Gerçek Gündem Haberleri

Özgür Özel'den Trump'a Sert Eleştiri: Maduro Olayında Erdoğan Sessizliği

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Trump yönetiminin Venezuela müdahalesini ağır sözlerle kınadı. Maduro'nun detayları ve Erdoğan'ın tutumu gündeme damga vurdu. Uluslararası hukuk tartışmaları ve küresel tepkiler merak uyandırıyor.

Siyasi gündem yeni yılın ilk haftasında uluslararası gelişmelerle hareketlenirken, muhalefet liderlerinden gelen açıklamalar geniş yankı buluyor. Özellikle Latin Amerika'daki kriz ve büyük güçlerin müdahaleleri, iç politikada da yoğun tartışmalara yol açıyor.

Loading...

Özgür Özel, Trump yönetiminin Venezuela'ya yönelik askeri müdahalesini "eşkıyalık" olarak nitelendirerek sert bir eleştiri getirdi. Maduro ve eşinin uyurken detayıyla yakalanması, kötü muamele görmesi ve New York'ta yargılanmak üzere götürülmesi, Özel'e göre uluslararası hukukun açık ihlali. Bu operasyonun, Birleşmiş Milletler Şartı'nı hiçe sayarak gerçekleştirildiğini vurgulayan Özel, Trump'ın diğer ülkelere yönelik tehditlerini de "delilik" olarak tanımladı.

Özel, konuşmasında dünya savaşları sonrası kurulan düzenin temel taşlarına dikkat çekti. Birleşmiş Milletler'in 51 ülke tarafından kurulduğunu hatırlatarak, bu sistemin amacı olan dünya barışını koruma ve sınırların dokunulmazlığını savundu. Tek taraflı müdahalelerin kabul edilemez olduğunu belirten Özel, herhangi bir ülkenin başka bir devletin iç işlerine karışmaması gerektiğini vurguladı. Bu tür eylemlerin, ancak BM çatısı altında kolektif kararlarla yapılabileceğini ifade etti.

Konuşmanın önemli bir bölümü, Maduro'nun otoriter yönetimiyle ilgili eleştirilere ayrıldı. Özel, Maduro'nun seçimlerde haksızlık yaptığı ve muhalifleri tutuklattığı gerçeğini kabul ederken, bunun Trump'ın unilateral müdahalesini haklı kılmadığını savundu. "Maduro'nun demokrat olup olmaması değil, Amerikan yanlısı olup olmaması mesele" diyerek, çifte standartları eleştirdi. CHP'nin bu konuda tutarlı bir duruş sergilediğini, Gazze gibi konularda da sessiz kalmadığını hatırlattı.

Özel'in en dikkat çeken çıkışı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sessizliğine yönelik oldu. Erdoğan'ın daha önce Maduro'yu "kardeşim" olarak nitelendirdiğini ve yakın ilişkiler kurduğunu hatırlatan Özel, detayın sonrası neden tepki verilmediğini sorguladı. Trump'ın Maduro'ya Türkiye'de iltica teklif ettiği iddiası, Özel tarafından "tarihi bir detay" olarak vurgulandı. Erdoğan'ın bu süreçte bilgi sahibi olup olmadığı, onay verip vermediği sorularını yöneltti.

Konuşmada, Erdoğan'ın Trump'la ilişkilerine dair ağır ithamlar yer aldı. Fethullah Gülen'in iadesi, NATO genişlemesi önünde engel çıkarılması ve çeşitli tavizler verilmesi örnekleri sıralandı. Özel, Erdoğan'ın Trump'la görüşme çabalarını ve aracılar kullandığını iddia ederek, bu tutumun bağımsızlıkla bağdaşmadığını belirtti. "Trump seni iktidarda tutamaz, bunu millet yapar" sözleriyle, iç politikaya da mesaj verdi.

Özel, dünya demokrasi güçlerine seslenerek, Trump gibi "haydut devlet" uygulamalarına karşı birlik çağrısı yaptı. CHP'nin son seçimlerde aldığı oy oranı ve yönettiği belediyelerin nüfus çoğunluğunu hatırlatarak, partisinin küresel sol demokratik hareket içindeki yerini vurguladı. Bu çağrı, uluslararası kurumların ve partilerin rogue devletlere karşı duruş sergilemesini istedi.

Venezuela olayının küresel yansımaları da konuşmada geniş yer tuttu. Trump'ın Kolombiya, Küba, Meksika, İran gibi ülkelere tehditleri, Özel'e göre nükleer savaş riskini bile artırabilir. Bu deliliğe karşı dünya ülkelerinin pişman olmadan birleşmesi gerektiğini belirten Özel, tarihsel derslere atıf yaptı. Westphalia Antlaşması'nın 400 yıllık egemenlik ilkesinin çiğnendiğini savundu.

Özel'in konuşması, muhalefetin dış politika vizyonunu da ortaya koydu. CHP'nin uluslararası hukuk ve BM odaklı yaklaşımı, Erdoğan'ın kişisel ilişkilerine dayalı politikasıyla karşılaştırıldı. Bu eleştiri, dostlukların meşru zeminlerde sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Konuşmanın bir diğer boyutu, otoriter yönetimlere karşı tutum oldu. Maduro'nun muhaliflere baskısı kabul edilmezken, çözümün demokratik arena olması gerektiği belirtildi. Trump'ın müdahalesinin, bu sorunu çözmek yerine kaos yarattığı eleştirisi öne çıktı.

Özel, Erdoğan'ın geçmiş dış politika örneklerini de masaya yatırdı. Mısır'daki darbe sonrası sessizlik, Rusya uçağı krizi gibi olaylar hatırlatıldı. Bu tutarsızlıkların, Türkiye'nin itibarını zedelediği savunuldu.

Bu çıkış, siyasi arenada yeni tartışmalara yol açtı. Özel'in Trump karşıtı net duruşu, CHP'nin küresel demokrasi savunuculuğunun bir örneği olarak değerlendirildi. Erdoğan'ın sessizliği ise, önümüzdeki günlerde yanıt bekleyen bir soru haline geldi.

Özgür Özel'in bu ateşli konuşması, Venezuela krizini iç politikaya taşıyan önemli bir hamle oldu. Trump'ın Maduro planındaki "Türkiye detayı", ilişkilerin karmaşıklığını gözler önüne serdi. Uluslararası hukuk savunusu ve birlik çağrısı, konuşmanın ana mesajlarını oluşturdu.

Konuşma, dünya barışının tehdit altında olduğu bir dönemde, kolektif eylemin önemini bir kez daha hatırlattı. Özel'in sözleri, hem iç hem dış kamuoyunda geniş yankı bulurken, önümüzdeki gelişmeler yakından izlenecek. Bu eleştiriler, siyasi dengeleri etkileyecek potansiyel taşıyor.