Süper Lig heyecanının tüm hızıyla devam ettiği haftada gözler İstanbul’daki önemli mücadeleye çevrildi. Taraftarların büyük bir coşkuyla tribünleri doldurduğu akşamda, beklenmedik skor değişimi ve sahadaki bazı performanslar tansiyonun yükselmesine neden oldu. Maçın başlama düdüğüyle birlikte takımlarını destekleyen kalabalık, ilerleyen dakikalarda yaşanan gelişmeler üzerine tepkilerini açıkça dile getirmeye başladı.

Haftanın kapanışına doğru sahne alan bu önemli randevuda ev sahibi ekip, Akdeniz temsilcisiyle karşı karşıya geldi. Ligin 21. haftasında oynanan mücadele, her iki takım için de puan tablosundaki yerlerini sağlamlaştırmak adına büyük önem taşıyordu. Ancak maçın henüz başlarında yaşanan şok edici anlar, ev sahibi tribünlerdeki havayı bir anda değiştirdi ve tüm dikkatlerin kale bölgesine yoğunlaşmasına sebep oldu.

Karşılaşmanın henüz 9. dakikası oynanırken konuk ekip Güven Yalçın’ın golüyle öne geçti. Bu erken gelen golün şoku atlatılamamışken, aynı oyuncu 16. dakikada bir kez daha sahneye çıkarak farkı ikiye çıkardı. Kısa süre içerisinde kalesinde iki gol gören ev sahibi takımda, morallerin bozulması tribünlere de yansıdı. Taraftarlar, özellikle son haftalarda sergilediği performanstan memnun olmadıkları genç eldiveni hedef tahtasına oturttu.

Skorun 2-0’a gelmesinin ardından stadyumda tepki sesleri yükselmeye başladı. Taraftarlar, yedikleri gollerden sorumlu tuttukları kaleci Ersin Destanoğlu’na yönelik protestolara başladı. 25 yaşındaki file bekçisi, kalesine gelen toplarda ve oyunu başlatmak için topu ayağına aldığı her anda tribünlerin yoğun ıslıklı protestosuna maruz kaldı.

Şok Tutuklama Olayı: Dilek İmamoğlu'nun Ailesinde Neler Oluyor?
Şok Tutuklama Olayı: Dilek İmamoğlu'nun Ailesinde Neler Oluyor?
İçeriği Görüntüle

Maçın geri kalan bölümlerinde de bu gergin atmosfer devam etti. Kalecinin topla buluştuğu her an, tribünlerden yükselen uğultular ve ıslık sesleriyle kesildi. Bu durum, hem sahadaki oyuncuların konsantrasyonunu hem de maçın genel havasını derinden etkiledi. Genç kaleci, taraftarının bu yoğun tepkisi altında maçı tamamlamaya çalıştı.

Yaşanan bu olaylar, takım içindeki dengeleri ve taraftar ile oyuncular arasındaki ilişkiyi bir kez daha gündeme getirdi. Özellikle iç saha avantajının kullanılması gereken bu tür kritik maçlarda, tribün desteğinin protestoya dönüşmesi, camiada tartışılan konuların başında yer aldı. Teknik heyetin ve yönetimin bu durum karşısında nasıl bir tavır alacağı ise merak konusu oldu.

Sonuç olarak, Dolmabahçe’de oynanan bu zorlu 90 dakika, sadece skoruyla değil, tribünlerin kendi oyuncusuna gösterdiği bu sert tepkiyle de hafızalara kazındı. Lig maratonu devam ederken, bu protestoların takımın gelecek haftalardaki performansına ve kaleci tercihine nasıl yansıyacağı futbol kamuoyu tarafından yakından takip edilecek.