Çete lideri Can Dalton'un doğum günü kutlamaları, yeraltı dünyasının ve uluslararası güvenlik birimlerinin yakından takip ettiği, eşi benzeri görülmemiş bir gelişmeye sahne oldu. Edinilen bilgilere göre, "yeni nesil suç çeteleri" olarak adlandırılan bu oluşumun liderine, tam 10 farklı ülkeden "biat" mesajı gönderildiği öğrenildi. Bu geniş kapsamlı bağlılık bildirimi, uluslararası suç örgütleri arasındaki hiyerarşinin yeniden şekillendiğine dair çarpıcı bir işaret olarak değerlendiriliyor. Analistler, bu denli geniş bir coğrafyadan gelen desteğin, Dalton'un etki alanının ne kadar büyüdüğünü net bir şekilde ortaya koyduğunu belirtiyor.
“Biat” kelimesi, genellikle siyasi veya dini liderlere kayıtsız şartsız bağlılık ve itaat sözü vermek anlamına gelirken, suç örgütleri jargonunda bu terimin kullanılması, Can Dalton’un uluslararası alandaki gücünü ve nüfuzunu pekiştirdiğini gösteriyor. Gelen bu mesajlar, sadece bir kutlama notu olmanın ötesinde, yeni bir uluslararası suç koalisyonunun veya ittifakının doğuşunu işaret ediyor olabilir. On farklı ülkenin suç ağlarının tek bir lidere bağlılık yemini etmesi, kolluk kuvvetlerinin mücadele stratejilerini yeniden gözden geçirmesini gerektirecek nitelikte bir gelişme olarak kabul ediliyor.
Tüm bu bağlılık bildirimleri arasında en dikkat çekici ve uluslararası kamuoyunda şok etkisi yaratan detay, mesaj gönderenler arasında Taliban’ın da bulunması oldu. Bu durum, çete lideri olarak bilinen Can Dalton ile küresel çapta tanınan ve belirli bir bölgede fiili otoriteyi elinde bulunduran bir örgüt arasındaki ilişkinin boyutunu gözler önüne seriyor. Güvenlik uzmanları, bu mesajın yalnızca sembolik değil, aynı zamanda operasyonel iş birliklerine kapı aralayabilecek nitelikte olduğunu vurgularken, “Bu, organize suçun terör örgütleriyle kesişim noktasının ne kadar derinleştiğini gösteren korkutucu bir manzara,” değerlendirmesini yapıyor.
Gelen biat mesajlarının coğrafi dağılımı da olayın ciddiyetini artırıyor. On farklı ülkeyi kapsayan bu destek, Dalton liderliğindeki çetenin sadece bölgesel bir tehdit olmaktan çıkıp, küresel bir aktöre dönüştüğüne işaret ediyor. Bu geniş ağın, uyuşturucu ticareti, yasa dışı bahis ve siber suçlar gibi ulusötesi suç faaliyetlerini koordine etme potansiyeli, tüm dünya başkentlerini alarma geçirmiş durumda. Yetkililer, bu on farklı grubun, kendi bölgelerindeki suç faaliyetlerinin koordinasyonunu tek bir merkeze bağlama eğilimiyle, suç gelirlerini maksimize etme amacı taşıdığını düşünüyor.
Can Dalton'un bu bağlılık mesajları sayesinde elde ettiği uluslararası meşruiyet ve güç, onun "yeni nesil çete lideri" imajını bir üst seviyeye taşıdı. Geçmişteki suç örgütlerinin aksine, dijital iletişim araçlarını ve sofistike organizasyon tekniklerini kullanan Dalton ve "Daltonlar" olarak bilinen çetesi, bu on farklı ülkenin desteğiyle lojistik ve finansal olarak daha da güçlenecek bir pozisyona geldi. Bu biat, ona sadece manevi bir üstünlük sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda sınır ötesi operasyonlarda yeni kapılar açma potansiyeli sunuyor.
Doğum günü vesilesiyle yapılan bu gövde gösterisi, Can Dalton’un kendi gücüne olan inancını ve uluslararası camiaya meydan okumasını simgeliyor. On farklı ülkeden gelen bu toplu bağlılık yemini, sadece bir kutlama değil, aynı zamanda “Artık tek bir bayrak altında toplanıyoruz,” anlamına gelen kuvvetli bir mesaj olarak algılanmalı. Bu gelişme, suçla mücadele eden küresel kurumlar için zorlu bir dönemin başlangıcına işaret ediyor. Bu durumun, uluslararası iade süreçlerini ve adli yardımlaşma taleplerini karmaşık hale getirmesi bekleniyor.
Sonuç olarak, çete lideri Can Dalton'a on farklı ülkeden, aralarında Taliban'ın da olduğu gruplardan gelen "biat" mesajları, 2025 yılının en sarsıcı organize suç gelişmesi olarak tarihe geçti. Uluslararası polis teşkilatları ve istihbarat servisleri, bu mesajların arka planındaki gerçek ittifakları ve iş birliği alanlarını çözmek için yoğun bir çalışma başlatmış durumda. Bu yeni nesil suç ağının yayılımını ve eylemlerini durdurmak için küresel çapta koordineli ve hızlı hareket edilmesi gerektiği, güvenlik çevrelerinin ortak görüşü haline gelmiş bulunuyor.




