Başkent Ankara’nın siyasi kulislerinde haftalardır konuşulan, parti tabanında ise meraklı bir bekleyişe neden olan o kritik süreç nihayet bir sonuca bağlandı. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde gözlerin çevrildiği yargı süreciyle ilgili sessizlik, Genel Başkan Özgür Özel’in kameralar karşısına geçmesiyle bozuldu. Sadece parti içindeki dengeleri değil, Türkiye siyasetinin genel seyrini de etkilemesi beklenen bu gelişme, liderin gündem belirleyen açıklamalarıyla yeni bir boyut kazandı.
Uzun süredir tartışılan ve parti içinde "olağanüstü kurultay" talepleriyle gündeme getirilen süreçte mahkeme son sözünü söyledi. Parti içi muhalefetin ve bazı kesimlerin beklentisiyle açılan "kurultay iptal davası", mahkeme tarafından reddedildi. Kararın ardından genel merkezde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özgür Özel, hukuki sürecin tamamlanmasıyla birlikte parti içi tartışmaların artık tamamen geride kaldığını ilan etti. Özel, bu davanın sonuç odaklı değil, tamamen süreç odaklı ve partiyi yıpratmaya yönelik bir hamle olduğunu vurguladı.
Genel Başkan Özel, davanın arka planına dair çarpıcı detaylar paylaştı. Davayı açan kişinin halihazırda partiden ihraç edilmiş biri olduğuna dikkat çeken Özel, bu kişinin hukuken davaya taraf olamayacağını belirtti. Süreci, "Parti içinde tartışma var görüntüsü yaratmak isteyenlerin beyhude çabası" olarak nitelendiren CHP lideri, mahkemenin davayı "konusuz" bularak reddettiğini açıkladı. Özel’e göre, parti birinci parti konumuna yükseldikten sonra içeride ikilik yaratmak isteyen odaklar, çeşitli "aparatlar" kullanarak partiyi hasta etmeye çalıştı; ancak CHP bu "mikropları" bünyesine kabul etmeyerek gücünü korudu.
Açıklamalarında demokrasi vurgusu yapan Özel, otokrasinin ve tek adam rejiminin yanında duranların kaybettiğini, demokrasinin yanında saf tutanların ise kazandığını ifade etti. Parti içindeki bu sürecin sona ermesiyle birlikte tüm muhalefet liderlerinin dayanışma gösterdiğini belirten Özel, artık enerjilerini tamamen Türkiye’nin gerçek sorunlarına ve iktidar mücadelesine harcayacaklarının sinyalini verdi.
Cumhurbaşkanı’na "Simit Hesabı"yla Yanıt
Özgür Özel’in hedefinde sadece parti içi meseleler değil, iktidarın ekonomi politikaları ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamaları da vardı. Erdoğan’ın "Faşizan zihniyetten hala kurtulamadılar" sözlerine sert tepki gösteren Özel, iktidarın geçmişiyle yüzleşmesi gerektiğini söyledi. Simit fiyatları üzerinden bir kıyaslama yapan CHP lideri, AKP iktidara geldiğinde 25 kuruş olan simidin bugün 20 liraya dayandığını hatırlatarak, "Erdoğan uçaktayken iyice uçuyor" ifadesini kullandı. İstanbul seçimlerinde 806 bin farkla kazanılan zaferi hazmedemeyenlerin, şimdi "faşizan zihniyet" suçlaması yapmasının ironik olduğunu belirten Özel, iktidarın Adnan Menderes’in mağduriyeti üzerinden siyasi rant devşirmeye çalıştığını savundu.
Kayyım Tartışmaları ve "Casusluk" Suçlamasına Rest
Gündemin en sıcak başlıklarından biri olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) kayyım atanacağı iddiaları ve Ekrem İmamoğlu’na yönelik başlatılan soruşturmalar da Özel’in gündemindeydi. İBB’ye yönelik bir kayyım hamlesinin, milletin vicdanından döneceğini belirten Özel, iktidarın böyle bir adıma ne ekonomik ne de siyasi olarak cesaret edebileceğini söyledi. İmamoğlu hakkında ortaya atılan "casusluk" iddialarını ise geçmişteki FETÖ taktiklerine benzeten Özel, "Hırsız dediler olmadı, terör dediler olmadı, şimdi de casus diyerek algı yaratmaya çalışıyorlar" şeklinde konuştu.
"Hakan Fidan Döneminde Tüm Bilgiler Çalındı" İddiası
Konuşmasının en dikkat çekici bölümlerinden biri, kişisel verilerin güvenliğiyle ilgili ortaya attığı iddialardı. MİT Başkanı Hakan Fidan’ın görevde olduğu dönemde, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının en mahrem bilgilerinin çalındığını öne süren Özel, Sağlık Bakanlığı, SGK ve İçişleri Bakanlığı verilerinin yabancı hackerların eline geçtiğini iddia etti. Hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın T.C. kimlik numarasının dahi çalındığını belirten Özel, bu güvenlik zafiyetinin üzerinin örtülmeye çalışıldığını savundu.
Basın Özgürlüğüne Tam Destek
Özel, konuşmasının son bölümünde basın özgürlüğüne yönelik baskılara da değindi. Gözaltına alınan Gazeteci Merdan Yanardağ ve yönettiği yayın organına sahip çıkan Özel, namuslu gazetecilere leke sürülmeye çalışıldığını ancak bunların hiçbirinin ispatlanamadığını vurguladı. Basın üzerindeki baskıların, muhalif sesleri susturmaya yönelik bir "koleksiyon" çabası olduğunu belirten CHP lideri, dayanışma mesajı vererek sözlerini noktaladı.




