Sağlık

İnternetten Aldığı O Ürün Kabusu Oldu: Ölümden Döndü!

Sosyal medyada görüp sipariş ettiği o ürün hayatını karartıyordu. Sadece 2 ay kullandı, aylar süren hastane süreci başladı. İşte herkesin bilmesi gereken o tehlike ve uzman uyarısı.

Herkesin hayalinde daha fit bir görünüm ve hızlı kilo verme arzusu yatar. Ancak bu arzu, internetin kontrolsüz dünyasında satılan ve içeriği tam olarak bilinmeyen ürünlerle birleştiğinde ölümcül bir tuzağa dönüşebiliyor. İzmir’de yaşanan son olay, internetten bilinçsizce sipariş edilen takviye edici gıdaların ne kadar büyük bir risk taşıdığını bir kez daha gözler önüne serdi. Genç bir kadın, sadece kilo vermek amacıyla başladığı bu yolda, hayatının en büyük kabusunu yaşadı ve ölümün kıyısından döndü.

Olayın merkezindeki isim, İzmir’in Ödemiş ilçesinde yaşayan 32 yaşındaki Özge İkibaş. Üç çocuk annesi olan İkibaş, çalıştığı fabrikada mesai başındayken aniden fenalaştı. Durumun ciddiyeti, genç kadının kalbinin durmasıyla anlaşıldı. İş yerindeki arkadaşları ve sağlık ekiplerinin müdahalesiyle Ödemiş Devlet Hastanesi acil servisine kaldırılan kadının kalbi, burada yapılan müdahalelerle yeniden çalıştırıldı. Ancak bu sadece, hastaneler arasında sürecek ve aylar alacak zorlu bir yaşam mücadelesinin başlangıcıydı.

Genç kadının başına gelen bu felaketin sebebi, doktorların detaylı incelemesi ve hasta yakınlarının verdiği bilgilerle ortaya çıktı. İkibaş’ın, kilo verme umuduyla internetten sipariş ettiği ve doktor kontrolü olmaksızın temin ettiği bir "zayıflama kahvesini" yaklaşık 2 aydır düzenli olarak tükettiği belirlendi. Kendi ifadesine göre bu ürünü aç karnına içiyor ve ürünün yarattığı tokluk hissi nedeniyle akşama kadar başka hiçbir şey yiyemiyordu. Vücuduna giren toksik maddeler ve yetersiz beslenme, sonunda kalbinin iflas etmesine neden olmuştu.

Ödemiş’teki ilk müdahalenin ardından durumu kritik görülen İkibaş, önce Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne, oradan da Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Burada vücudunda biriken toksik maddelerin atılması için yoğun bir tedavi süreci başlatıldı. Ancak tablo oldukça ağırdı; genç kadın tam 15 gün boyunca entübe (solunum cihazına bağlı) halde kaldı. Toplamda 1,5 ay süren hastane yatışı boyunca, yaşamla ölüm arasındaki ince çizgide gidip geldi.

Hastanın tedavi sürecini yöneten Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Pınar Ayvat, İkibaş’ın hastaneye getirildiğinde hayati tehlikesinin çok yüksek olduğunu belirtti. Doktor Ayvat’ın aktardığı bilgilere göre, hastanın kalbi hastaneye ulaşana kadar defalarca durmuş ve her seferinde müdahaleyle geri getirilmişti. Bütün kardiyak fonksiyon testleri düşmüş, kalbin kasılma gücü azalmış ve böbreklerin idrar çıkarma fonksiyonu neredeyse durma noktasına gelmişti. Hatta doktorlar bir ara diyaliz tedavisini düşündü ancak hastanın bunu tolere edemeyeceğini fark ederek böbrek destek tedavisine ve solunum cihazı ayarlamalarına devam ettiler.

Uzun ve zorlu bir tedavinin ardından mucizevi bir şekilde hayata tutunan Özge İkibaş, sağlığına kavuşarak taburcu edildi. Yaşadıklarını "yeni bir şans, yeni bir hayat" olarak nitelendiren genç anne, çocuklarını görememe korkusunu derinden hissettiğini dile getirdi. "Kimse kullanmasın, sonu kötü oluyor. Ölüm de olabilirdi" diyerek herkesi uyardı ve sağlıklı diyet yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.

Uzmanlar ise bu tür vakaların maalesef sıklaştığına dikkat çekiyor. Doç. Dr. Pınar Ayvat, özellikle gençler arasında çeşitli maddelerin, kadınlar arasında ise zayıflama çayları ve kahvelerinin kullanımının yaygınlaştığını belirtti. Bu maddelerin ani kalp durmasına, ritim bozukluklarına ve böbrek yetmezliğine yol açabildiğinin altını çizen Ayvat, kullanılacak ürünlerin mutlaka Sağlık Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından onaylı olması gerektiğini ve hekim kontrolünde kullanılması gerektiğini hatırlattı.