Gerçek Gündem Haberleri

Mansur Yavaş'a Konser Soruşturması: Yavaş Yavaş Gelen Baskılar

Mansur Yavaş'a konser soruşturması izni çıktı! İçişleri Bakanlığı'nın kararıyla Ankara Belediye Başkanı hedefte: Çifte standart mı? Özgür Özel'in sert çıkışı ve Yavaş'ın Devlet Konseyi itirazı – muhalefete yeni darbe mi geliyor, şok detaylar!

Siyasi gerilimler, Türkiye'nin başkentinde yeni bir boyut kazandı. 23 Kasım 2025 tarihli haberlerde, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve özel kalem müdürü Nevzat Uzunoğlu hakkında İçişleri Bakanlığı'nın soruşturma izni vermesi, muhalefet cephesinde infial yarattı. Sebep? Bir konser organizasyonu ve iddia edilen kamu zararı. Bu gelişme, Ekrem İmamoğlu davasının gölgesinde, CHP'nin diğer güçlü figürlerini de hedef alan bir operasyon zincirinin parçası olarak görülüyor. Yavaş, yıllardır anketlerde cumhurbaşkanlığı için en popüler isimlerden biri; bu soruşturma, tesadüf mü yoksa sistematik bir strateji mi? Detaylara inelim, çünkü bu olay, sadece bir belediye başkanını değil, Türkiye'nin muhalefet geleceğini sorgulatıyor.

Soruşturmanın kökeni, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın şikayetine dayanıyor. İddiaya göre, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği bir konser etkinliğinde, hizmet alımlarında kamu kaynakları usulsüz kullanıldı. Maliyetler şişirildi, ihaleler şaibeliydi ve sonuçta belediyeye zarar verildi. İçişleri Bakanlığı, bu şikayeti inceleyerek soruşturma iznini verdi. Bu, bakanlığın muhalif belediyelere yönelik sıkı denetim politikasının bir uzantısı. Hatırlayın, 2024'te İstanbul ve Ankara belediyelerine benzer iddialarla operasyonlar düzenlenmişti; o dönemki soruşturmalar, muhalefeti seçim öncesi zayıflatma amacı taşıyordu. Yavaş, bu izne anında tepki gösterdi: Açık bir çifte standart uygulanıyor. Bu konuda Danıştay'a başvuracağız. Bu itiraz, sadece hukuki bir adım değil; Yavaş'ın sakin ama kararlı üslubunu yansıtıyor. Başkan, yıllardır "hızlı ve şeffaf" yönetimle anılıyor; konser gibi kültürel etkinlikler, onun halka yakın imajının parçası.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in tepkisi ise daha sertti. Parti meclisinde yaptığı açıklamada, Ekrem'le işimiz bitti diye düşünüyorlar. Şimdi, milletin bizi karşıya çıkarabileceği aday kim? Mansur Yavaş en güçlülerden. Konser masraflarını bahane ederek onu da hedef alacaklar, dedi. Özel'in bu sözleri, soruşturmayı kişisel bir saldırı olarak çerçeveliyor. Gerçekten de, Yavaş'ın popülaritesi rahatsız edici boyutta: 2025 anketlerine göre, CHP tabanının %60'ı onu cumhurbaşkanı adayı olarak görüyor. Konser soruşturması, bu imajı zedeleme girişimi mi? Detaylara bakalım: Etkinlik, 2024 yazında düzenlenmiş, binlerce Ankaralı'yı ağırlamış bir açık hava konseriydi. Maliyetler, belediyenin yıllık kültür bütçesinin sadece %2'sini oluşturuyordu. Savcılık, "hizmet alımlarında usulsüzlük" diyor; ama Yavaş, tüm ihalelerin şeffaf olduğunu savunuyor. Belediyemiz, her kuruşu hesaplı kullanıyor. Bu, siyasi bir kumpas, diye ekledi.

Bu olay, Türkiye'nin belediye yönetimlerindeki çifte standart tartışmasını alevlendiriyor. İktidar belediyelerinde benzer etkinlikler düzenleniyor, ama soruşturma izni nadiren çıkıyor. Örneğin, 2023'te bir AK Parti belediyesinin festivali için benzer iddialar vardı, ama bakanlık sessiz kalmıştı. Yavaş'ın durumu, muhalefetin genel tasfiye sürecini hatırlatıyor: İmamoğlu'na hapis, Kaftancıoğlu'na yasak... Liste, Yavaş'la genişliyor. Ankara'da sokaklar, bu haberle karıştı; vatandaşlar, "Yavaş yavaş geliyorlar" esprisiyle olayı tiye aldı. Nefes Gazetesi'nin manşeti tam da buydu: Yavaş yavaş geliyorlar. Cumhuriyet Gazetesi ise, Herkesin hukuku farklı anlıyor, diye yazdı. Bu başlıklar, kamuoyunun ironik öfkesini yansıtıyor.

Soruşturmanın olası sonuçları belirsiz, ama Yavaş'ın Danıştay başvurusu umut verici. Eğer itiraz kabul görürse, bu, muhalefete moral olacak. Öte yandan, Özel'in uyarısı haklı çıkarsa, 2028 seçimleri öncesi yeni dalga gelecek. Türkiye, bu baskılara nasıl yanıt verecek? Yavaş'ın sembolik gücü, onu koruyan bir kalkan mı, yoksa hedef tahtası mı yapıyor? Gelişmeler, haftayı domine edecek; muhalefet, bu "konser kumpası"nı bir dayanışma çağrısına dönüştürme peşinde. Bakalım, adalet terazisi ne tarafa yatacak?