Türkiye’nin kilitlendiği yeni çözüm süreci tartışmalarında sular durulmuyor. Başkent Ankara’da sıcak saatlerin yaşandığı şu günlerde, TBMM kulislerinden sızan son bilgiler, sürecin perde arkasında yaşanan pazarlıkları gözler önüne serdi. Halk TV ekranlarında Sinem Fıstıkoğlu ile Sansürsüz programına konuk olan Gelecek Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, İmralı’daki terör örgütü lideri Abdullah Öcalan ile ilgili şok bir iddiada bulundu. Özdağ’ın açıklamaları, Meclis’te kurulan komisyonun işleyişine dair soru işaretlerini artırırken, iktidar kanadının yürüttüğü diplomasi trafiğinin bilinmeyen yönlerini de aydınlattı.
Özdağ’ın canlı yayında dile getirdiği en çarpıcı iddia, Abdullah Öcalan’ın doğrudan Meclis Komisyonu’na katılma talebiydi. İktidar çevrelerinden ve süreci yürüten yetkililerden edindikleri bilgileri paylaşan Özdağ, Öcalan’ın komisyona bizzat gelmek istediğini, ancak bu talebin muhalefet kanadı ve devlet aklı tarafından riskli bulunarak kabul edilmediğini belirtti. “Bize Öcalan’ın komisyona gelmek istediği söylendi, biz de buna gerek olmadığını, zaten istihbaratın ve ilgili partilerin kendisiyle görüştüğünü ilettik” diyen Özdağ, bu talebin yerine alternatif bir çözüm önerdiklerini ifade etti. Bu açıklama, İmralı’nın süreçteki cüretkar tavrını göstermesi bakımından büyük önem taşıyor.
Gelecek, Saadet ve Deva partilerinden oluşan "Yeni Yol Grubu" olarak sürece yapıcı bir muhalefetle yaklaştıklarını belirten Özdağ, İmralı’ya sınırlı sayıda kişiden oluşan bir heyet gönderilmesi yerine, teknolojinin imkanlarından faydalanılmasını önerdiklerini açıkladı. Özdağ, Adalet Bakanlığı’nın mahkemelerde kullandığı SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) yönteminin devreye sokulmasını ve Öcalan’ın İmralı’dan görüntülü olarak bağlanarak 51 kişilik komisyonun tamamına hitap etmesini talep ettiklerini söyledi. “Gizli kapaklı görüşmeler olmasın, 51 milletvekili sorsun, o cevaplasın, her şey kayıt altına alınsın” şeklindeki bu öneri, sürecin şeffaflığı açısından kritik bir adım olarak nitelendirildi.
Ancak Meclis’teki oylama sürecinde yaşananlar, bu şeffaflık talebinin karşılık bulmadığını gösterdi. Komisyon oylamasında SEGBİS önerisinin reddedildiğini belirten Özdağ, oylama usulüne dair de sert eleştirilerde bulundu. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un yönettiği oturumda, oylamanın oldubittiye getirildiğini savunan Özdağ, kimin kabul kimin ret oyu verdiğinin bile tam anlaşılamadığı bir kaos ortamından bahsetti. CHP’nin oylamalara katılmadığı, Yeniden Refah Partisi’nin yurtdışı programı nedeniyle bulunamadığı oturumda, Hüda-Par ve DSP gibi partilerin tutumları da dikkat çekti. Özdağ, sürecin önceden kurgulanmış bir senaryo dahilinde ilerlediğini ve komisyon üyelerine adeta bir yol haritası dayatıldığını öne sürdü.
Programda ayrıca Ahmet Davutoğlu’nun son dakika önerisi de gündeme geldi. Davutoğlu’nun, “Madem heyet gidiyor, o zaman heyet oradayken komisyona canlı bağlantı yapılsın ve biz de anlık olarak sürece dahil olalım” şeklindeki teklifi, muhalefetin süreci denetleme arzusunu ortaya koydu. Ancak bu önerinin hayata geçebilmesi için komisyonun yeniden toplanması ve karar alması gerekiyor. Zamanın daraldığı ve heyetin İmralı’ya gitmek üzere olduğu şu günlerde, bu talebin karşılık bulup bulmayacağı ise meçhul.
Selçuk Özdağ’ın çizdiği tablo, "Terörsüz Türkiye" hedefiyle yola çıkılan bu süreçte, yöntem ve usul tartışmalarının esusun önüne geçtiğini gösteriyor. Hukukun ve demokrasinin tam işletilmediği bir ortamda, böylesine hassas bir konunun "ben yaptım oldu" anlayışıyla yürütülmesinin yaratacağı sakıncalara dikkat çeken Özdağ, devletin tüm vatandaşlarına eşit mesafede durması gerektiğinin altını çizdi. 40 yıllık terör sorununun ve ödenen ağır bedellerin, günlük siyasi manevralara kurban edilmemesi gerektiği vurgusu, yayının en önemli mesajlarından biriydi.
Sonuç olarak, Ankara’da kapalı kapılar ardında konuşulanlar birer birer gün yüzüne çıkarken, kamuoyu da süreci endişe ve merakla takip etmeye devam ediyor. Öcalan’ın Meclis’e gelme isteği gibi radikal taleplerin masada olması, pazarlıkların boyutunu gözler önüne sererken, muhalefetin şeffaflık çağrıları şimdilik yanıtsız kalıyor. Önümüzdeki günler, hem İmralı heyetinin yapacağı görüşme hem de bu görüşmenin siyasete yansımaları açısından tarihi gelişmelere gebe görünüyor.




