Ekonomi gündeminde son saatlerin en çok konuşulan konusu piyasa aktörlerinin merakla beklediği karar oldu. Merkez Bankası'nın açıkladığı politika faizi kararı, tüm kesimler tarafından yakından takip edildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası politika faizini yüzde 50 bandında sabit tutma kararı aldı. Bu karar, üst üste altıncı kez faiz oranında değişiklik yapılmadığı anlamına geliyor. Mart ayından bu yana sürdürülen bu istikrarlı tutum, ekonomi çevrelerinde farklı yorumlara yol açıyor.

Gelişmeler öncesinde dikkat çeken bir detay ise ABD Merkez Bankası'nın aldığı karardı. FED, dört yıl aradan sonra faizi 50 baz puan düşürerek önemli bir adım atmıştı. Bu gelişme uluslararası piyasalarda hareketliliğe neden olmuş ve Türkiye'nin kararı da bu bağlamda daha fazla önem kazanmıştı.

2023 genel seçimlerinden sonra ekonomi politikalarında köklü değişiklikler yaşandı. Özellikle seçim sonrası dönemde kabinede gerçekleşen değişiklikler ekonominin rotasını belirleyen unsurlar arasında yer aldı. Mehmet Şimşek'in Hazine ve Maliye Bakanlığı'na atanmasıyla birlikte ekonomi yönetiminde yeni bir dönem başladı.

14 Mayıs ve 28 Mayıs tarihlerinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından ekonomi politikalarında dönüşüm yaşandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daha önce savunduğu "Nas" politikası rafa kalktı. Bu değişimle birlikte faiz oranlarında yeniden düzenleme süreci başladı.

İlk etapta faiz oranı yüzde 15 seviyesine yükseltildi. Ardından yüzde 17'ye çıkarılan oran, ekonomik dengelerin sağlanması için adım adım artırılmaya devam edildi. Ağustos ayında yapılan toplantıdan sonra faiz artırımları daha da sertleşti ve bu süreç ivme kazandı.

Yüzde 25 seviyesine gelen faiz oranı, ardından yüzde 30'a ulaştı. Devamında ise yüzde 35 seviyesine çıkarılan politika faizi, Kasım ayında yüzde 40'a yükseldi. Kasım ve aralık aylarında gerçekleştirilen artışlarla oran yüzde 45'e tırmandı. Mart ayında ise yüzde 50 seviyesinde sabitlendi ve bu seviye eylül ayına kadar korundu.

Geçmişe bakıldığında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Nas var Nas" açıklamasını yaptığı dönemde politika faizi yüzde 19 seviyesindeydi. O dönem dolar kuru 7 lira bandında işlem görüyordu. Ancak takip eden süreçte yaşanan gelişmeler ekonominin seyrini tamamen değiştirdi.

"Bu kardeşiniz burada olduğu sürece faiz düşecek" ve "Nas neyi emrediyorsa onu yapacağız" sözlerinin ardından faiz oranı hızla yüzde 8,5 seviyesine kadar düşürüldü. Bu dönemde dolar kuru rekor üstüne rekor kırdı ve 23 lira bandına kadar yükseldi. Döviz kurlarındaki bu hızlı artış enflasyonu tetikleyen en önemli faktörlerden biri oldu.

Yükselen enflasyon vatandaşların alım gücünü ciddi şekilde düşürdü. Pazarda ve markette en temel gıda ürünlerine bile ulaşmakta zorluk çeken yurttaşlar, ekonomik sıkıntılarla yüz yüze geldi. Günlük hayatın vazgeçilmez ihtiyaçları bile lüks hale gelmeye başladı.

Döviz kurlarındaki hızlı yükselişi durdurmak için Hazine'den para satışı yapılmaya başlandı. Ancak kasada yeterli para kalmayınca, genel seçimlerin ardından değişen ekonomi yönetimi sıcak para arayışına girdi. Bu arayış, ekonomi politikalarının yeniden şekillendirilmesinde önemli rol oynadı.

Ek vergiler ve yeni vergi düzenlemeleriyle halkın üzerindeki ekonomik yük daha da arttı. Vatandaşların sırtındaki kambur giderek büyüdü ve günlük yaşam maliyetleri kontrol edilemez boyutlara ulaştı.

2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra Nas politikası rafa kalkmış olsa da ekonomik kriz devam etti. Yaşanan sorunlar farklı biçimlerde kendini göstermeye devam etti. Politika değişikliği ekonomideki yapısal sorunları çözmek için yeterli olmadı.

Günümüzde faiz oranı yüzde 50 seviyesinde bulunmasına rağmen döviz kurlarındaki durum hala dikkat çekici. Dolar kuru 34 lira seviyesinden işlem görürken, euro kuru 37 lira 99 kuruş seviyesinde. Bu rakamlar, ekonominin hala istikrar arayışında olduğunu gösteriyor.

Meral Akşener Bahçeli'yi Devirecek, AKP'ye Katılacak!
Meral Akşener Bahçeli'yi Devirecek, AKP'ye Katılacak!
İçeriği Görüntüle

Merkez Bankası'nın altıncı kez faizi sabit tutma kararı, piyasalarda farklı değerlendirmelere yol açıyor. Ekonomi uzmanları bu kararın gelecek dönemde nasıl bir etki yaratacağını tartışıyor. Bazı analistler istikrarın önemini vurgularken, diğerleri farklı önlemlerin gerekli olduğunu savunuyor.

Önümüzdeki dönemde Merkez Bankası'nın atacağı adımlar büyük önem taşıyor. Enflasyonla mücadele, döviz kurlarının kontrol altına alınması ve ekonomik dengelerin sağlanması için alınacak kararlar yakından izlenecek. Vatandaşların alım gücünün artırılması ve ekonomik istikrarın sağlanması için atılacak adımlar merakla bekleniyor.