30 Milyon Dolar Vurgun Şüphelisi Fakirlik Belgesi Sundu
30 Milyon Dolar Vurgun Şüphelisi Fakirlik Belgesi Sundu
İçeriği Görüntüle

Meslek örgütlerinin yönetiminde uzun süreli görevler, zaman zaman kamuoyunda önemli tartışmalara neden olabiliyor. Özellikle avantajlı konumların yıllarca aynı kişilerde kalması, değişim beklentilerini karşılamayan durumlar yaratabiliyor.

Bir okurun dikkat çektiği üzere, Ankara Gazeteciler Cemiyeti'nde Nazmi Bilgin tam 36 yıldan beri kesintisiz başkanlık görevini sürdürüyor. Bu süre, başkan yardımcılığı dönemleriyle birlikte 47 yıla ulaşıyor. Okur, bu durumun değiştirilmesinin mümkün olmadığını vurguluyor.

Yazarın kendi deneyimlerine göre, 1977 yılında meslek hayatına yeni başlayan bir muhabir olarak cemiyete üyelik başvurusu yaptı. Nilüfer Yalçın ve Orhan Duru gibi kıdemli isimlerden referans aldı ancak aylar geçmesine rağmen yanıt gelmedi. Araştırmalar sonucunda, cemiyetin Kaş'ta devlete ait büyük bir yarımadayı ele geçirdiği ve sadık üyelerine parsel parsel dağıttığı ortaya çıktı. Bu nedenle yeni üyelerin kabul edilmediği, payların azalmasını önlemek için yabancıların içeri sokulmadığı anlaşılmıştı.

Cemiyet, o dönemde arsa vaatleriyle delege avına çıkmıştı. Kaş'taki orman arazisine oteller inşa ediliyor, dönemin başkanı Beyhan Cenkçi kendine özel şatolar yaptırıyordu. Altyapı yatırımlarını devlet üstlenirken, arsa alan üyeler ya hemen inşaata başlıyor ya da parselleri yüksek fiyatlarla satıyordu. Böylece cemiyet, adeta bir ticarethane haline dönüşmüştü.

Ankara'da Çankaya semtinde görkemli bir bina erkekler lokali olarak kullanılırken, turistik otel de mal varlığı arasında yer alıyordu. Beyhan Cenkçi, "24 Saat" isimli bir gazete çıkarıyordu. Bu gazete tamamen hayali nitelikteydi; günde birkaç yüz adet basılıyor ancak devletten bol miktarda resmi ilan alınarak önemli gelir elde ediliyordu.

Bir dönemde cemiyet tarafından yılın gazetecileri seçildiğinde, listede Oktay Ekşi, Halit Kıvanç, Emin Çölaşan, Aziz Nesin, Talay Erker, Uğur Cebeci, Savaş Ay gibi isimler ile karikatüristler Bedri Koraman, Semih Balcıoğlu ve Ali Ulvi bulunuyordu. Bu isimlerin bir kısmı bir araya gelerek ödülü topluca reddetti. Medya bu gelişmeyle dolarken, yazar şu soruyu yöneltti: Üyeliğe kabul etmeyen bir cemiyet, nasıl oluyor da yılın gazetecisi seçiyor?

Aziz Nesin'in açıklaması ise oldukça dikkat çekiciydi. 29 Ocak 1981 tarihli gazetelerde yer alan ifadelerinde, cemiyet üyesi olmadığını belirterek, yılın gazetecisi seçilmek için hiçbir şey yapmamak mı gerektiği sorusunu yöneltti. Daha az iş yapmış bir gazeteciye ödülün verilmesini rica ettiğini belirtti.

Cemiyet, faaliyetlerini sürdürürken AB fonlarından da yararlandı. Beyhan Cenkçi, gelmiş geçmiş tüm iktidarların yakın ilişkide olduğu bir isimdi. Vefatının ardından genel kurul toplandı ve başkan yardımcısı Nazmi Bilgin görevi devraldı. Bu geçişle birlikte yönetimde uzun süreli bir devamlılık sağlandı.

Günümüzde de durumun değişmediği gözlemleniyor. Yazar, meslek hayatının 49. yılında hala cemiyet üyesi değil. Ankara'da görev yapan birçok gazeteci de üyelik başvurularında kabul görmüyor. Bu uygulamaların, geçmişteki arsa ve mali avantajlarla bağlantılı olduğu değerlendiriliyor.

Sonuç olarak, meslek örgütlerinde görülen bu tür uzun süreli yönetimler, avantajlı konumların korunması açısından dikkat çekiyor. Delege oyunları ve sadık ekiplerle sürdürülen bu yapı, değişim taleplerini karşılamakta zorlanıyor. Benzer durumların başka alanlarda da mevcut olduğu vurgusuyla, konu kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.