Ortadoğu coğrafyası, son dönemde yaşanan hızlı gelişmelerle bir kez daha dünyanın odak noktası haline geldi. Suriye'deki ateşkes tartışmaları, terör örgütlerinin hareketliliği ve İran çevresindeki askeri yığınaklar, uzmanlar tarafından yakından izleniyor. Bu süreçte ortaya atılan iddialar, bölgesel dengeleri kökten değiştirebilecek nitelik taşıyor.
SÖZCÜ Televizyonu'nda yayınlanan programda, emekli Tuğgeneral Dr. Özgür Tör, İstanbul Aydın Üniversitesi öğretim üyesi sıfatıyla önemli değerlendirmelerde bulundu. Program sunucusu, Tör'ü "Hoş geldiniz Özgür Tör" diyerek karşıladı. Tör ise "Teşekkür ederim, teşekkürler çok, iyi yayınlar diliyorum" yanıtını verdi.
Sunucu, AFP'nin ateşkesin bir ay uzatılacağı yönündeki haberini ve Suriye Dışişleri Bakanlığı'nın bu iddiayı yalanlamasını sorarak başladı: "AFP ateşkesin bir ay daha uzatılacağını öngörürken, Suriye Dışişleri Bakanlığı henüz öyle bir şey olmadığını ve dolaşımdaki haberlerin doğru olmadığını açıkladı. Siz mevcut durumu nasıl yorumluyorsunuz?"
Özgür Tör, yanıtında öncelikle olayları Türkiye ve Ankara perspektifinden değerlendirmek gerektiğini vurguladı. "Bir süreç var ama süreçte bazı belirsizlikler var" diyen Tör, PKK ve uzantılarının (YPG, PJAK) entegre bir coğrafyada faaliyet gösterdiğini belirtti. Ateşkesin bir ay uzatılmasının uygun olmadığını savunan Tör, "Örgüt Hasakah ve Ayn İsa bölgesinde sıkışmış durumda. Açık kaynaklarda her gün 500 civarında eski DTK (Demokratik Toplum Cephesi) mensubunun Irak ve Suriye üzerinden o bölgeye taşındığına dair bilgiler çıkıyor" dedi.
Tör, bu hareketliliğin İran'daki olası gelişmelerle bağlantılı olduğunu öne sürdü. "İran'da ne olacak? Bu çok önemli" diyen emekli general, terör örgütü mensuplarının silahsızlanarak başka yerlere gitmesi durumunda farklı, ancak İran'da vekil güç olarak kullanılmaları durumunda ayrı bir senaryo olacağını belirtti. "Bir aylık süre biraz uzun görünüyor" ifadesiyle, uzatmanın belirsizlik yaratabileceğini ekledi.
Konuşmasında coğrafi detaylara da değinen Tör, Kamışlı-Hasakah hattının Irak sınırı yakınlığından dolayı stratejik önem taşıdığını vurguladı. "Ovacık sınır kapısı yıllardır aşamadığımız bir konu" diyen Tör, Şengal Dağı ve çevresinin bütüncül olarak kontrol edilmesinin kritik olduğunu söyledi. Bu koridorun sıkı kapatılmasının, terör örgütünün Irak'tan Suriye'ye geçişini engelleyeceğini belirtti.
ABD'nin tutumuna da touching Tör, "ABD çeşitli bölgesel dengeler nedeniyle İsrail'in güvenliğinden vazgeçip Şam rejimini tercih etti" değerlendirmesinde bulundu. Ancak gelecekte başka bir yönetimle durumun değişebileceğini hatırlatarak, bölgenin korunmasının önemini vurguladı. "Uzaklardan gelenler bir gün gider" sözünü tekrar eden Tör, geçmiş programlardaki öngörülerinin gerçekleştiğini belirtti.
Sunucu, İran'daki Peşmerge durumunu ve ateşkes uzatmasının avantajlı olup olmadığını sordu. Tör, uzun uzatmaların zaman kazandırarak dengeleri değiştirmeye yönelik taktikler olabileceğini ifade etti. "Çok uzatmak kabul edilebilir değil" diyen Tör, belirsizliğin bir an önce giderilmesi gerektiğini savundu. İngiltere ve İsrail gibi ülkelerin de süreçte rol oynadığını ekledi.
Silah ve teçhizat konusuna da değinen Tör, YPG'ye verilen Bradley zırhlı araçları, MANPAD hava savunma sistemleri ve depoların akıbetini sorguladı. "Bu silahlar nerede?" sorusunu yönelten Tör, bazı silahların örgüt tarafından başka yerlere satıldığına dair ABD kaynaklı raporlar olduğunu belirtti.
Demografik mühendislik iddialarına da touching Tör, bölgedeki projenin yapay olduğunu ve uzun vadede sürdürülemez olduğunu söyledi. "İran'daki gelişmeler burayı, buradaki gelişmeler İran'ı etkileyecek" uyarısında bulunarak, 30 bin trained mensubun yerinin ve faaliyetlerinin takip edilmesinin kritik olduğunu vurguladı.
Sunucu, ABD'nin İran çevresindeki deniz gücünü ve Trump'ın olası tutum değişikliğini gündeme getirdi. Programda İran'a yönelik gece operasyonu ihtimali de tartışıldı.
Sonuç olarak, Özgür Tör'ün analizleri, Suriye'deki ateşkes sürecinin İran'daki potansiyel gelişmelerle doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. Terör örgütü unsurlarının kaydırılması, silah depolarının durumu ve Trump yönetiminin olası hamleleri, bölgeyi yeni bir gerilim dalgasına hazırlıyor gibi görünüyor. Gelişmeler yakından izlenmeye devam edecek.


