Türkiye’nin siyasi gündemini uzun süredir meşgul eden ve kamuoyunun yakından takip ettiği yargı süreçlerinden birinde bugün son derece hareketli saatler yaşandı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun, siyasi kariyerinin önceki dönemlerine, yani Beylikdüzü Belediye Başkanlığı yıllarına uzanan iddialar nedeniyle yargılandığı davada beklenen duruşma gerçekleşti. Mahkeme salonunda tansiyonun zaman zaman yükseldiği, hukuki tartışmaların damga vurduğu duruşmada, davanın seyri açısından dönüm noktası niteliğinde gelişmeler kaydedildi. Vatandaşların ve siyasi çevrelerin sonucunu merakla beklediği bu süreçte, mahkeme heyeti dosyayı inceleyerek nihai hükmünü vermek üzere toplandı.

Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma, saat 15.00 sularında başladı ve başından itibaren çekişmeli anlara sahne oldu. Dava dosyası, 2015 yılındaki bazı ihale süreçlerine ilişkin "ihaleye fesat karıştırma" suçlamalarını içeriyordu. Duruşmanın başlangıcında söz alan savunma makamı, sürecin gereğinden fazla uzadığını belirterek mahkemenin bir an önce karar aşamasına geçmesi gerektiğini vurguladı. İmamoğlu’nun avukatlarından Nusret Yılmaz, mahkeme heyetine yönelik beyanında, bilirkişi incelemelerinin tamamlanmış olmasına rağmen savcılık makamının esas hakkındaki mütalaasını sunmadığını dile getirdi. Yılmaz, "Beş celseden fazladır mütalaa bekliyoruz. Ancak mütalaadan sonra esaslı beyanlarda bulunabiliriz" diyerek, sürecin sürüncemede bırakılmasının davayı gereksiz yere uzattığına dikkat çekti.

Duruşmanın en kritik anları ise savcılık makamının dosyaya dair görüşünü açıkladığı sırada yaşandı. Savcı, dosyanın henüz esas hakkında mütalaa vermek için hazır olmadığını iddia ederek, ihale dosyasında TÜRSAB yeterlilik belgesi ve bazı sözleşme evraklarının eksik olduğunu öne sürdü. İddia makamı, dosyada adı geçen şirketle ilgili gerekli işlemlerin yapılmadığını ve eksikliklerin taraf teşkili açısından önem arz ettiğini savundu. Bu gerekçelerle, ilgili şirket yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve bu sürecin tamamlanmasının beklenmesi gerektiğini belirtti. Savcılık, iddianamede yer almayan yeni delillerin toplanması yönündeki talebiyle davanın seyrini değiştirecek bir hamle yapmaya çalıştı.

Cizre'de Tarihi Buluşma: Barış Adımları ve Sokaklardaki Coşku
Cizre'de Tarihi Buluşma: Barış Adımları ve Sokaklardaki Coşku
İçeriği Görüntüle

Ancak mahkeme heyeti, savcılığın bu taleplerini yerinde bulmadı. Hakim, iddianamede bulunmayan delillerin mahkemece toplanması ve değerlendirilmesi yönündeki tahkikat genişletme talebini reddetti. Mahkeme, "adil yargılanma hakkı" ve "makul süre" ilkelerini gözeterek, davanın daha fazla uzatılmasının hukuka uygun olmayacağına hükmetti. Yeniden esas hakkında mütalaa açıklanmasına yer olmadığına karar veren hakim, mevcut deliller ve dosya kapsamı üzerinden hüküm kuracağını taraflara bildirdi. Bu karar, salondaki bekleyişin sona ereceğinin ve nihai sonucun açıklanacağının habercisi oldu.

Yaklaşık üç buçuk yıldır devam eden ve 2015 yılındaki ihale dosyalarını konu alan bu uzun soluklu yargılama sürecinde mahkeme, kararını açıkladı. Mahkeme heyeti, Ekrem İmamoğlu ve kendisiyle birlikte yargılanan diğer 6 sanığın, üzerlerine atılı "ihaleye fesat karıştırma" suçundan ayrı ayrı beraat etmelerine karar verdi. Böylece, uzun süredir siyasi tartışmaların odağında yer alan ve İmamoğlu'nun Beylikdüzü dönemine ilişkin iddiaları içeren dava dosyası, sanıkların aklanmasıyla kapanmış oldu. Karar, duruşma salonunda bulunanlar ve süreci takip edenler tarafından büyük bir dikkatle not edildi.