Yeni yıla girerken milyonlarca emeklinin gözü kulağı maaş düzenlemelerinde ve sosyal haklarda. Ekonomik dalgalanmaların etkisiyle günlük yaşam giderek zorlaşırken, emekliler daha adil bir sistem için beklentilerini dile getiriyor. Bu süreçte, emeklilerin karşılaştığı zorluklar sıkça gündeme geliyor ve çözüm önerileri merak konusu oluyor.

Emeklileri temsil eden önemli bir dernek, 2026 yılına ilişkin kapsamlı bir açıklama yaparak dikkatleri üzerine çekti. Açıklamada, mevcut maaş artış mekanizmasının emeklileri zor durumda bıraktığı vurgulanarak, TÜFE'ye endeksli yüzdeli zamların yetersiz kaldığı belirtildi. Bu sistemin, özellikle düşük maaşlı emeklileri yoksulluğa sürüklediği ifade edilerek, daha eşitlikçi bir yaklaşım gerektiği savunuldu.

2026 Ocak Emekli Zammı Kesinleşti: Büyük Beklenti!
2026 Ocak Emekli Zammı Kesinleşti: Büyük Beklenti!
İçeriği Görüntüle

Dernek, TÜİK'in enflasyon sepetinin emeklilerin harcama alışkanlıklarını tam olarak yansıtmadığını belirterek, emekliye özel bir enflasyon sepeti oluşturulmasını önerdi. Ayrıca, vergi politikalarında adalet vurgusu yapılarak, emeklilerin doğal gaz, elektrik, su ve telefon faturalarından KDV ile ÖTV alınmaması talep edildi. Bu tür vergilerin kaldırılmasının, emeklilerin bütçesine önemli katkı sağlayacağı belirtildi.

Açıklamanın en çarpıcı kısmı ise 24 maddelik talep listesi oldu. Bu talepler, emekli maaş hesaplama sisteminden sosyal yardımlara, sağlık hizmetlerinden konut desteğine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Öncelikle, intibak sorununun çözülmesi isteniyor: Emekli olunan tarihlere bakılmaksızın, prim kazancı ve prim ödeme gün sayısı eşit olanlara eşit aylık bağlanması için yasal düzenleme yapılması.

Emekli aylığı hesaplama sisteminin her yıl maaşları düşürdüğü vurgulanarak, çalışılan tüm dönemler için tek bir hesaplama sistemi getirilmesi talep edildi. Karma sisteme göre hesaplanan maaşların, TÜFE endeksli yüzdeli artışlarla en düşük seviyeyi asgari ücretin yarısına kadar indirdiği örneklerle anlatıldı. Bu nedenle, en düşük emekli aylığının asgari ücretten az olmaması, insan onuruna yaraşır yaşam için şart koşuldu.

5510 sayılı Kanun'un 55. maddesinin değiştirilmesi, seyyanen zam uygulanması ve tüm emeklilere milli gelirden refah payı verilmesi gibi öneriler de listede yer aldı. Özellikle, 2023 Temmuz ayında memur maaşlarına yapılan 8 bin 77 TL seyyanen zamın memur emeklilerine yansıtılmaması eleştirildi. Bu zammın sonraki dönemlerde 12 bin 55 TL, 14 bin 383 TL, 16 bin 43 TL ve 2025 Temmuz sonrası 18 bin 541 TL'ye ulaştığı hatırlatıldı.

Norm ve standart birliği için gösterge sistemine dönülmesi, alt sınır aylık bağlama oranının yüzde 70'e çıkarılması istendi. Vergi iadesi yerine verilen yüzde 4-5 ek ödemelerin günümüzde yetersiz kaldığı, KDV ve ÖTV oranları esas alınarak yüzde 10'a yükseltilmesi önerildi.

Sağlık alanında, çalışırken yüzde 12 prim ödeyen emeklilerin emeklilikte katkı paylarından muaf tutulması talep edildi. Bayram ikramiyelerinin yetersizliği vurgulanarak, bunların sosyal yardımlar gibi artış sistemine endekslenmesi ve en düşük emekli aylığı seviyesinde olması gerektiği belirtildi.

Banka promosyonlarının güncellenmesi, pazarlık süreçlerinde emeklilerin temsil edilmesi isteniyor. Emeklilerin sendika ve toplu sözleşme hakkının önündeki engellerin kaldırılması da önemli talepler arasında.

EYT düzenlemesinde prim koşullarının değişmemesi nedeniyle oluşan eşitsizliklerin giderilmesi, geç emeklilik sorunlarının çözülmesi, yaşa takılanların geriye dönük kayıplarının telafi edilmesi önerildi. Stajyer ve çıraklara sağlık sigortası primi karşılığı borçlanma hakkı tanınması istendi.

3600 ek gösterge düzenlemesinden teknik hizmetler sınıfının yararlanamaması eleştirilerek, tüm meslek gruplarının kapsama alınması talep edildi. Çalışmak zorunda kalan emeklilerden kesilen Sosyal Güvenlik Destek Primi'nin maaş artırıcı şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiği belirtildi.

Kredi ve kart borçları nedeniyle zorlanan emekliler için kamu bankaları öncülüğünde düşük faizli yapılandırma isteniyor. Çalışırken alınan aile yardımlarının emeklilikte kesilmemesi, mevzuat değişikliğiyle devam ettirilmesi önerildi.

Konut sahibi olmayan emekliler için özel projeler geliştirilmesi, TOKİ'de kontenjanın yüzde 50'ye çıkarılması, düşük gelirli emeklilere kira desteği sağlanması talepler arasında. Dul ve yetim aylıklarında 2008 öncesi-sonrası ayrımının kaldırılarak eşitlik isteniyor.

Ayrıca, gelir yetersizliği nedeniyle beslenme ve ısınma sorunu yaşayan emeklilere yakacak ve gıda yardımı yapılması, çeyiz ve cenaze ödeneklerinde kurum ayrımı kaldırılarak eşitlik sağlanması belirtildi. Yerel yönetimlerde yaşlı ve emekli kurulları oluşturulması, yaşlı bakım modelinin sosyal devlet anlayışıyla hayata geçirilmesi de vurgulandı.

Bu 24 maddelik liste, emeklilerin 2026'dan beklentilerini net şekilde ortaya koyuyor. Taleplerin hayata geçmesi halinde, milyonlarca emeklinin yaşam standartlarında önemli iyileşmeler olabileceği tartışılıyor. Emekli maaş zamları, intibak yasası, seyyanen zam ve refah payı gibi başlıklar, önümüzdeki dönemde en çok konuşulan konular arasında yer alabilir. Emeklilerin sesinin duyulması, ekonomik politikaların şekillenmesinde belirleyici olabilir.