Suriye'deki son gelişmeler, iç siyaseti de etkilemeye devam ediyor. Çatışmaların yoğunlaştığı dönemde yapılan siyasi açıklamalar, tartışma yarattı. Özellikle bir AKP vekilinin "Müslümanlar öldürülürken ses çıkarmayanlar şimdi Aleviler için feryat ediyor" sözleri, büyük tepki topladı.
Alevi örgütleri, bu ifadeleri ayrımcı ve tehlikeli bulduklarını açıkladı. Sessiz kalmanın suç ortağı olmak anlamına geleceği vurgusu yapılırken, vekilden düzeltme beklenildiği belirtildi. Aynı partiden başka bir vekil de sosyal medyada tepki göstererek, sözlerin inanç ayrımcılığını derinleştirdiğini ifade etti.
Muhalefet partileri ise sivil ölümlerin bir an önce durdurulması çağrısında bulundu. Hükümetin daha aktif rol alması gerektiği savunulurken, Mart anlaşmasına uyulması talep ediliyor. Çatışmaların bölgeye ve iç siyasete olumsuz etkileri olabileceği uyarısı yapılıyor.
Siyasiler, gelişmelerin barış sürecini de etkileyebileceğini belirtiyor. Pozitif adımların olumlu, negatif gelişmelerin ise olumsuz sonuçlar doğurabileceği görüşü hakim. Müzakerelerin yeniden başlaması için çağrılar yineleniyor.
Suriye'deki tablo, sadece dış politika meselesi değil; aynı zamanda iç politikada da hassas dengeleri etkiliyor. Sivil kayıpların önlenmesi, tüm tarafların ortak sorumluluğu olarak görülüyor.
Tartışmalar, inanç temelinde ayrımcılığın kabul edilemez olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Siyasi dilin daha dikkatli kullanılması gerektiği vurgusu yapılıyor.




