Dünya

Bölgedeki Dengeleri Değiştiren Kritik Anlaşma Resmen İmzalandı

Bölgedeki son gelişmelerin ardından taraflar arasında varılan mutabakatın tüm detayları belli oldu. Haritayı değiştirecek 14 maddelik protokolün içeriği ve atılacak adımlar tüm dikkatleri üzerine çekti.

Komşu coğrafyada son 24 saat içinde yaşanan baş döndürücü gelişmeler, sahadaki askeri ve siyasi dengeleri kökten değiştirecek tarihi bir uzlaşma ile sonuçlandı. Bölgede uzun süredir devam eden belirsizlik ve çatışma ortamı, yerini kapsamlı bir entegrasyon ve işbirliği sürecine bırakmaya hazırlanıyor. Özellikle stratejik öneme sahip vilayetlerde yaşanan halk hareketliliği ve ardından gelen diplomatik trafik, beklenen imzaların atılmasını hızlandırdı.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara tarafından duyurulan gelişmeye göre, merkezi hükümet ile bölgedeki diğer silahlı unsurlar arasında tam kapsamlı bir mutabakat sağlandı. Varılan anlaşma neticesinde, ülkenin doğusunda ve kuzeydoğusunda fiili kontrolü elinde bulunduran gruplar ile devlet kurumları arasında birleşme süreci resmen başlamış oldu. Bu adım, ülkenin toprak bütünlüğünü sağlama yolunda en kritik dönemeçlerden biri olarak nitelendiriliyor.

Anlaşmanın sahadaki en somut yansıması, Fırat'ın doğusundaki askeri yapılanmanın değişmesiyle görülecek. İmzalanan 14 maddelik protokole göre, bölgedeki silahlı güçler Fırat Nehri'nin doğusuna çekilecek ve Rakka ile Deyrizor vilayetlerinin idaresi tamamen merkezi yönetime devredilecek. Bu devir işlemi sadece askeri değil, idari ve sivil kurumları da kapsayacak şekilde geniş tutuldu. Böylece, söz konusu bölgelerdeki kamu hizmetleri ve devlet otoritesi yeniden tesis edilmiş olacak.

Ekonomik ve stratejik kaynakların kontrolü de anlaşmanın en can alıcı maddeleri arasında yer alıyor. Bölgedeki tüm sınır kapıları, petrol ve doğalgaz sahalarının kontrolü doğrudan merkezi hükümete geçecek. Kaynakların güvenliğini devletin düzenli ordusu sağlarken, elde edilen gelirlerin merkezi bütçeye aktarılması garanti altına alınacak. Ayrıca Haseke vilayetindeki sivil kurumların da devlet yapısına entegre edilmesi kararlaştırıldı.

Askeri entegrasyon başlığı altında ise oldukça dikkat çekici detaylar bulunuyor. Bölgedeki silahlı yapıya mensup personelin, yapılacak güvenlik soruşturmalarının ardından bireysel bazda Savunma ve İçişleri Bakanlıkları bünyesine katılması öngörülüyor. Bu personele rütbe ve mali haklar tanınacak, ancak eski rejim kalıntılarının bu yapılanma içine sızması kesinlikle engellenecek. Bu süreç, tek bir ulusal ordu çatısı altında birleşmeyi hedefliyor.

Siyasi kanatta ise yerel temsili güçlendirecek adımlar atılması planlanıyor. Haseke Valisi'nin atanması sürecinde yerel dinamiklerin göz önünde bulundurulacağı ve merkezi yönetimde üst düzey askeri ve sivil görevler için aday gösterilebileceği belirtildi. Ayrıca 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kültürel ve dilsel hakların tanınması, mülkiyet sorunlarının çözülmesi gibi konularda mutabık kalındı.

Anlaşmanın uluslararası güvenliği ilgilendiren boyutu ise sınır dışı edilecek unsurlar ve terörle mücadeleyi kapsıyor. İmzalanan metne göre, ülke vatandaşı olmayan bazı silahlı örgüt mensupları ve liderleri sınır dışına çıkarılacak. Ayrıca DEAŞ ile mücadele konusunda Uluslararası Koalisyon ile koordinasyonun süreceği ve tutuklu kamplarının sorumluluğunun tamamen devlete geçeceği taahhüt edildi.

ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada bu gelişmeyi memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Barrack, tarafların yapıcı çabalarını takdir ettiklerini ve bu anlaşmanın birleşik bir yapıya doğru giden yolda önemli bir kilometre taşı olduğunu ifade etti. Sürecin, Başkan Trump'ın Ortadoğu planları çerçevesinde desteklendiği ve IŞİD tehdidine karşı ortak mücadelenin süreceği vurgulandı.