Yap-İşlet-Devret modeli kapsamında gerçekleştirilen büyük altyapı projeleri, zaman zaman kamu maliyesi açısından önemli tartışmalara yol açar. Özellikle garanti mekanizmaları, geçiş sayılarının gerçekleşmesi durumunda bile ek yükler doğurabilir. Bu tür sözleşmelerin uzun vadeli etkileri, şeffaflık ve maliyet etkinliği bakımından sıkça değerlendirilir.

Osmangazi Köprüsü'nde 2025 yılı verileri dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Garanti edilen araç geçiş sayısı 14 milyon 600 bin olarak belirlenmişti. Gerçekleşen geçiş sayısı ise 20 milyon 732 bin oldu. Bu rakam, garanti edilen sayının önemli ölçüde aşıldığını gösteriyor. Buna rağmen Hazine, görevli şirkete 505 milyon dolar garanti ödemesi yaptı. Güncel kur üzerinden bu tutar yaklaşık 22 milyar liraya karşılık geliyor.

Sözleşmenin temel mekanizması, araç başına garanti edilen geçiş ücretine dayanıyor. Sözleşme başlangıcında bu ücret 35 dolar artı KDV olarak belirlenmiş durumda. Her yıl Amerika Birleşik Devletleri Tüketici Fiyatları Endeksi'ndeki artış oranı bu tutara ekleniyor. Bu güncelleme nedeniyle 2026 yılında araç başına garanti edilen ücret KDV dahil 56,5 dolara yükseliyor. Bu rakam yaklaşık 2 bin 430 liraya denk geliyor.

Sürücülerin köprü geçişi için ödediği ücret ise 995 lira seviyesinde bulunuyor. Garanti edilen tutar ile sürücü ödemesi arasındaki fark, Hazine tarafından karşılanıyor. Bu fark araç başına bin 435 lira olarak hesaplanıyor. Sonuç olarak garanti edilen geçiş sayısı tutturulmasa ücretin tamamı, tutturulsa yüzde 60'ı Hazine kaynaklarından ödeniyor.

Emekli Maaşlarında Yeni Düzenleme Alarmı: 20 Bin TL Teklifi Gündemde
Emekli Maaşlarında Yeni Düzenleme Alarmı: 20 Bin TL Teklifi Gündemde
İçeriği Görüntüle

Bu uygulama, Yap-İşlet-Devret modelinin işleyişinde garanti mekanizmalarının nasıl çalıştığını ortaya koyuyor. Geçiş sayısının garanti edilenden fazla olması durumunda bile döviz bazlı güncelleme ve ücret farkı nedeniyle kamu yükümlülüğü devam ediyor. Sözleşmedeki bu yapı, maliyetlerin enflasyon ve kur dalgalanmalarına bağlı olarak artmasına yol açıyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, konuya ilişkin değerlendirmesinde bu durumu eleştirel bir bakışla inceledi. Paylaştığı verilere göre süreç, kamu kaynaklarının kullanımında tartışmalı bir boyut taşıyor. Yavuzyılmaz, garanti tutturulduğu halde ödeme yapılmasının sözleşme koşullarından kaynaklandığını vurguladı. Bu yaklaşım, modelin kamuya getirdiği yükün şeffaf biçimde tartışılması gerektiğini ortaya koyuyor.

Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde Osmangazi Köprüsü örneği, garanti mekanizmalarının uzun vadeli mali etkilerini gözler önüne seriyor. Geçiş sayılarının aşılmasına rağmen oluşan fark ödemeleri, sözleşme tasarımının önemini bir kez daha hatırlatıyor. Döviz bazlı güncellemeler ve enflasyon etkisi, maliyetlerin öngörülebilirliğini zorlaştıran faktörler arasında yer alıyor.

Sonuç olarak, bu gelişmeler büyük altyapı projelerinde garanti uygulamalarının yeniden değerlendirilmesini gündeme getiriyor. Kamu maliyesinin korunması ve şeffaf yönetim, benzer modellerin gelecekteki tasarımında kritik rol oynayacak unsurlar olarak öne çıkıyor. Sözleşme detaylarının kamuoyunda tartışılması, daha etkin politikalar geliştirilmesine katkı sağlayabilir.