Son dönemde emekli komutanlar arasında dikkat çeken bir uygulama yaygınlaşıyor. Televizyon programlarında yorum yapan, gazetelerde görüş bildiren veya güncel konulara değinen emekli askerler, sosyal tesislere girişte engellerle karşılaşıyor. Bu durum, birçok kişinin haklarını sorgulamasına neden oluyor.
Milli Savunma Bakanlığı tarafından yönetmelik dışı olduğu belirtilen bu yasaklar, emekli askerlere bildirimsiz şekilde uygulanıyor. Giriş kapılarında kartlarının geçersiz olduğu söylenerek içeri alınmıyorlar. Hatta Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası sahibi komutanlar bile bu kısıtlamalardan etkileniyor. Yasaklar orduevleri, sosyal tesisler, askeri kamplar ve hatta revire girişi kapsıyor.
Gazeteci ve yazar emekli Tuğgeneral Naim Babüroğlu, Fenerbahçe Orduevi'ne konferans için gitmek istediğinde kartının geçersiz olduğunu öğrenmiş. Devre arkadaşlarıyla buluşmalarda bile yasaklı olanlar içeri alınmıyor. Bu olay, uygulamanın bireysel olmanın ötesinde sistematik bir hal aldığını gösteriyor.
Adaların Yunanistan tarafından işgal edildiğini belgelerle dile getiren emekli Kurmay Albay Ümit Yalım, yıllardır orduevi yasağıyla karşılaşıyor. Onun açıklamalarını haber yapan gazeteciler de bakanlık bilgilendirme toplantılarına davet edilmiyor. Bu konuda resmi bir gerekçe sunulmazken, sessiz bir yaptırım uygulanıyor.
Emekli Tümgeneral Rafet Kılıç, 42 yıl görev yapmış ve emeklilikte Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası almış bir isim. Mayıs ayında dron olayıyla ilgili yorumu nedeniyle ilk yasağa maruz kalmış. Bakanın "dron düştü" açıklamasına karşı bunun planlı bir saldırı olabileceğini belirtmesi yasak gerekçesi yapılmış. Dava açan Kılıç, mahkemeden yürütmeyi durdurma kararı almış ancak karar uygulanmamış. Ardından yeni bir yasak getirilmiş ve ikinci dava açılmış. Mahkeme, yorumlarını ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirmiş fakat uygulama değişmemiş, hatta 5 yıl ek yasak gelmiş.
Özel Kuvvetler Komutanlığı'ndan madalyayla emekli olan Albay Orkun Özeller de benzer durum yaşamış. Televizyon yorumları nedeniyle orduevi yasağı almış, dava kazanmış ancak hemen yeni 5 yıllık yasak uygulanmış.
Montrö Sözleşmesi konusunda bildiri yayınlayan 102 emekli denizci komutan da toplu olarak yasak kapsamına alınmış. Dava açmayanlar için bu kısıtlama hala devam ediyor.
Emekli Askeri Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok, Fenerbahçe Orduevi'ndeki sağlık merkezine ilaç yazdırmak için gittiğinde kartının iptal edildiğini öğrenmiş ve revire alınmamış. Bu durumun kanunsuz olduğunu belirten Üçok, yönetmeliklerin iptali için Danıştay'a dava açmış. Raportör iptal yönünde görüş bildirmiş. Emekli askerlerin televizyon yorumlarını yasaklama girişimleri de olduğu ifade ediliyor.
Bu yasaklar, hukuk devleti ilkeleriyle çeliştiği gerekçesiyle eleştiriliyor. Mahkeme kararlarının bağlayıcılığı ihlal edilirken, idari işlemler tebliğ edilmeden uygulanıyor. Bakanlığın kaç kişiye bu yasağı getirdiğini açıklamaması, konunun boyutlarını belirsiz kılıyor.
Birçok emekli komutan, yasakla karşılaşmamak için sessiz kalmayı tercih ediyor. Ancak bazıları görüşlerini açıklamaya devam ediyor. Bu uygulamalar, ifade özgürlüğü ve emekli hakları tartışmasını büyütüyor.
Emekli komutan orduevi yasağı gibi konular, geniş kesimlerde ilgi çekiyor. Madalya sahibi askerlerin bile tesislere alınmaması, uygulamanın hukuki dayanağını sorgulatıyor. Önümüzdeki dönemde dava süreçleri ve yeni gelişmeler yakından izlenecek.
Bu tür kısıtlamalar, emekli askerlerin sosyal hayatlarını doğrudan etkiliyor. İfade özgürlüğü çerçevesinde yapılan yorumların cezalandırıldığı iddiaları, demokratik ilkeler açısından önemli soru işaretleri yaratıyor. Yasakların kapsamı ve gerekçeleri, kamuoyunda daha fazla tartışılmaya başlanacak gibi görünüyor.





