Küresel siyasi ve dini atmosferde, asırlık sırlar yeniden gün yüzüne çıkıyor. Dünya genelinde yaşanan çalkantılı olaylar zinciri devam ederken, Hristiyanlık aleminin lideri Papa’nın Türkiye’ye gerçekleştirdiği tarihi ziyaret, uluslararası kamuoyunda büyük bir şaşkınlık ve merak yarattı. Uzman analizlerine göre, bu ziyaretin zamanlaması ve içeriği, sıradan bir diplomatik buluşmanın çok ötesinde, hem dini hem de siyasi egemenlik kavramlarını derinden sarsacak mesajlar içeriyor.

Bu olağanüstü buluşmanın temelinde, Hristiyanlık tarihindeki en önemli olaylardan biri olan 1. İznik Konsili'nin, tam 1700 yıl sonra yeniden toplanması yatıyor. Katolik ve Ortodoks kiliseleri arasındaki gerilimi ve rekabeti uzun süredir bilenler için, bu birliktelik çabası şaşırtıcı. Papa’nın konuşmalarında defalarca "Hristiyan Birliği" vurgusu yapması, Katoliklerin ve Ortodoksların birleşmesi durumunda oluşacak küresel dini ve siyasi liderlik yapısını gündeme taşıdı. Bu durum, siyasi bir kavram olan Ekümeniklik (küresel egemenlik) iddiasını da beraberinde getirerek, başta Fener Rum Patrikhanesi olmak üzere bölgedeki tüm dini kurumların statüsünü tartışmaya açtı.

Özgür Kalemin Unutulmaz Hikayesi
Özgür Kalemin Unutulmaz Hikayesi
İçeriği Görüntüle

Ancak meselenin en çarpıcı kısmı, İrlandalı Piskopos Aziz Malaki’nin 12. yüzyıldan kalma 112 papalık kehaneti silsilesine dayanıyor. Vatikan tarafından da kabul gören bu kehanet, son papanın Petrus Romanus (Romalı Peter) olacağını ve onun döneminde “kutsal Roma kilisesinin son zulmü esnasında koyunlarını sayısız sıkıntıların ortasında otlatacağını” öngörüyor. Dahası, kehanetin sonunda “yedi tepeli şehrin yok olacağı veya yıkılacağı” ve “korkunç yargıcın insanları yargılayacağı” kehaneti, bu ziyaretin bir kıyamet senaryosuyla ilişkilendirilmesine neden oldu.

Ziyaretin Türkiye tarihi açısından önemini artıran bir diğer husus ise, Osmanlı İmparatorluğu döneminde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında dahi bu türden bir ekümenik ayine asla izin verilmemiş olmasıdır. Mevcut hükümetin bu kararı, ulusal egemenlik konuları çerçevesinde tartışılmaya devam ediyor. Öte yandan, Papa'nın Roma’nın ilk önemli kiliselerinden sayılan Ayasofya'yı ziyaret etmemesi, camiye çevrilmiş olmasına dair örtülü bir tepki mesajı olarak yorumlandı. İznik'te göl sularının çekilmesiyle ortaya çıkan bazilika kalıntısı ise, bölgenin Hristiyanlık için ne denli kutsal bir mekan olduğunu kanıtlayarak, İznik’i yeni bir hac noktasına dönüştürme potansiyelini gözler önüne serdi. Tüm bu tarihi ve gizemli detaylar, sıradan görünen bir ziyaretin aslında büyük bir küresel dönüşümün habercisi olabileceği iddialarını güçlendiriyor.