Milyonlarca vatandaşı ve çalışma hayatını doğrudan etkileyecek çok önemli bir düzenleme için düğmeye basıldı. Uzun süredir gündemde olan ve sistemdeki tıkanıklıkları gidermeyi hedefleyen çalışmalar nihayet somut bir zemine oturuyor. Sosyal Güvenlik Kurumu, mevcut yapıda tartışmalara neden olan ve adaletsizlik yarattığı belirtilen uygulamaları değiştirmek adına kapsamlı bir hazırlık sürecine girdi. Bu yeni dönemle birlikte, yıllardır uygulanan maaş bağlama parametrelerinin tamamen değişmesi ve sistemin daha sürdürülebilir bir hale getirilmesi planlanıyor. Vatandaşların çalışma hayatı boyunca harcadıkları emeğin karşılığını daha adil bir şekilde alabilmesi için atılan bu adım, emeklilik hayali kuranlar ve halihazırda aylık alanlar için büyük önem taşıyor.
Yapılan çalışmaların odak noktasında, prim ödeme gün sayısı ile alınan maaş arasındaki dengesizliğin giderilmesi yer alıyor. Mevcut sistemde, çok uzun yıllar çalışıp yüksek prim ödeyen vatandaşlar ile asgari şartları sağlayarak emekli olanlar arasında maaş farkının kapanması, kamuoyunda "adalet" tartışmalarını beraberinde getiriyordu. Yeni düzenleme ile birlikte "az prim ödeyene az, çok prim ödeyene çok maaş" prensibinin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Bu sayede, çalışma hayatında sisteme daha fazla katkı sunan vatandaşların, emeklilik dönemlerinde daha yüksek gelir elde etmesinin önü açılacak. Sosyal Güvenlik Uzmanı Murat Bal, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmelerde sistemin köklü bir değişime hazırlandığını ve prim gün sayısının artık maaşlarda belirleyici temel kriter olacağını vurguladı.
Sistemin mevcut halindeki en büyük sorunlardan biri, taban aylık uygulaması kapsamındaki kişi sayısının giderek artması olarak gösteriliyor. Başlangıçta 1 milyon civarında olan taban aylık alan kişi sayısının, günümüzde 5 milyon kişiye ulaşması sistemin alarm verdiğinin bir işareti olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, bu kadar geniş bir kitlenin en alt sınırda maaş almasının ekonomi ve sosyal güvenlik dengeleri açısından sağlıklı olmadığına dikkat çekiyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın da üzerinde durduğu bu dengesizliğin giderilmesi için, sistemin kademeli olarak yukarı doğru bir yapıya kavuşturulması gerektiği belirtiliyor. Özellikle 3600 gün ile emekli olan vatandaşla, 9000 gün prim ödeyen vatandaşın aynı ücreti alması, düzeltilmesi gereken en büyük sorunlardan biri olarak masada duruyor.
Maaş hesaplamalarındaki bu düşüşün temel sebebi olarak ise 2008 yılında yapılan reformlar ve aylık bağlama oranlarındaki değişiklikler gösteriliyor. 1999 öncesi sistemde 10 bin lira maaşla çalışan bir vatandaş emekli olduğunda yaklaşık 7 bin lira aylık alabilirken, 2008 sonrası sistemde aynı maaşla çalışan birinin emekli aylığı 3 bin 500 lira seviyelerine kadar geriledi. Aylık bağlama oranlarının ciddi şekilde düşürülmesi, kök maaşların 11 bin ile 12 bin lira seviyelerinde kalmasına neden oldu. Mevcut durumda 20 bin lira olarak uygulanan en düşük ödemenin aradaki farkı ise Hazine desteği ile kapatılıyor. Ancak uzmanlar, bu yöntemin sürdürülebilir olmadığını ve sistemin kendi içinde yeterli geliri üretmesi gerektiğini ifade ediyor.
Ülke genelindeki emekli maaşı ortalamasının 25 bin liranın altında kalması, yapılacak düzenlemenin ne denli hayati olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. SGK bünyesinde yürütülen bu titiz çalışmanın yakın zamanda kamuoyu ile paylaşılması beklenirken, uzmanlar gelecek düzenlemenin hakkaniyetli bir yapı kuracağına inanıyor. En kritik beklenti ise, yapılacak yeni hesaplama modeli ile birlikte mevcut 20 bin liralık taban sınırının altına düşülmemesi ve prim gün sayısı yüksek olan vatandaşların maaşlarının hak ettikleri seviyelere yükseltilmesi yönünde. Çalışma hayatında uzun yıllar kalarak sisteme katkı sağlayanların mağduriyetinin giderilmesi, yeni reformun en önemli başarı kriteri olacak.




