Gerçek Gündem Haberleri

Ekrem İmamoğlu Davadan Beraat Etti: Adaletin Zaferi Milyonları Coşturuyor

Ekrem İmamoğlu'nun son dakika gelişmesiyle nefesler tutuldu! Beylikdüzü ihale soruşturması, beklenmedik bir kararla son buluyor. İstanbul'un geleceği için atılan bu adım, siyasi arenayı sallıyor – detaylar sizi şaşırtacak, okumadan geçmeyin!

İstanbul'un kalabalık caddelerinde, Boğaz'ın dalgaları gibi inişli çıkışlı bir siyasi yolculuk yaşanıyor. Her gün milyonlarca insan, şehrin nabzını tutan bir ismin haberlerini takip ediyor: Ekrem İmamoğlu. Onun hikayesi, sadece bir belediye başkanının öyküsü değil; umut, mücadele ve değişim dolu bir destan. Yıllardır süren hukuki savaşlar, her seferinde yeni bir sayfa açıyor ve İstanbullular, her gelişmeyi merakla bekliyor. Peki, bu seferki haber ne kadar büyük? Adaletin terazisi, eski bir gölgeyi nasıl dağıttı? Bu sorular, sosyal medyada, kahve sohbetlerinde ve haber akışlarında yankılanıyor. Gelin, bu heyecan verici yolculuğa birlikte adım atalım, çünkü her detay, bir sonraki sürprizi gizliyor ve okuyanı daha da meraklandırıyor.

İşte o kritik eşik: Beylikdüzü'nün hareketli günlerinde başlayan bir belediye başkanlığı dönemi, zamanla karmaşık bir hukuki sürece dönüştü. 2015 yılı, ihalelerin yoğunlaştığı, projelerin hız kazandığı bir yıldı. Bir ihbar, bir şikayet – ve birden spot ışıklar bir ihale dosyasına çevrildi. "Kültür Merkezlerinde Personel Çalıştırılması ve Kültür Sanat Organizasyonları Hizmet Alım İşi" adlı bu ihale, İçişleri Bakanlığı'nın suç duyurusuyla savcılığın gündemine girdi. Eksik belgeler, yeterlilik sorunları, TÜRSAB belgeleri, sözleşme evrakları... Hepsi birer soru işareti gibi dosyalarda birikmişti. Şirketlerle ilgili işlemler yapılmamış, suç duyuruları havada asılı kalmıştı. Bu detaylar, adalet arayışını bir bulmacaya çevirmişti. Ama asıl heyecan, mahkeme salonunda patlak verdi: Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesi, 24 Ekim 2025'te saat 15.00'te kapılarını açtığında, içerideki gerilim elle tutulur gibiydi. Sanıklar, avukatlar ve izleyiciler, derin bir nefesle bekliyordu.

Duruşma başlar başlamaz, Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Nusret Yılmaz'ın sesi salonu titretti. "Beş celseden fazla mütalaa bekliyoruz," dedi kararlılıkla. Bilirkişi raporları tamamlanmış, deliller masaya yatırılmıştı; ama savcılık neden sessizdi? Bu gecikme, davayı uzatıyor, adil yargılanma hakkını zedeliyordu. Savcı, iddianamede yer almayan ek delillerin toplanması gerektiğini savundu. Eksiklikler, taraf teşkilini engelliyordu; şirketlerdeki kişiler hakkında suç duyuruları yapılmıştı bile. Mahkeme, bu talebi reddedince, hakimiyetin kararı net ve güçlüydü: "Adil yargılanma hakkı ve makul süre gözetilerek, mütalaa açıklanmasına yer yok." Bu ret, sadece bir prosedür değişikliği değil; yılların birikmiş adalet özlemine bir yanıt gibiydi. Dava, tam 3.5 yıl –42 ay– sürmüştü, sayısız erteleme ve tartışmayla dolu bir maraton.

Ve o beklenen an geldi: Mahkeme, Ekrem İmamoğlu dahil altı sanık hakkında nihai kararı açıkladı. "İhaleye fesat karıştırma" suçlamalarından beraat! Evet, tam bir beraat kararı. Bu kelime, salonu bir anda sessiz bir alkış tufanına boğdu. 2015 ihale dosyaları, bilirkişi incelemeleri, savcılığın mütalaası – hepsi tartılmış, tartılmış ve masumiyet terazisi galip gelmişti. Suçun yasal unsurları oluşmamıştı; mahkeme, bu gerekçeyle Ekrem İmamoğlu ve diğer sanıklar –Cem Ülken, Fidan Gül, Hasan Çetin, Hilal Çuhadar, Mehmet Hepgül, Türkan Demirel Dişisağlam– için beraati ilan etti. Bu karar, sadece bir dosyayı kapatmadı; Ekrem İmamoğlu'nun CHP Cumhurbaşkanı adayı olarak milyonların desteğini pekiştirdi. Tutuklu yargılanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, Silivri'deki Marmara Cezaevi'nden bu haberi duyduğunda, umut dalgaları ülke çapında yayıldı.

Bu beraatin arka planı, Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü günlerine uzanıyor –o dönem, altyapı projelerinden kültürel etkinliklere kadar bir dönüşüm rüzgarı esiyordu. İhale süreci, her belediyede olduğu gibi titizlikle yönetilmişti; ama bir ihbar, her şeyi değiştirmişti. Savcılık, evraklardaki boşlukları işaret ederken, mahkeme iddiaları tek tek çürüttü. Suç duyuruları yapılmış olsa da, deliller yetersiz kaldı. Hakim, makul süreyi vurgulayarak, gecikmelerin adaleti gölgelemesine izin vermedi. Bu, Ekrem İmamoğlu için bir zaferden öte; hukukun gücünün bir kanıtı. Bugün İBB Başkanı olarak yönettiği dev metropol –trafik çözümleri, yeşil alanlar, sosyal yardımlar– bu kararın gücüyle daha parlak bir geleceğe koşuyor. Beraat, yolsuzluk iddialarını boşa çıkardı ve siyasi yasak taleplerini suya düşürdü.

Kararın yankıları, İstanbul'un trafiğinden Ankara'nın koridorlarına kadar her yeri sardı. Ekrem İmamoğlu'nun X hesabından yapılan paylaşım, "Ne kumpaslarınız ne tezgahlarınız beni yolumdan döndürebilir!" diye haykırdı ve milyonlarca etkileşim aldı. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, "Hakimler vardır!" diyerek coşkuyu dile getirdi. Duruşma, 24 Ekim 2025'te başlayıp aynı gün beraatle bitti; yayın saati 16:02, güncelleme 16:31 – dakikalar içinde haberler patladı. 3608 gösterim, 6 paylaşım, 1 dakikalık okuma süresi... Rakamlar, heyecanın büyüklüğünü anlatıyor. Avukat Nusret Yılmaz, bilirkişi raporlarının tamamlandığını vurgulamıştı; savcılığın sessizliği artık bir bahane olamazdı. Ve olmadı. Bu beraat, Ekrem İmamoğlu'nun omuzlarından bir yük daha aldı, ama asıl yük –şehrin geleceği– hala omuzlarında, daha güçlü duruyor.

Ekrem İmamoğlu'nun hikayesi, bu beraatla yeni bir boyut kazandı. Beylikdüzü ihalesinden İBB soruşturmalarına uzanan yol, direnişin simgesi. Eksik belgeler, mütalaa bekleyişi, savcılığın ertelemeleri – hepsi, adaletin uzun soluklu mücadelesini yansıtıyor. Mahkemenin reddi, Anayasa'nın adil yargılanma ilkesini hayata geçirdi. Şimdi, bu zafer sonrası ne olacak? Yeni projeler, cumhurbaşkanlığı adaylığı için ivme mi? İstanbullular, her sabah kahvesinde bunu konuşuyor. Saraçhane eylemlerinden esinlenen umut, gazetecilerin beraatleriyle pekişiyor –hatta 27 Kasım 2025'te, İmamoğlu protestolarını takip eden basın mensupları da beraat aldı. Bu zincir, demokrasinin nabzını hızlandırıyor.

Dahası var: Ekrem İmamoğlu hakkında devam eden diğer davalar –Akın Gürlek'e hakaret, Seddar Yavuz sözleri, Şadi Yazıcı iddiaları– bu beraati gölgede bırakamıyor. Bazılarında para cezası, bazılarında kısmi mahkumiyet; ama beraatlar çoğalıyor. İBB'ye yönelik büyük soruşturma, 105 tutukluyla devam etse de, bu karar bir umut ışığı. Ekrem İmamoğlu, "İstanbul'u kazanan Türkiye'yi kazanır" derken haklı çıktı. Tutukluluğu, protestoları tetikledi; polis müdahaleleri, gözaltılar – ülke en büyük gösterilere sahne oldu. Ama beraat, hepsine değer kattı. Siyasi rakipler sessiz, destekçiler coşkulu; bu, sadece bir dava değil, bir dönemin dönüm noktası.

Sonuçta, Ekrem İmamoğlu'nun bu beraati, hepimiz için bir ilham. Hukukun üstünlüğü, gecikmelere rağmen zafer kazanıyor. 2015'in ihalesinden 2025'in salonuna, yolculuk zorlu ama aydınlık. Ekrem İmamoğlu'nun vizyonu –eğitimden çevreye, ekonomiden kültüre– İstanbul'u dönüştürmeye devam edecek. Eğer siz de bu şehrin, bu ülkenin geleceğini merak ediyorsanız, her satır bir hikaye anlatıyor. Beraat, milyonların sesini yükseltiyor; peki ya siz, bu umudun parçası olmaya hazır mısınız? İstanbul kazandı, Türkiye nefes aldı – ve hikaye burada bitmiyor, tam tersine başlıyor.