Vatandaşların günlük hayatında finansal kararlar giderek daha kritik hale geliyor. Özellikle son dönemde ekonomik dalgalanmalar, harcama alışkanlıklarını ve borçlanma eğilimlerini doğrudan etkiliyor. Birçok kişi, acil ihtiyaçlar veya beklenmedik masraflar karşısında kredi seçeneklerine yönelirken, bu durum genel tabloyu nasıl şekillendiriyor?

2025 yılının özellikle son haftalarında dikkat çeken bir hareketlilik yaşandı. Tüketici kredileri ve bireysel kredi kartı borçları toplamı, önceki yılın aynı dönemine kıyasla belirgin bir yükseliş gösterdi. 2024'te yaklaşık 3,8 trilyon lira seviyesinde olan bu rakam, 2025 sonunda 5 trilyon 575 milyar liraya ulaştı. Bu, yıllık bazda yüzde 45'lik bir artış anlamına geliyor ve borç yükünün ne kadar hızlı büyüdüğünü ortaya koyuyor.

Sadece yıllık değil, haftalık veriler de çarpıcı. 2025'in son haftasında tüketici kredisi ve kredi kartı borçları bir haftada tam 95 milyar lira artış gösterdi. Bu hızlı yükseliş, vatandaşların kısa vadeli finansman ihtiyaçlarının arttığını işaret ediyor. Özellikle bireysel kredi kartı borçları ayrı bir dikkat çekiyor; toplamda 2 trilyon 693 milyar liraya yükselen bu kalem, harcama eğilimlerinin ne kadar yoğunlaştığını gösteriyor.

Borçlanmadaki bu ivme, sadece kullanılan kredi miktarlarıyla sınırlı kalmıyor. Bankacılık sektörünün takipteki alacakları da rekor seviyelerde seyrediyor. 2024 sonunda yaklaşık 287,5 milyar lira olan takipteki alacaklar, 2025'in son haftalarında 578 milyar liranın üzerine çıktı. Bu, bir yılda yüzde 100'ü aşan bir artış demek. Takipteki alacakların bu kadar hızlı büyümesi, ödenemeyen borçların hacminin genişlediğini ve bazı vatandaşların ödeme güçlüğü çektiğini yansıtıyor.

Bedelli Askerlik Ücretinde Yeni Dönem Sinyalleri!
Bedelli Askerlik Ücretinde Yeni Dönem Sinyalleri!
İçeriği Görüntüle

Daha detaylı bakıldığında, 2025 yılı Ocak-Ekim döneminde bireysel kredi veya kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe düşen kişi sayısı da alarm verici seviyede. Bu dönemde 1 milyon 810 binin üzerinde kişi yasal takip sürecine girdi. Önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 20'ye yakın artış gösteren bu rakam, borç sarmalının geniş kitleleri etkilediğini ortaya koyuyor.

Kredi kartı kullanımındaki artış da ayrı bir boyut kazandırıyor. Vatandaşlar, günlük harcamalardan büyük alışverişlere kadar geniş bir yelpazede kartları tercih ederken, bu durum toplam borç stokunu yukarı çekiyor. Özellikle yüksek limitli kartların yaygınlaşması ve taksitli harcama seçenekleri, kısa vadede rahatlık sağlasa da uzun vadede borç yükünü ağırlaştırabiliyor.

Ekonomik koşullar değişirken, bireysel finansal planlama hiç bu kadar önemli olmamıştı. Borçlanma eğilimlerindeki bu hızlı değişim, vatandaşların geleceğe yönelik stratejilerini gözden geçirmesini gerektiriyor. Takipteki alacaklardaki yüzde 95-100 bandındaki yıllık artış, bankaların da risk yönetimini sıkılaştırdığını gösteriyor.

Sonuç olarak, 2025 yılı hanehalkı borçları açısından dönüm noktası gibi görünüyor. Toplam 5,5 trilyon lirayı aşan kredi ve kart borçları, yüzde 45'lik yıllık büyüme, rekor kredi kartı bakiyeleri ve takipteki alacaklardaki patlama... Tüm bu veriler, finansal okuryazarlığın ve dikkatli borçlanmanın ne kadar kritik olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Vatandaşlar, bu tablo karşısında harcama alışkanlıklarını yeniden değerlendirmek zorunda kalabilir.