Yıllarca ekranlara yansıyan tartışmaların, ceza kararlarının ve mercek altındaki yayın dosyalarının başındaki isim, sessiz bir devir teslimle koltuğundan ayrıldı. Uzun süredir kulislerde konuşulan “acaba sonrası ne olacak?” sorusu, başkentte heyecanın ve merakın dozunu daha da artırdı. Kamuoyunun yakından tanıdığı bu ismin, görevini devrettikten sonra nerede konumlanacağı, güç dengeleri açısından da kritik bir soru haline geldi.
Altı yıldır Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nda başkanlık yapan isim, yapılan seçimle görevini başka bir isme devretti ve böylece kurumda yeni bir dönem resmen başlamış oldu. Görev süresi sona eren bu isim için “sıradaki adım ne olacak?” sorusu henüz tazeliğini korurken, çok geçmeden yeni görevi de netleşti. Kamuyu bilgilendirmek üzere yapılan resmi bildirimde, bu ismin Türkiye’nin en önemli teknoloji ve iletişim şirketlerinden birinde genel müdürlük koltuğuna oturduğu açıklandı.
Rize’den ülkenin merkezine uzanan yolculuk
1974 yılında Rize’nin Çayeli ilçesinde dünyaya gelen bu isim, eğitim hayatına memleketinde başladı. İlköğrenimini Rize’de, lise eğitimini ise Sakarya’da tamamladı ve böylece erken yaşlarda farklı şehirlerin dinamiğini tanıma fırsatı buldu. 1995 yılında Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olması, onu doğrudan iletişim ve medya alanına bağlayan en kritik adımlardan biri oldu. 2002 yılında Gazetecilik Anabilim Dalı’nda yaptığı yüksek lisans ise, hem akademik bilgi birikimini artırdı hem de ileride üstleneceği medya ve kamu görevleri için sağlam bir teorik zemin hazırladı.
Kariyerinin ilk yıllarında İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nde memur olarak görev aldı. Bu dönem, devlet mekanizmasının işleyişini içeriden gözlemlediği, güvenlik ve idari süreçleri yakından tanıdığı bir tecrübe alanı oluşturdu. Kamu kurumlarının hiyerarşisini, dosya süreçlerini ve karar zincirlerini genç yaşta tanıması, ilerleyen yıllarda üstleneceği daha stratejik pozisyonlar için önemli bir altyapı sağladı.
Siyasetin kalbine giriş: Meclis danışmanlığı dönemi
Refah-Yol hükümetlerinin görevde olduğu yıllarda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde milletvekili danışmanı olarak çalışması, onu doğrudan siyasi karar süreçlerinin merkezine taşıdı. Bu görev, yasama faaliyetlerinin perde arkasını, komisyon çalışmalarını ve siyaset–bürokrasi ilişkisini yakından izleyebileceği bir alan açtı. Siyasetle bürokrasinin kesiştiği noktalarda edindiği bu erken deneyim, kariyerinin sonraki aşamalarında üstleneceği kritik görevleri şekillendiren dönüm noktalarından biri haline geldi.
Yeni iktidar, yeni görevler: Özel kalem ve daire başkanlığı
2002 yılıyla birlikte yeni bir siyasi döneme giren ülkede, o da iktidarın ilk yıllarında önemli sorumluluklar üstlendi. Adalet Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü görevi, onu hem bakanlık düzeyinde karar vericilere yakınlaştırdı hem de yargı alanındaki idari süreçlere hâkim kıldı. Sonrasında Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nda Özel Kalem Müdürlüğü ve Daire Başkanlığı görevlerini üstlenerek, ekonomi, sanayi ve ticaret politikalarının yürütüldüğü kilit noktalarda yer aldı. Böylece hem hukuk hem de ekonomik alanlarda, devletin en üst düzey temsilcileriyle birebir çalışan bir isim haline geldi.
Medya ve kamu iletişimi cephesi
Kariyerinin bir diğer önemli safhası, medya ve kamu iletişimi alanında şekillendi. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nda başkan müşaviri olarak görev yaparken, yayıncılık dünyasının nabzını tutan denetim mekanizmasının iç işleyişini yakından tanıdı. Ardından Başbakanlık’ta halkla ilişkiler müşaviri olarak çalışması, kamuoyuna yönelik mesajların nasıl yönetildiği, kriz anlarında iletişimin nasıl şekillendiği gibi konularda derin bir pratik deneyim kazandırdı. Bu dönem, hem medya hem de siyasetle iç içe geçmiş bir kariyer çizgisinin belirginleştiği yıllar oldu.
Haber merkezinin mutfağında: Ajans yöneticiliği
2011–2014 yılları arasında ülkenin önde gelen haber ajanslarından birinde İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanı, Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Müdür Vekili olarak görev yapması, onu bu kez doğrudan haber üretim sürecinin merkezine yerleştirdi. Bu pozisyonlar sayesinde büyük bir medya kuruluşunun mali yapısını, idari işleyişini ve yayın politikasını aynı anda yönetme deneyimi edindi. Haber ajansının hem içerik tarafına hem de arka plandaki operasyonlarına hâkim olması, ileride alacağı yayıncılık ve denetim kararlarının da zeminini güçlendirdi.
Sosyal politikadan üst düzey yönetime: Bakanlık yılları
2014–2017 arasında Aile ve Sosyal Politikalar alanında önce müsteşar yardımcısı, ardından müsteşar olarak görev alması, onu bu kez doğrudan sosyal devlet politikalarının yönetim merkezine taşıdı. Aile, çocuk, sosyal yardımlar ve dezavantajlı gruplara yönelik politikaların tasarlanıp uygulandığı birimde üst düzey sorumluluklar yürütmesi, kamu yönetimi tecrübesini daha da derinleştirdi. Bu süreç, toplum yapısına, aile kurumuna ve sosyal dokunun hassasiyetlerine odaklanan bir bakış açısını kalıcı hale getirdi.
Üst kurul yolculuğu: Üyelikten başkanlığa
6112 sayılı kanunun ilgili maddesi uyarınca, 16 Ekim 2017’de Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yapılan seçim sonucunda, bu isim Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeliğine seçildi. Siyasi kontenjandan gelen bir üye olarak, hem siyasetin beklentilerini hem de yayıncılık dünyasının dinamiklerini aynı anda gözetmesi gereken kritik bir konuma yerleşti. Bir süre üye olarak görev yaptıktan sonra, 23 Ocak 2019’da yapılan seçimle Üst Kurul Başkanı seçildi ve böylece yayıncılık alanındaki en güçlü imza yetkilerinden birine kavuştu.
Dört dönemlik başkanlık maratonu
Başkanlık koltuğuna oturduktan sonra sadece tek dönemle sınırlı kalmayan bu serüven, 18 Ekim 2023’te yeniden yapılan seçimle daha da uzadı. Bu tarihten sonra dördüncü dönem başkanlık görevini yürüterek, yayıncılık politikalarının, ceza süreçlerinin ve lisans kararlarının merkezinde yer aldı. Yıllar boyunca süren bu dönem; televizyon kanallarına verilen yaptırımlar, hassas içerik tartışmaları ve yayıncılık standartları konusundaki kararlarla sık sık gündeme geldi.
Devir teslim ve yeni dönem
Son seçimle birlikte üst kurulda yeni bir sayfa açıldı ve başkanlık görevi, yine kurul içinden seçilen başka bir isme devredildi. Böylece hem kurum içinde bir bayrak değişimi yaşandı hem de uzun süredir aynı isimle anılan başkanlık dönemi resmen kapandı. Ancak bu devir teslim, o ismin bürokratik yolculuğunun sonu değil, tam tersine yeni bir başlangıcın işareti oldu.
Yeni koltuk: Telekom devinin tepesinde
Başkanlık görevinin sona ermesinin hemen ardından yapılan resmi açıklamada, bu ismin büyük bir telekomünikasyon şirketinin genel müdürlüğüne atandığı duyuruldu. Uzun yıllar medya, kamu yönetimi ve düzenleyici kurumlarda görev yaptıktan sonra, bu kez iletişim altyapısının ve dijital dönüşümün kalbinde yer alan dev bir şirkete geçmesi dikkat çekti. Böylece bir dönem yayın içeriklerini denetleyen isim, şimdi milyonlarca kullanıcının iletişim hizmetlerinden sorumlu olacak yeni bir rol üstlenmiş oldu.
Deneyimin yeni sahnesi
Evli ve iki çocuk babası olan, yabancı dil bilgisiyle de uluslararası temaslara açık bir profil çizen bu isim, yıllara yayılan bürokratik ve siyasi tecrübesini şimdi farklı bir alana taşıyor. İletişim fakültesi kökeni, haber ajansı yöneticiliği, sosyal politika bürokrasisi ve uzun süren üst kurul başkanlığı, yeni görevinde masaya koyacağı en güçlü kartlar olarak öne çıkıyor. Tüm bu birikimin, hem şirketin geleceği hem de ülkedeki iletişim ekosisteminin yönü açısından nasıl sonuçlar doğuracağı ise merakla takip ediliyor.