Gerçek Gündem Haberleri

Mehmet Ağar'la Aynı Sofrada Görüntülenen İsim Yargıtay'a Atandı

Ramazan Solmaz'ın Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı'na atanması adalet çevrelerini sarstı. Mehmet Ağar ile aynı sofrada görüntülenmesi tartışma yaratan bu atama, yargı bağımsızlığı tartışmalarını alevlendirdi.

Türk yargı tarihinde iz bırakan olayların tanıklarından birinin yeni görevi, adalet camiasında şok etkisi yarattı. Geçmişte yaşanan tartışmalı görüntüler ve bugünkü kritik atama arasındaki bağlantı, kamuoyunun merakını doruğa çıkardı ve kulislerde yoğun spekülasyonlara neden oldu.

Ramazan Solmaz'ın Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı'na atanması, adalet çevrelerinde bomba etkisi yarattı. 27 Kasım 2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan kararla birlikte görevine başlayan Solmaz'ın bu atanması, özellikle geçmişteki bazı görüntüleri nedeniyle tartışma konusu oldu. Mehmet Ağar ile aynı sofrada görüntülenmesi, sosyal medyada ve basında geniş yankı uyandırmıştı.

Ramazan Solmaz, yargı kariyerine Adalet Bakanlığı'nda müfettiş olarak başlamış ve uzun yıllar bu görevde bulunmuştu. Kariyeri boyunca birçok önemli soruşturmada görev alan Solmaz, özellikle hassas dosyalardaki çalışmalarıyla tanınıyordu. Ancak 2018 yılında Mehmet Ağar ile birlikte yemek masasında görüntülenmesi, o dönemde büyük tartışmalara yol açmıştı. Mehmet Ağar'ın Türkiye'nin karanlık dönemlerinde önemli roller üstlenmiş bir isim olması, bu görüntülerin etkisini daha da artırmıştı.

Mehmet Ağar, Türkiye'nin 1990'lı yıllarındaki derin devlet tartışmalarının merkezindeki isimlerden biriydi. Emniyet Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı görevlerinde bulunmuş olan Ağar, Susurluk kazası sonrasında ortaya çıkan ilişkiler ağının önemli figürlerinden biri olarak biliniyordu. Organize suçlar, faili meçhul cinayetler ve kaçakçılık olaylarıyla bağlantılı olduğu iddia edilen Ağar, yargı süreçlerinde de adı sıkça geçen bir isimdi.

Solmaz'ın Ağar ile aynı masada görüntülenmesi, o dönem kamuoyunda ve özellikle sosyal medyada yoğun tepkilere neden olmuştu. Bir Adalet Bakanlığı müfettişinin, böylesine tartışmalı bir geçmişi olan biriyle yakın görüntüler vermesi, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda ciddi sorular doğurmuştu. Bu görüntüler, Solmaz'ın o dönemki görevinde bulunduğu süre boyunca gölge gibi takip etmişti.

Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı, Türk yargı sisteminde son derece kritik bir konuma sahiptir. Bu makam, Yargıtay'daki davalar için kamu adına dava açma, temyiz inceleme ve görüş bildirme yetkisine sahiptir. Aynı zamanda yargı mensupları hakkındaki disiplin soruşturmalarını yürütme ve Yargıtay içindeki adli işleyişi denetleme gibi önemli görevleri bulunmaktadır. Bu nedenle bu makama yapılan atamalar, her zaman hassasiyetle takip edilir ve tartışılır.

Solmaz'ın bu kritik göreve atanması, birçok hukukçu ve sivil toplum kuruluşu tarafından endişeyle karşılandı. Özellikle geçmişte Mehmet Ağar gibi tartışmalı bir isimle yakınlığı olduğu iddia edilen bir kişinin, yargının en üst kurumlarından birinde görev alması, yargı bağımsızlığı ve güvenilirliği açısından sorgulanmaya başlandı. Hukuk camiasından bazı isimler, bu atamanın yargıya olan güveni zedeleyebileceği uyarısında bulundu.

Resmi Gazete'de yayımlanan atama kararında, Solmaz'ın yeni görevine ilişkin teknik detaylar yer alırken, geçmişteki tartışmalı görüntülere dair herhangi bir açıklama yapılmadı. Atama işleminin rutin bir prosedür çerçevesinde gerçekleştirildiği belirtildi. Ancak kamuoyunda bu atamanın zamanlaması ve Solmaz'ın profili üzerinden yoğun tartışmalar devam etti.

Adalet Bakanlığı müfettişliği döneminde Solmaz'ın hangi soruşturmalarda görev aldığı ve bu soruşturmaların sonuçlarının ne olduğu da merak konusu oldu. Özellikle hassas dosyalardaki kararlarının ve yaklaşımının, yeni görevinde nasıl bir çizgi izleyeceğine dair ipuçları taşıyabileceği düşünülüyor. Yargı çevrelerinden bazı isimler, Solmaz'ın geçmiş performansına bakıldığında profesyonel bir çalışma sergilediğini belirtirken, bazıları ise Ağar ile olan görüntülerin göz ardı edilemeyecek kadar önemli olduğunu savunuyor.

Mehmet Ağar'ın bugün itibariyle yasal süreçlerinin büyük ölçüde tamamlanmış olması ve cezalarını çekmesi, bazıları tarafından bu görüntülerin önemini azaltan bir faktör olarak görülüyor. Ancak Ağar'ın temsil ettiği dönem ve sistemle olan bağlantılar, hala Türkiye'nin toplumsal hafızasında derin izler taşıyor. Bu nedenle, Ağar ile herhangi bir yakınlığı olan isimlerin kamu görevlerinde bulunması, kamuoyunda hassasiyet yaratmaya devam ediyor.

Sosyal medyada Solmaz'ın atanmasıyla ilgili yapılan yorumlar, büyük oranda eleştirel nitelikte. Kullanıcılar, yargının güvenilirliği ve tarafsızlığı konusundaki endişelerini dile getirirken, bazıları ise geçmişte yaşanan bir olayın bir kişinin tüm kariyerini gölgelemesinin adaletsizlik olduğunu savunuyor. Tartışmalar, yargı reformu ve atama süreçlerinin şeffaflaştırılması gibi daha geniş konulara da yayılmış durumda.

Hukuk fakültelerinden bazı akademisyenler, bu atama üzerinden Türkiye'deki yargı atamalarının nasıl yapıldığını ve hangi kriterlerin göz önünde bulundurulduğunu sorgulamaya başladı. Yargı mensuplarının geçmişlerinin ne kadar detaylı incelendiği, etik değerlendirmelerin ne ölçüde yapıldığı gibi sorular gündeme geldi. Yargı sisteminin toplumsal güvenilirliğini koruması için, bu tür atamalarda daha titiz süreçler işletilmesi gerektiği vurgulandı.

Ramazan Solmaz'ın Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı'ndaki görev süresi boyunca hangi davalara bakacağı ve nasıl kararlar vereceği, hem hukuk camiası hem de kamuoyu tarafından yakından takip edilecek. Bu atama, Türkiye'de yargı bağımsızlığı ve hesap verebilirlik tartışmalarını yeniden alevlendirmiş durumda. Solmaz'ın yeni görevinde atacağı adımlar, geçmişteki tartışmalı görüntülerin gölgesini ne ölçüde üzerinden atabildiğini gösterecek.