İran’da ekonomik krizin tetiklediği olaylar, kısa sürede geniş kitlelerin katılımıyla İslamcı rejime yönelik güçlü bir meydan okumaya evrildi. Gösteriler 20. gününde kararlılıkla sürerken, ülke genelindeki gelişmeler yakından izleniyor.
Sahadan gelen bilgiler, protestoların özellikle gece saatlerinde bazı bölgelerde çatışmalara dönüştüğünü ortaya koyuyor. Tahran’ın doğu bölgelerinde, Gorgan Caddesi ve Tehranpars semtlerinde güvenlik güçleri ile eylemciler arasında gergin anlar yaşandığı belirtiliyor. Benzer şekilde, kuzeybatıdaki Hoy kentinden de çatışma haberleri ulaşıyor.
Gündüz saatlerinde kitlesel eylemlerin görünürlüğü azalırken, taşra illeri ile Kürt nüfusun yoğun olduğu alanlarda zaman zaman yoğunlaşmalar gözlemleniyor. Uluslararası gözlemciler, bu bölgelerdeki hareketliliğin dikkat çekici olduğunu vurguluyor.
İletişim altyapısındaki kısıtlamalar ise durumu daha karmaşık hale getiriyor. İnternet ve telefon hizmetlerinde devam eden engellemeler, uluslararası aramaların kesilmesiyle birleşince bilgi akışı ciddi şekilde sınırlanıyor. Bu dijital karartma, olayların bağımsız doğrulanmasını zorlaştırıyor.
İnsan hakları örgütleri, yaralıların bir kısmının güvenlik baskıları nedeniyle hastanelere veya tıbbi yardıma erişimde büyük güçlük çektiğini raporluyor. Bu durum, sahadaki insani krizi derinleştiren unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri örgütü (HRA), sahadan derlediği verilere dayalı son raporunu yayımladı. Raporda, protestolar sırasında hayatını kaybedenlerin sayısının 3 bin 90’a ulaştığı belirtildi. Bu rakamın dağılımı ise şu şekilde: 2 bin 885 protestocu, 19 çocuk, 21 tarafsız sivil, 165 güvenlik görevlisi ve hükümet yanlısı sivil.
Aynı raporda, ciddi şekilde yaralananların sayısının 2 bin 55 olduğu kaydedildi. Gözaltına alınan veya tutuklanan kişilerin toplamı ise 22 bin 123’e yükseldi.
Örgüt, henüz doğrulanmamış ancak inceleme altında olan 3 bin 882 ek ölüm raporunun bulunduğunu da ekledi. Bu veriler nedeniyle gerçek bilanconun açıklanan rakamlardan daha yüksek olabileceği uyarısında bulunuldu.
İran resmi makamları, insan hakları örgütünün açıkladığı bu sayıları bağımsız olarak teyit etmiş değil. Ülkedeki iletişim kısıtlamaları ise ihlal iddialarının dışarıya ulaşmasını engellemeye devam ediyor.
Protestoların 20. gününde sahadaki bu ağır tablo, hem insani hem de siyasi boyutlarıyla uluslararası gündemde yerini koruyor. Yaralıların tıbbi yardıma erişimdeki zorluklar ve dijital karartmanın yarattığı belirsizlik, olayların seyrini daha da karmaşıklaştırıyor.