Yeni bir yıl başlangıcı, genellikle umut dolu anlarla dolu olur. İnsanlar güzel haberler, müjdeli gelişmeler beklerken, bazen gerçekler bambaşka bir yüz gösterir. Köklü kurumlar, geçmişten gelen miraslar akla gelir ve onların hikayesi anlatılmak istenir. Özellikle günlük hayatta iz bırakan, mahallelerin vazgeçilmezi olan yapılar, nostaljiyi canlandırır. Peki, bu emektar kurumların yolculuğu nasıl şekillenmiş ve bugün nereye evrilmiş?

Geçmiş yıllarda herkesin dilinde bir şarkı vardı: "Bak postacı geliyor selam veriyor, herkes ona bakıyor merak ediyor." Mahallelerde yolları gözlenen postacılar, mektup ya da telgraf getiriyor mu diye heyecan yaratırdı. O dönemlerde posta hizmetleri sorunsuz işler, insanlar haber almak için bu emektar çalışanlara güvenirdi. Telgraf çekmek, uzaklardakilere ulaşmak için vazgeçilmezdi. Telefon hizmetleri de bu çatı altında toplanır, günlük iletişimde önemli rol oynardı.

Bir anı hiç unutulmaz: 1960'lı yıllar, üniversite öğrencisi gençler arasında geçen bir olay. Sevgili bir abi, askere gidiyor ve Erzurum'a düşüyor. Ondan uzun süre haber alınamayınca, bir mektup yazılıyor. Ama adres tam bilinmiyor. Zarf üzerine yazılan: "Sayın Altan Lostar, yedek subay asteğmen, Erzurum Orduları Başkomutanı." Bu kadar saçma bir adresle mektubun ulaşması imkansız gibi görünse de, o dönemin posta teşkilatı inanılmaz bir çabayla kıtayı buluyor ve mektubu ulaştırıyor. Aradan zaman geçince, alıcıdan cevap geliyor. Bu hikaye, yıllarca gülerek anılıyor ve kurumun ne kadar etkili çalıştığını gösteriyor.

Yılbaşı Hava Durumu Tahminleri: Soğuk ve Yağışlı Geçiş Bekleniyor
Yılbaşı Hava Durumu Tahminleri: Soğuk ve Yağışlı Geçiş Bekleniyor
İçeriği Görüntüle

185 yıllık köklü bir geçmişe sahip bu kurum, posta, telgraf ve telefon hizmetleriyle anılırdı. Arşivlerinde biriken belgeler, manevi bir hazine niteliğindeydi. Her mahallenin dostu postacılar, düzenli hizmet verirdi. İnsanlar, mektup beklerken heyecanlanır, telgrafın acil haberler getirdiğini bilirdi. O emektar günler, güven ve reliability ile doluydu.

Ancak zamanla değişimler başladı. Posta hizmetleri özel kargo şirketlerine kaydı, dağıtım süreçleri başka ellere geçti. Telgraf çekmek tamamen unutuldu, eski bir hatıra haline geldi. Telefon hizmetleriyle bağ tamamen koptu. Bu köklü yapı, gelir gider dengesini sağlamakta zorlanmaya başladı. Bütçe açığı milyarlarca liraya ulaştı, resmen zor bir dönem yaşanıyor.

Yönetim kademeleri, konuyla doğrudan ilgisi olmayan kişilerle doldu. Torpil iddiaları, yandaş atamalar konuşulur oldu. Genel müdürlerden daire başkanlarına kadar üst düzeyde değişiklikler, kurumun işleyişini etkiledi. Gelirler giderleri karşılayamaz hale gelince, açıklar devlet bütçesinden kapatılmaya çalışıldı. Bu durum, nereye kadar sürecek sorusunu akıllara getiriyor.

Emekli maaşı ödemeleri, kargo takip işlemleri, HGS gibi hizmetler hala devam etse de, eski ihtişam kayboldu. PttAVM gibi yeni girişimler olsa da, temel hizmetlerdeki dönüşüm dikkat çekici. Dolandırıcılık uyarıları, emekli indirimleri gibi güncel gelişmeler gündemde yer alsa da, köklü yapının çöküşü tartışılıyor.

Postacıların mahallelerdeki o tanıdık yüzü artık yok. Yolları gözlemek, selam beklemek eski bir alışkanlık kaldı. Bu emektar kurum, vahşi rekabet ortamına terk edilmiş gibi görünüyor. Arşivlerdeki tarihi belgeler, geçmişin zenginliğini hatırlatırken, bugünkü tablo hüzün verici.

Sonuçta, emektar PTT'nin hikayesi nostaljiyle karışık bir sorgulamaya dönüşüyor. Postacı geliyor şarkısı kulaklarda çınlarken, bugünkü kargo dağıtım, emekli maaşı sorgulama gibi pratik işler öne çıkıyor. Köklü mirasın geleceği merak konusu. Bu yolculuk, hepimizi düşündürüyor ve eski günleri özletiyor. Emektar postacılar neredesiniz, mahallelerin dostu o günler geri dönecek mi?