Ekonomik zorluklar zaman zaman toplumun farklı kesimlerini bir araya getirir ve ortak taleplerle seslerini duyurmalarına yol açar. Özellikle ücret politikaları ve yaşam koşulları, geniş katılımlı eylemlerin temelini oluşturur. Son dönemde gerçekleşen bir eylem, bu tür tepkilerin somut örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Rize'de CHP İl Örgütü'nün çağrısıyla "Sadaka değil, insanca yaşayacağımız ücret istiyoruz" başlıklı bir miting düzenlendi. Emekliler, işçiler ve çay üreticileri, hayat pahalılığına ve yetersiz ücretlere karşı meydanlara çıktı. Eyleme CHP, Sol Parti, EMEK Partisi, Demokrat Parti, Çay Üreticileri Birliği, Tüm Emekliler Sendikası üyeleri ile ÇAYKUR mevsimlik işçileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. İktidarın ekonomi politikalarına tepki gösterilen mitingde, katılımcılar Cumhuriyet Meydanı'nda toplanarak sloganlar eşliğinde Atatürk Caddesi üzerinden Rize İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü önüne yürüdü.

Yürüyüş sırasında atılan sloganlar oldukça anlamlıydı. "Direne direne kazanacağız", "Hak, hukuk, adalet", "Sadaka değil, insanca yaşayacak ücret istiyoruz" ve "Emekliler burada, iktidar nerede" gibi ifadeler, katılımcıların kararlılığını yansıttı. Bu sloganlar, eylemin ruhunu ve taleplerin aciliyetini ortaya koydu.

CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz, mitingde yaptığı konuşmada emekli maaşları ve asgari ücret zamlarını kesin bir dille reddettiklerini belirtti. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda en düşük emekli maaşının itirazlara rağmen 20 bin TL olarak kabul edildiğini hatırlatan Deniz, bu artışın açıklanan enflasyonun bile altında kaldığını vurguladı. Ayrıca saray güvenliği için ayrılan 1,8 trilyon TL'lik ödeneğin 282 milyar TL'sinin kullanılmadan kaldığını ifade etti. Bu miktarın 16 milyon emekliye dağıtılsaydı her emekliye aylık 3 bin 713 TL ek gelir sağlanabileceğini hesapladı.

Saltuk Deniz konuşmasında şu soruları yöneltti: Kiralar nasıl ödenecek? Elektrik, su, doğalgaz faturalarını kim karşılayacak? Çocuğun okul masrafını, ilacını kim alacak? Emekli ne yiyecek ne içecek, nasıl yaşayacak? Bu sorular, emeklilerin günlük yaşamındaki zorlukları çarpıcı biçimde özetledi. Deniz ayrıca, karnelerde Atatürk resmi bulunmaması durumunda velilere karnelere Atatürk resmi yapıştırmalarını önerdi ve bunun geçici bir durum olduğunu belirtti.

Sol Parti Rize İl Başkanı Metin Posta, konuşmasında çay üreticileri, işçiler ve mevsimlik çalışanlara seslendi. Birleşik halk muhalefetini güçlendirme çağrısı yaparak, sokakta ve sandıkta birlikte mücadele edilmesini istedi. Bu çağrı, eylemin geniş tabanlı bir muhalefet zemini üzerinde yükseldiğini gösterdi.

AK Parti Operasyon Krizi: Şükürsüzlük Tartışmaları Alevlendi
AK Parti Operasyon Krizi: Şükürsüzlük Tartışmaları Alevlendi
İçeriği Görüntüle

EMEK Partisi Rize İl Başkanı Hasan Zorlucan ise emeklilerin yoksulluğa mahkum edilemeyeceğini vurguladı. Yıllarca ülkenin fabrikalarını, tarlalarını, yollarını ve okullarını ayakta tutan emeklilerin bugün ağır yaşam koşullarıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. AKP iktidarının sermaye yanlısı politikalarıyla emeklileri yoksulluğa sürüklediğini savunan Zorlucan, en düşük emekli maaşının asgari ücretin bile altında kaldığını ifade etti. Emekli maaşıyla kira ödenemediğini, temel gıda alınamadığını ve TÜİK'in açıkladığı enflasyon rakamlarının gerçek hayatla örtüşmediğini dile getirdi. Süt ve peynirin emekliler için lüks haline geldiğini söyleyen Zorlucan, bu durumun kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Demokrat Parti Rize İl Başkanı Hamit Çelik de iktidarın geçmiş vaatlerini hatırlattı. AK Parti'nin iktidara gelirken yolsuzluk, yoksulluk ve yasakları bitireceğini, hortumları keseceğini söylediğini ancak hortumları kendilerine bağladıklarını iddia etti. Suriyelilere milyonlarca lira yardım yapılırken emeklilerin yok sayıldığını belirten Çelik, bu çifte standarda dikkat çekti.

Tüm bu konuşmalar ve sloganlar, eylemin geniş bir yelpazede destek bulduğunu ortaya koydu. Emeklilerin, işçilerin ve çay üreticilerinin ortak talebi, insanca yaşanabilir ücretler oldu. Eylemin Rize gibi sembolik bir şehirde gerçekleşmesi, mesajın gücünü artırdı.

Sonuç olarak, bu miting ekonomik politikaların toplum üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme taşıdı. Katılımcıların kararlı tutumu ve konuşmalardaki somut örnekler, taleplerin ne kadar acil olduğunu gösterdi. Benzer eylemlerin başka yerlerde de yankı bulması, geniş toplumsal bir tartışmayı tetikleyebilir. Emeklilerin ve çalışanların sesini duyurma çabası, yaşam koşullarının iyileştirilmesi yönündeki beklentileri yansıtmaya devam ediyor.