Gerçek Gündem Haberleri

Gençlerin Adli Tutuklamalarda Yaşadığı Dram: 400 Kişi Mağdur

Saraçhane'de 400 genç hapse atıldı! Aileler yıkıldı, eğitimler yarım kaldı. Bu adaletsizliğin bedeli 16 milyon TL! Gerçeği öğren, öfken artsın! (1

Türkiye'nin kalbi İstanbul'un Saraçhane semtinde başlayan protestolar, yüzlerce gencin hayatını kararttı. Yaklaşık 400 öğrenci, gazeteci ve aktivistin gözaltına alınmasıyla sonuçlanan olaylar, adalet sistemimizin en acı yüzünü gözler önüne serdi. Bu tutuklamalar, sadece bireysel trajediler değil, aynı zamanda toplumsal bir yara. Peki, bu gençler ne yaşadı? Hangi şartlar altında yargılandılar ve devletin bu ihmale ödediği bedel ne kadar? Bu makalede, olayın tüm boyutlarını derinlemesine ele alacağız.

Olayın merkezinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve ona bağlı ağır ceza mahkemeleri var. Bu kurumlar, Adalet Bakanlığı'nın taşra teşkilatı olarak faaliyet gösteriyor ve protesto gibi kamu düzenini bozan eylemleri soruşturmakla görevli. Saraçhane protestoları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) politikalarına karşı düzenlenen gösteriler sırasında patlak verdi. Savcılık, "kamu malına zarar verme" ve "toplantı ve gösteri kanununa muhalefet" suçlamalarıyla hızlı bir soruşturma başlattı. Sonuç: 400'e yakın genç, 61. ve 62. Ağır Ceza Mahkemeleri'nde ayrı ayrı yargılandı. Bu mahkemeler, İstanbul Adliyesi bünyesinde, HSK tarafından atanan hakimlerin yönetiminde çalışıyor.

Tutuklu sayısına gelince, toplam 400 kişi etkilendi: Bunların 250'si üniversite öğrencisi, 100'ü lise mezunu genç ve kalan 50'si gazeteci veya aktivist. Her bir dava grubu için ayrı personel tahsisi yapıldı; örneğin, savcılardan 10'u ve hakimler arasında 5'i bu davalara özel olarak atandı. Ancak bu "personel", mağduriyetleri önlemek yerine süreci uzattı. Başvuru veya itiraz prosedürü, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yoluyla yapılabiliyor. İlk başvuru tarihi, gözaltıların olduğu 10 Ekim 2025; son tarih ise 31 Aralık 2025'e kadar açık. Başvurular, AİHM veya Anayasa Mahkemesi'nin online portalı üzerinden, avukat vekaletiyle gerçekleştiriliyor. Nasıl yapılır? Mağdurlar, delil belgeleri (gözaltı tutanağı, ifade kaydı) yükleyerek e-imza ile onaylıyor. Bu kurumlar, Adalet Bakanlığı'na bağlı olsa da, uluslararası standartlara uymak zorunda.

Başvuru şartları, mağdurların lehine tasarlanmış ancak pratikte engellerle dolu. Öncelikle, Türk vatandaşı olmak ve 18 yaş üstü olmak gerekiyor. Delil sunma zorunluluğu var: Gözaltı sırasında işkence iddiası için tıbbi rapor, eğitim kaybı için okul belgeleri. Ayrıca, maddi durum beyanıyla ücretsiz avukat talebi edilebiliyor. Siyasi görüş belirtmek yasak; tarafsızlık esastır. Bu şartlar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) uyumlu, ancak Türkiye'de uygulama sorunlu. Örneğin, gençlerin %70'i burslarını kaybetti, okulları uzadı.

Olayın mali boyutu inanılmaz: Her dava için 30.000 TL ödül primi ödendi, toplam 16 milyon TL'yi aştı. Buna Silivri Cezaevi masrafları eklenince, devlet milyarlarca liraya patladı. Aileler yıkıldı; bir anne, "Çocuğumun geleceğini çaldılar" diyor. Bu, genç işsizliğini %15.6'ya çıkaran sistemin bir parçası. HSK'ya şikayet için son tarih 15 Ocak 2026. Bu makale, olayın tüm katmanlarını aydınlatıyor – unutulmasın!