İslam'ın aile yapısı ve toplumsal düzen üzerine derinlemesine bir tartışma arayanlar için, Hakkı Yılmaz'ın son videosu adeta bir manifesto niteliğinde. 30 Kasım 2025'te yüklenen "317. İslam'da Çok Eşlilik" başlıklı bu 20 dakikalık sunum, yıllardır süren dini yorum tartışmalarına yeni bir soluk getiriyor. Yılmaz, Kur'an-ı Kerim'in An-Nisa Suresi 3. ayetini merkeze alarak, çok eşliliğin (poligami) ne genel bir hak ne de kişisel bir tercih olduğunu vurguluyor. Bu ayet, yetimlerin haklarını korumak için getirilmiş bir tedbir olarak yorumlanıyor; savaşlar, afetler veya toplumsal çöküşlerde kadın ve çocukların mağduriyetini önlemek amacıyla. Video, sadece tefsir değil; kadınların İslam'daki yerini, evliliğin sözleşmesel niteliğini ve devletin (kamu otoritesinin) rolünü sorgulayan bir toplumsal eleştiri. Yılmaz'ın sakin ama kararlı üslubu, izleyiciyi düşündürüyor: Çok eşlilik, adalet korkusuyla sınırlı bir istisna mı, yoksa kültürel bir yozlaşma mı? Bu sunum, dini metinleri tarihsel ve sosyal bağlamda ele alarak, günümüz Müslüman toplumlarının aile dinamiklerini yeniden değerlendirmeye davet ediyor. İzleyiciler, 586 görüntülenme sayısıyla hızla artan etkileşimlerde "Yanlış anlaşılan ayetler nihayet aydınlandı" yorumlarını bırakıyor. Peki, bu yorumlar İslam'ın kadın hakları anlayışını nasıl değiştiriyor?
Yılmaz'ın videosu, İslam'da evliliğin temel felsefesiyle başlıyor. Evlilik, bireysel bir romantizm veya cinsel tatmin aracı değil; aksine, kamu otoritesinin denetiminde bir sözleşme olarak tanımlanıyor. Sunucu, *Evlilikler, kamunun el atması gereken bir meseledir,* diye vurguluyor, sesinde net bir ikna gücüyle. Bu yaklaşım, İslam öncesi toplumlarda kadınların köleleştirilmesine veya terk edilmesine karşı bir kalkan olarak sunuluyor. Özellikle yetim hukuku, videonun omurgası: Savaşlar veya felaketlerde artan dul ve yetim kadınların korunması için, uygun erkeklere evlilik teşviki getiriliyor. An-Nisa 3. ayetinin mealini okuyarak başlıyor: *Yetimleriniz konusunda adaletsizlik yapmaktan korkarsanız, yetimlerden olan kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın. Eğer adaleti gözetmekte aciz kalacağınızdan endişe ederseniz, o zaman bir tanesiyle veya ellerinizin altında bulunanlarla nikâhlayın. Bu, zorluk çekmenizden daha iyidir.* Bu ayet, genel bir çok eşlilik izni değil; yetim mallarının gaspını önlemek için bir önlem. Yılmaz, ayetin bağlamını açıklarken, *Çok eşlilik normalde İslam'da yasaktır. Ancak yetim hukuku şartları altında, kamu otoritesi devreye girer,* diyor. Bu yorum, izleyiciyi şaşırtıyor; zira popüler kültürde ayet, sınırsız bir hak gibi algılanıyor. Video, bu yanlış anlamayı düzelterek, İslam'ın adalet odaklı yapısını öne çıkarıyor.
Kadınların İslam'daki yeri, videonun en duygusal ve düşündürücü bölümü. Yılmaz, kadınları *kültür taşıyıcısı ve geleceğin garantisi* olarak nitelendiriyor; Bakara Suresi 223. ayetine atıfla, *Kadınlar sizin tarlanınızdır, tarlanıza dilediğiniz gibi varın,* ifadesini tarımsal bir metafor olarak yorumluyor. Bu, cinsel bir nesneleştirme değil; kadınların toplumun kültürel ve nesnel sürekliliğini sağlayan bir rolü simgeliyor. *Kadın, erkeği tatmin için yaratılmadı; aksine, ikisi de birbirini tamamlar,* diye ekliyor Yılmaz, ses tonunda bir empatiyle. Video, kadınların muhsan (korunmuş) statüsünü vurguluyor: Evli veya bakire kadınların onuru, kamu tarafından korunmalı. Bu koruma, evlilik dışı ilişkileri yasaklayarak sağlanıyor; zira İslam'da aşk evliliği diye bir kavram yok – her şey sözleşmeyle düzenleniyor. Yılmaz, tarihi örneklerle zenginleştiriyor sunumunu: Hz. Süleyman'ın 700 karısı ve 300 cariyesi gibi Yahudi geleneğindeki poligamiyi, İslam'ın sınırlamasıyla karşılaştırıyor. *Eski uygarlıklarda kadınlar savaş ganimetiydi; İslam, bunu adaletle dengeledi,* diyor. Bu kısım, izleyiciyi İslam'ın devrimci yanına dair düşündürüyor; kadın hakları, dönemin koşullarında bir ilerleme olarak sunuluyor. Ancak Yılmaz, günümüzde bu kuralların suiistimal edildiğini ima ederek, *Adalet korkusu varsa, tek eşlilik zorunludur,* diye uyarıyor.
Yetim hukukunun getirdikleri, videonun pratik boyutunu oluşturuyor. Yılmaz, yetimlerin mallarını korumak için evliliğin bir araç olduğunu anlatıyor: *Yetim bir kızın evlendirilmesi, onun hakkını gasp etmemek içindir. Kamu otoritesi, yaş, ekonomik durum ve uyumu gözeterek eşleştirme yapar.* Bu, devlet müdahalesini savunan bir yaklaşım; dul kadınlar, bekarlar veya yetimler için evlilikler, bireysel değil toplumsal bir sorumluluk. Video, savaş sonrası toplumlarda artan dul oranlarını örnekliyor: *Savaşlarda erkekler azalınca, kadınlar korunmasız kalır; çok eşlilik, bu boşluğu doldurur – ama sadece adalet şartıyla.* Yılmaz, infertilite veya cinsel ihtiyaç gibi bahaneleri reddediyor: *Böyle durumlarda boşanma vardır; çok eşlilik bir kaçış değil.* Bu eleştiri, muhafazakar yorumlara meydan okuyor; izleyiciler, yorumlarda "Kadınların rolü nihayet doğru anlatıldı" diye paylaşıyor. Sunum, İslam'daki boşanma hakkını da vurguluyor: Kadınlar, eşlerinden razı değilse ayrılabilir; bu, poligamiyi dengeleyen bir mekanizma. Yılmaz'ın bu kısmı, aile hukukunun toplumsal barışı koruduğunu savunarak bitiriyor: *Evlilik, bireysel değil; toplumun geleceğini güvence altına alır.*
Video, tarihi ve dini bağlamı genişleterek, Hristiyanlık ve Yahudilikteki poligami örneklerini ele alıyor. *Hz. Süleyman'ın binlerce eşi, kraliyet bir ayrıcalıktı; İslam, bunu halka yaymadı, sınırladı,* diye anlatıyor Yılmaz, arşiv görsellerle destekleyerek. Bu karşılaştırma, İslam'ın eşitlikçi yanını öne çıkarıyor; kadın-erkek ilişkisi, karşılıklı sorumluluk üzerine kurulu. Kamu otoritesinin rolü burada kritik: *Devlet, evlilikleri denetlemeli; yoksa adaletsizlik doğar.* Yılmaz, modern devletlerin bu rolü ihmal ettiğini ima ederek, *Günümüzde evlilikler bireysel, ama sonuçları toplumsal,* diyor. Bu uyarı, izleyiciyi güncel aile krizlerine dair düşündürüyor; boşanma oranları, kadın hakları tartışmalarıyla örtüşüyor. Video, yetimlerin korunmasını merkeze alarak bitiyor: *Çok eşlilik, yetim hukuku için bir araç; yoksa yasak.* Bu mesaj, dini metinlerin bağlam dışı yorumlanmasının tehlikesini vurguluyor.
Hakkı Yılmaz'ın sunumu, sadece teolojik değil; sosyolojik bir derinlik taşıyor. Kanalı, Kur'an çevirileri ve çok dilli erişimle (Türkçe, İngilizce, Azerice, İspanyolca, Felemenkçe, Fransızca, Almanca, Rusça, Sırpça) global bir kitleye hitap ediyor. Video, [email protected] adresi ve web siteleriyle etkileşimi teşvik ediyor: https://www.istekuran.net İzleyiciler, 586 görüntülenmeyle sınırlı kalmamış; yorumlarda ayet mealleri, kadın hakları ve aile hukuku üzerine tartışmalar alevlenmiş. Yılmaz'ın yaklaşımı, geleneksel ulemanın aksine, ayetleri tarihsel bağlamda yorumluyor; bu, muhafazakar kesimlerde tepki çekerken, reformistlerde alkış topluyor. Video, İslam'ın kadınları nesneleştirmeyen yanını savunarak, *Kadın, erkeğin tarlası değil; kültürün taşıyıcısıdır,* diye özetliyor. Bu söz, Bakara 223'ün metaforik okumasını pekiştiriyor; cinsellik, üreme içgüdüsüyle sınırlı değil, toplumsal bir denge.
Bu sunum, İslam'da aile yapısının güncelliğini sorgulatıyor. Çok eşlilik tartışmaları, Ortadoğu'daki toplumsal dinamiklerle örtüşüyor; savaşlar, göçler ve ekonomik krizler, yetim ve dul oranlarını artırıyor. Yılmaz, kamu otoritesini çözüm olarak sunarken, *Devlet, evlilikleri adaletle yönetmeli,* diyor. Bu, modern Müslüman ülkeler için bir çağrı: Aile bakanlıkları, yetim evliliklerini denetlemeli mi? Video, infertilite gibi kişisel sorunlara boşanmayı önererek, bireysel hakları koruyor. Tarihi örnekler, poligamiyi kültürel bir kalıntı olarak konumlandırıyor; İslam'ın reformu, adaleti zorunlu kılıyor. İzleyiciler, bu yorumla yüzleşirken, *Kadınların korunması, İslam'ın özü,* diye yorum yapıyor. Yılmaz'ın global çevirileri, bu mesajı dünyaya taşıyor; Batı'daki İslamofobi tartışmalarında kullanılabilir.
Yılmaz'ın videosu, dini eğitimde bir dönüm noktası. Yetim hukuku, sadece bir kural değil; toplumsal dayanışmanın simgesi. *Adaletsizlik korkusu, tek eşliliği emreder,* diye bitiriyor sunum, izleyiciyi vicdan muhasebesine davet ederek. Bu, muhafazakar aile modellerine meydan okurken, kadınların empatiyle korunmasını savunuyor. Video, İslam'ın evrensel adaletini hatırlatarak, günümüz krizlerine ışık tutuyor: Göçmen kadınlar, dul hakları ve devlet rolü. İzleyiciler, bu sunumla ayrılırken, ayetleri yeniden okumaya teşvik ediliyor; yanlış anlamalar, toplumsal yaralara dönüşüyor. Hakkı Yılmaz, bu çalışmayla, Kur'an'ı erişilebilir kılarak, dini bir araçtan çıkarıp rehber yapıyor.
Sonuçta, "İslam'da Çok Eşlilik" videosu, sınırlı bir izleyici kitlesine rağmen derin bir etki bırakıyor. Yetim koruması, kadın onuru ve kamu sözleşmesi temaları, İslam'ın özünü yakalıyor. Yılmaz'ın yorumu, tartışmaları alevlendirirken, adalet arayışını güçlendiriyor. Bu sunum, sadece dini değil; toplumsal bir manifesto – izleyin, tartışın ve yeniden düşünün.



