajet Basın Müşaviri Mehmet Yeşilkaya, Sabiha Gökçen Havalimanı'ndaki iptalleri olumsuz hava koşullarıyla gerekçelendirdi. Her iki şirket de yolcuların mağduriyetini en aza indirmek için çaba gösteriyor.
Uçuş iptalleri, özellikle iş seyahati yapanlar ve tatil planı olanlar için zorlayıcı olabiliyor. İptal edilen seferlerde biletli yolcular, havayolu şirketlerinin politikalarına göre ücretsiz değişiklik yapma veya iade alma hakkına sahip. Ancak yoğunluk nedeniyle çağrı merkezleri ve online sistemler aşırı yüklenme yaşayabiliyor. Yolcuların mobil uygulamalar üzerinden durum takibi yapması, en hızlı bilgi kaynağı oluyor.
Olumsuz hava koşulları sadece uçuşları değil, havalimanı transferlerini de etkiliyor. Kara yolu ulaşımında oluşabilecek aksamalar, bağlantı uçuşlarını kaçırma riskini artırıyor. Uzmanlar, yolculara erken hareket etmelerini, alternatif ulaşım seçeneklerini değerlendirmelerini öneriyor. Ayrıca bagaj teslimi ve güvenlik kontrollerinde gecikmeler yaşanabileceği için havalimanına normalden daha erken varılması faydalı oluyor.
Havacılık sektöründe güvenlik her zaman öncelikli. MADKOM gibi komiteler, meteorolojik verileri anlık izleyerek kritik kararlar alıyor. Bu tür kısıtlamalar, potansiyel riskleri önleyerek hem yolcu hem mürettebat güvenliğini koruyor. Geçmiş deneyimlere bakıldığında, benzer hava olaylarında alınan önlemler ciddi kazaların önüne geçmiş durumda.
Yolcuların en çok merak ettiği konulardan biri, iptal edilen seferlerin ne zaman normale döneceği. Hava tahminlerine göre koşulların iyileşmesiyle uçuşlar kademeli olarak yeniden başlayabilir. Ancak ani değişiklikler için şirket duyurularını takip etmek şart. Özellikle dış hat yolcuları, vize ve bağlantı sürelerini göz önünde bulundurarak planlama yapmalı.
Bu tür durumlar, havayolu şirketlerini de operasyonel zorluklarla karşı karşıya bırakıyor. Uçak rotasyonları, mürettebat planlamaları ve yakıt yönetimi gibi unsurlar yeniden düzenleniyor. Şirketler, mümkün olan en kısa sürede normal sefere dönmek için ekiplerini hazır tutuyor.
Kış mevsiminin getirdiği bu zorluklar, aynı zamanda sektörün dayanıklılığını test ediyor. Yolcu hakları konusunda bilinçlenme arttıkça, şirketler daha şeffaf iletişim kurmaya özen gösteriyor. İptal durumlarında tazminat talepleri, gecikme sürelerine göre değişebiliyor.
Sonuç olarak, 12 Ocak için planlanan seyahatler büyük ölçüde etkilenmiş durumda. Yolcuların sakin kalmaları, resmi kanallardan bilgi almaları ve esnek planlar yapmaları önem taşıyor. Hava koşullarının düzelmesiyle birlikte uçuşlar normale dönecek, ancak şu an için tedbirli olmak en doğru yaklaşım. Gelişmeleri yakından izlemeye devam edeceğiz.




