Ekonomi yönetiminde yaşanan değişimler, finansal göstergeler üzerinde derin izler bırakmaktadır. Politika tercihleri, borçlanma dinamiklerini doğrudan etkilemekte olup kısa vadeli sonuçlar kadar uzun vadeli etkiler de dikkatle izlenmektedir.

Son iki yıllık dönemde brüt dış borç stokunda belirgin bir yükseliş gözlemlenmiştir. Resmi verilere göre 2023'ün ikinci çeyreği sonunda 469 milyar dolar seviyesinde bulunan stok, 2025'in üçüncü çeyreğinde 564,9 milyar dolara ulaşmıştır. Bu süreçte dış borç miktarsal olarak 95,9 milyar dolar, oransal olarak ise yüzde 20,5 oranında artış kaydetmiştir.

Bu artışın en dikkat çekici bölümü özel sektörde gerçekleşmiştir. Özel sektörün dış borcu aynı dönemde yüzde 31,5 oranında yükselerek 229,3 milyar dolardan 301,5 milyar dolara çıkmıştır. Miktarsal artış ise 72,2 milyar dolar olmuştur. Kamu kesiminin dış borcu da yüzde 21,8 oranında artış göstermiş, 193,5 milyar dolardan 235,7 milyar dolara yükselmiştir. Bu kalemde miktarsal artış 42,2 milyar dolar olarak kaydedilmiştir.

Merkez Bankası'nın dış borcu ise aynı dönemde yüzde 40 oranında gerilemiştir. 46,2 milyar dolardan 27,8 milyar dolara düşen bu kalemde miktarsal azalma 18,5 milyar dolar olmuştur.

Dönem politikaları, TL kredi faizlerini yükseltirken yurt dışı borçlanmayı görece avantajlı hale getirmiştir. Bu durum, özel sektörün dış kaynaklara yönelimini hızlandırmıştır.

Seçim sonrası politika dönüşümü de borç dinamiklerini etkilemiştir. Mayıs 2023 seçimleri öncesinde düşük faiz ortamı sürdürülebilmek ve döviz kurları baskılanabilmek amacıyla yurt dışından swap kanalıyla borçlanma yoğunlaşmıştı. Körfez ülkeleri başta olmak üzere bu yöntem tercih edilmişti.

Yüksek faiz uygulamalarının devreye girmesiyle TL'de reel değerlenme yaşanmış, bu da dış borç stokunun milli gelire oranında iyileşme sağlamıştır. Söz konusu oran yüzde 44,7'den yüzde 36,7'ye gerilemiştir.

Bu gelişmeler, ekonomi yönetiminin borçlanma stratejilerindeki değişimleri yansıtmaktadır. Özel sektörün dış borçtaki hızlı artışı, faiz diferansiyelinin etkisiyle açıklanırken kamu kesimindeki yükseliş de bütçe finansmanı ihtiyaçlarıyla ilişkilendirilmektedir.

Para Biriminin Gerçek Fiyatı Piyasa Kuralları Dışında mı?
Para Biriminin Gerçek Fiyatı Piyasa Kuralları Dışında mı?
İçeriği Görüntüle

Merkez Bankası'nın borç stokundaki azalma ise swap kanalındaki dönüşümlerin bir sonucu olarak değerlendirilmektedir. Bu kalemdeki düşüş, toplam artışın bir kısmını dengelemiştir.

Genel tabloya bakıldığında dış borç stokundaki yaklaşık 100 milyar dolarlık artış, politika tercihlerinin borçlanma eğilimleri üzerindeki doğrudan etkisini ortaya koymaktadır. Özel sektörün öncülük ettiği bu yükseliş, yurt dışı kaynakların cazibesini artırmıştır.

Milli gelire oranındaki düşüş ise TL'deki değerlenmenin olumlu katkısını göstermektedir. Bu iyileşme, borç sürdürülebilirliği açısından önemli bir gösterge olarak kabul edilmektedir.

Ekonomi gündeminde dış borç gelişmeleri yakından takip edilmektedir. Stok artışının sektörel dağılımı ve politika etkileri, gelecekteki finansal istikrar tartışmalarında belirleyici rol oynayacaktır.

Bu veriler, resmi istatistiklere dayanmakta olup borç dinamiklerindeki değişimleri net bir şekilde ortaya koymaktadır. Politika uygulamalarının borçlanma üzerindeki etkileri, ekonomi analizlerinin temel unsurlarından biri olmayı sürdürmektedir.