Küresel güç dengelerinde kartlar yeniden dağıtılıyor. Son günlerde yaşanan gelişmeler, askeri stratejileri ve güvenlik doktrinlerini kökünden sarsacak nitelikte. Uzun süredir perde arkasında devam eden teknolojik yarış, sahada somut bir gövde gösterisine dönüştü ve bu durum batılı başkentlerde derin bir endişe dalgası yarattı. Mevcut savunma sistemlerinin yetersiz kaldığı, oyunun kurallarının yeniden yazıldığı bir döneme girildiğine dair işaretler artarken, son yapılan hamle korkunun boyutunu gözler önüne serdi. Artık hiçbir yerin eskisi kadar güvenli olmadığı algısı, kıta genelinde hızla yayılıyor.

Söz konusu paniğin merkezinde ise hipersonik teknolojiyle donatılmış yeni nesil bir silah sistemi yer alıyor. Rusya'nın Ukrayna sahasında, özellikle Dnipro kentindeki bir savunma sanayii tesisine yönelik gerçekleştirdiği saldırı, sadece bölgesel bir çatışma hamlesi değil, tüm dünyaya verilen net bir mesaj olarak yorumlandı. "Oreshnik" adı verilen bu yeni sistem, savaş alanında ilk kez denenirken, ortaya çıkan sonuçlar askeri uzmanları ve NATO yetkililerini kara kara düşündürmeye başladı. Çünkü eldeki veriler, bu hız ve kapasitedeki bir saldırıyı durdurabilecek herhangi bir hava savunma kalkanının henüz Avrupa envanterinde bulunmadığını gösteriyor.

Suriye Krizi Derinleşiyor: Sınırdaki Yeni Tehditler
Suriye Krizi Derinleşiyor: Sınırdaki Yeni Tehditler
İçeriği Görüntüle

Rus liderin yaptığı çarpıcı açıklamalar ise endişeyi körükleyen bir diğer faktör oldu. Yapılan denemenin tam başarıyla sonuçlandığını duyuran lider, bu silahın nükleer olmayan versiyonunun kullanıldığını, ancak yarattığı etkinin yıkıcı olduğunu vurguladı. Daha da önemlisi, bu füzelerin seri üretimine başlanacağı ve ellerinde halihazırda kullanıma hazır bir stok bulunduğunun belirtilmesi, tansiyonu zirveye taşıdı. Moskova yönetimi, bu sistemin "önlenemez" olduğunu ve mevcut batılı hava savunma sistemlerinin bu teknoloji karşısında etkisiz eleman durumuna düştüğünü iddialı bir şekilde dünyaya ilan etti.

Sistemin teknik detayları ise korkunun nedenini açıkça ortaya koyuyor. Ses hızının 10 katına, yani Mach 10 hızına ulaşabilen bu füzeler, hedefe saniyede 2,5 ila 3 kilometre hızla ilerliyor. Bu sürat, mevcut radarların tehdidi algılayıp önleme yapması için gereken süreyi neredeyse sıfıra indiriyor. Kinetik enerji prensibiyle çalışan ve çoklu harp başlığı taşıma kapasitesine sahip olan silah, herhangi bir patlayıcı taşımasa bile sadece çarpma etkisiyle devasa bir yıkım yaratabiliyor. Batılı uzmanlar, bu teknolojinin mevcut füze kalkanlarını "delik deşik ettiğini" ve şu an için buna karşı geliştirilmiş bir "panzehir" bulunmadığını itiraf ediyor.

Gelişmeler, Ukrayna'nın batı menşeili uzun menzilli füzeleri Rus topraklarında kullanmasına bir misilleme olarak görülse de, verilen mesajın adresi çok daha geniş. Rusya Stratejik Füze Kuvvetleri'nin envanterine giren bu yeni güç, Avrupa'daki tüm stratejik noktaların potansiyel hedef menzili içinde olduğunu hatırlatıyor. Gelecekte yapılacak yeni testlerin sinyalini veren Rusya, tehditlerin artması durumunda daha güçlü karşılıklar verileceğini belirterek, batılı ülkeleri geri adım atmaya zorluyor. Şimdi tüm dünya, savunma sanayiinde yeni bir dönemi başlatan bu hamleye karşı batının nasıl bir strateji geliştireceğini merakla bekliyor.